Şu sosyete mensubu bayanlar artık iyice S.O.S vermeye başladılar giyim kuşamlarında. Geçtiğimiz hafta iki üç gün ara ile öğlen yemeklerimi sosyetik mekan Papermoon'da yiyorum. Tabii bu benim tercihim olmuyor genelde; iş yemekleri olduğu için davet eden kişi orayı tercih ediyor. Aslında yemekleri inanılmaz lezzetli. Bir de gözlere şenlik kimi arasanız orada. İlk gittiğim gün Hasan Erdem'in şu yeni üçüz bebek sahibi olan eşi Ayşe Erdem, eski manken yeni sosyete hanımı Şebnem Dereli, Melis Ersoy en dikkatimi çeken üçlüydü. Sanki gecce sokağa çıkmış gibi giyinip gelmişler. Allah aşkına bunların işi gücü yok mu? İkisi daha yeni anne olmadı mı? O küçücük bebekleri bakıcılara bırakıp sabah akşam bir yerlerde yemekteler. Dior marka çantalar, Celine ayakkabılar. 'Show da Show' acıyorum vallahi hayatlarına. Ee ne olacak ki; ailelerinde bunları görmedikleri için özlemlerini anca gideriyorlar.
İkinci gidişimde ise durum yine aynı. Bir masada Merva Ulusoy, Fida filmin sahibi Murat Akdilek'in ikinci eşi, Sitare Akdilek, Begüm Şen oturmuşlar güzel güzel öğle yemeklerini yiyorlardı. Şöyle bir baktım. Merva Ulusoy hariç masadaki iki bayanda rüküşlükten yıkılıyordu. Sitare Akdilek'in altına giydiği dolgu topuk dore üzeri siyah bantlı 15 punt ayakkabıları, siyah pantolon'u sıcak havada giydiği paltomsu ceketi, en en kötüsü Chole marka beyaz üzeri lame işli çantası komik ötesiydi. Dore ayakkabıya beyaz lame çanta hı ıhı hı. Herhalde bu giydiklerini Beymen'in yeni sezonundan aldı bir an önce göstermek için alakasız alakasız giyip öğle vakti o şekilde dolanıyor. Begüm Şen ise her zamanki gibi rengarenk ipek tarzı bluzu, uyumsuz 13 punt ayakkabı ve çantası ile çok kötüydü. En beğendiğim kişi o gün Ferit Şahenk'in eşi Diana Şahenk idi. Beyaz Chole pantolonu, kahve deri ceketi, beyaz sade ayakkabıları ve çantası ile tam bir öğle kadını idi.
Biraz da orada olan erkeklerden bahsedeyim. Vallahi adamlar kadınlardan daha güzel giyiniyor. Abartısız tam öğle yemeğine yakışır kıyafetlerle geliyorlar. Bir de iş adamları olmalarına rağmen. Eşleri ise boş gezenin boş kalfası gibi gezdiklerinden. Her gün ayrı kıyafet giyeceğim diye palyaçoya dönüyorlar. Aynı gün eşi Sitare Akdilek ile ayrı masalarda oturan Fida film'in sahibi Murat Akdilek erkek arkadaşlarıyla ayrı bir masada yemeğini yiyordu. Vallahi 100 kiloluk Murat Akdilek 80 kiloya düşmüş. İyi ki Liposuction çıktıda erkeklerimizde faydalanıyor. Ama Murat Akdilek'de karısı Sitare gibi rüküştü. En beğendiğim kişi o gün tabiki Cem Boyner idi. O da arkadaşı Sinan Dereli ile bir masada yemeğini yiyip Merlot marka şaraplarını içiyorlardı. Cem Boyner'in zaten kendi gibi zarif eşi Ümüt Boyner'de her zaman nerede nasıl giyineceğini bilen bir bayan. E alt yapıları sağlam.
Vallahi bu kadar yeter dediğim gibi sözde sosyetikler S.O.S veriyorlar biraz daha dikkatli giyinsinler lütfen bir daha yeni, anne olanlar bebeleriyle ilgilensinler. Ya da kendilerine oyalanacakları bir iş sahası yatarsınlar. Yoksa her gün böyle giyinip kuşanıp öğle akşam gezmelere devam ederlerse kocalarında para kalmayacak. Kendilerinin de yüzleri eskiyecek.