Bir Kapadokya masalı...

Yayın Tarihi : 20-11-2015 15:35
Esra Türker tabii ki bu masala sevgili arkadaşım Şah Yaycı'yı, Ayşe Özyılmazel'i, Zeybep Özyılmazel'i Gurmeler gurukafa Burak Kan’ı, Oğuz Yenihayat’ı, Habertürk’ten Gülenay Börekçi’yi ve Inhouse’un tatlı mı tatlı genel müdür yardımcısı Neslihan ‘ı da dahil etmiş. Masalı sekiz kişiyle birlikte yaşadık anlayacağınız. [resim=20151120resim-162113JI][/resim] Masalın baş rol oyuncusu otelimiz Museum Kapadokya’ydı. Oteli tek kelimeyle tarif etmek imkansız. Denilebilecek tek şey; anlatılmaz yaşanır. Her odası ayrı, her odası başka bir masal. [resim=20151120resim-162342NX][/resim] “Museum Hotel” daha otele ilk adım attığınız andan itibaren isminin hakkını veren ve sizi zamanda yolculuğa çıkaran ambiyansı ile fark yaratıyor. Resepsiyondan koridorlara, restorandan odalara kadar her yerde, paha biçilmez antika parçaların kullanıldığı dekorasyon, Türkiye’nin ve Kapadokya’nın tarihini yansıtan çok özel bir atmosfer yaşatıyor. [resim=20151120resim-162410IG][/resim] Her biri Nevşehir Müzesi’ne kayıtlı olan bu antika eserler, Ömer Tosun’un senelerce, Osmanlı, Selçuklu, Roma ve Hitit dönemine ait topladığı parçalardan oluşturduğu özel antika koleksiyonuna ait… [resim=20151120resim-162135NM][/resim] Bölgenin en önemli tarihi oluşumu olan Uçhisar Kalesi’nin yamaçlarında yer alan “Museum Hotel”in ihtişamlı mimari dokusu da Kapadokya’nın coğrafyasıyla bütünleşiyor. Yok olmaya yüz tutmuş mağaraların ve eski evlerin dokusu bozulmadan restore edilmesi ile hayat bulan “Museum Hotel”de her biri ayrı konseptle tasarlanmış 30 oda bulunuyor. 23’ü mağara, 7’si taş olan odaların en görkemlisi “Muhteshem” odası olarak öne çıkıyor. Süit konseptinde tasarlanan bu odada, biri kaya diğeri kemerli iki yatak odası, iki banyo, özel şarap mahzeni ve incelikle düşünülen daha birçok özellik öne çıkıyor. Bu odada kalanlar için ayrıca bir de özel servis imkanı sunuluyor. Odaların hiç biri, bir diğeri ile aynı değil; her biri ayrı bir masalı, geçmişteki ayrı bir hikayeyi yaşatıyor. Kimisinde “Museum Hotel”in kendi bağlarından özenle hazırladığı şarapların aktığı musluklar öne çıkıyor, kimisinde Kapadokya’nın eşsiz manzarasına karşı jakuzi keyfi, kimisinde ise şömineli, özel olarak hazırlanmış salonlar… [resim=20151120resim-162154SJ][/resim] Neredeyse tüm odaların bölgenin manzarasına hakim olduğu “Museum Hotel” Göreme Vadisi’nden Aşk Vadisi’ne, Güvercinlik Vadisi’nden Kızıl Vadi’ye, Avanos Dağları’ndan Erciyes Tepeleri’ne uzanıyor. Kışın kayak merkezlerinin en favori adreslerinden Erciyes’e olan 1 saatlik mesafesi ile ilgi gören, bahar ve yaz aylarında ise hem balon turları, hem de doğaya saygılı bir golf türü olarak öne çıkan “Cross Golf” ile farklı bir deneyim yaşatan “Museum Hotel”, lüksü konforla buluşturan ayrıcalıklı hizmetleri ile de fark yaratıyor. [resim=20151120resim-162434TB][/resim] Özel rezervasyon sistemi ile kişiselleştirilmiş tatil deneyimi sunan “Museum Hotel”de dilerseniz manzaraya karşı özel terasta masaj yaptırabilir, dilerseniz odaya özel wellness ayrıcalıklarından faydalanabilir, isterseniz Kapadokya’nın masalsı coğrafyasına nazır özel berber hizmeti ile unutulmaz bir deneyim yaşayabilirsiniz. [resim=20151120resimHD-161940WV][/resim] Peri bacalarına nazır otelin ekolojik bahçesinden toplanan lezzetler ise sadece kahvaltı da değil, Kapadokya’nın önde gelen yeme – içme adreslerinden A la Carte Restaurant’ı Lil’a’da, bölgenin ve Türk mutfağının benzersiz lezzetleri ile damaklarınızda unutulmaz izler bırakıyor. Dışarıdan misafirlerin de ağırlandığı Lil’a Restaurant, özgün lezzetleri modern sunumlarla buluşturarak tatilinizde çok özel deneyimler yaşatıyor. Kapadokya’nın güzelliğinde, otelin avlusunda yer alan Indigo Sunset Bar da mutlaka deneyimlenmesi gereken alanlardan bir diğeri… Roma döneminden esinlenerek tasarlanan taş yüzme havuzunun hemen yanındaki Indigo Sunset Bar’da güneşin eşsiz batımında benzersiz kokteyller deneyebilir, kışın ise avluda yakılan ateşin yanında “Museum Hotel”in bağlarından hazırlanan sıcak şarabın keyfini çıkarabilirsiniz. [resim=20151120resim-162227ZV][/resim] Etrafta gezen tavus kuşları, havada uçan güvercinler, resepsiyona doğru giderken size eşlik eden kaplumbağalar ile adeta bir cenneti yaşatan, güne uyandığınız anlarda odanızdan ve avludan rengarenk balonların muhteşem görselliğini sergileyen “Museum Hotel”e resmen aşık oldum ben. [resim=20151120resim-162250AW][/resim] Ama bütün bunlara ek otele daha da büyük güzellik katan şey, damakları lezzetlendiren şeflerin şefi Murat Bozok'un Museum Hotel’in tüm menüsünü baştan aşağıya yenilemesi, bizim bütün menüyü deneme şansımızın olması elbette. Lezzetin doruğuna yükseldik biz Murat Bozok sayesinde Kapadokya’da. Otelin sahibi sevgili Ömer Tosun Bey’in de akşamları yemeklerimize eşlik etmesi de bizleri çok mutlu ayrıca. Çok tatlı ve mütevazı biri. Üniversitelere ders olacak hayat hikayesi ile bizleri kendisine hayran bıraktı resmen Ömer Bey. O kadar derin bir hikayesi var ki, dinlerken hepimiz kah güldük kâh ağladık ama gerçekten çok ağladık. Hiçbir başarı kolay elde edilmiyor çünkü, hepimiz bunun farkındayız. Gerçekten çalışan, işini sevgiyle yapan insanlar başarıya ulaşıyor. İşte Museum Hotel de bu sevginin ve çalışma azminin kanıtı. Bu oteli görmeden, buranın dokusunu, ruhunu hissetmeden ve tabii ki Kapadokya’yı görmeden ölmemek şart!