Dün Ayşe Arman'ın Deniz Akkaya ile röportajında, "sevgililerimden çok dayak yedim" demesi beni şaşırtmadı. Fakat üzdü. Deniz Akkaya gibi biri, sevgili tercihlerinde hep yanlış yaptı. Denemiş olduğu sevgililerini tekrar denedi. Bir laf vardır; Denenmişi bir daha denemeyeceksin diye. Deniz bu hatayı hep yaptı. İlla sosyetik olacak ya da biraz ataerkil. Ama yine de dayak yemesi affedilir gibi değil.
Bugün gazetelerde "reklam yapıyor. İşleri kötüydü" gibi haberler var. Bir kadın reklam uğuruna çıkıp da "kulağım patladı" der mi? Deniz Akkaya gibi biri bence asla demez. Sevgilisi Murat Aslan'ı ben de iyi tanırım. Aslında dünya iyisi bir çocuk. Aslında karıncayı dahi incitemeyecek kadar duyarlı ve neşeli idi. Herhalde şeytana uydu. Bugün aldığım bir habere göre Deniz Akkaya, Murat Aslan'ı dün savcılığa vermiş. Dün doktor Deniz Akkaya'ya kulakta iç kanama raporu vermiş. Bir de sırtında inanılmaz morluklar ve darp izleri varmış.
İnanılacak gibi değil. Ah be Deniz, niye daha durgun sularda yüzmüyorsun? Kendi özüne dönsen. Yine kulağıma gelenler -ama bunlar gerçek istihbarattır- Murat Aslan yaptığına çok pişmanmış. Deniz Akkaya'nın yakın birkaç arkadaşını arayarak Deniz'e yaptıklarından pişman olduğunu, kendini tutamadığını söylüyormuş. Söyler tabii, adı dayakçıya çıktı. Üstelik sevdiği kadını dövüyor. Kendini tutamayarak... Olabilir. Belki Deniz'in canı sıkkındı. Bir-iki arkadaşıyla dertleşip, sohbet etmek istedi. Bunun bedelini dayak ile ödememeliydi.
Her kadının eşi, sevgilisi ile illa ki tartışmaları ve kavgaları olur. Ufak tefek tokatlar, itişip kakışmalar... Ama bu denli vahşice dövülmek hiçbir kadının hakkı değil. Eşim Kenan Erçetingöz de yazdı bu konuyu. O bir erkek, ben bir kadınım. Erkek ve kadınlar daha farklı yaklaşabiliyorlar bu tür konulara. Ama benim eşim de dayağa şiddetle karşı olan bir insan.
Deniz Akkaya'ya bundan böyle daha sağlıklı günler ve ilişkiler yaşamasını diliyorum. Bu yerlere kolay gelmedi. Yıllar öncesi Bağdat Caddesi'nde bir cafe'de tanışmıştık kendisiyle. Burnu bandajlıydı o zamanlar. O kadar mütevazı ve içine kapanıktı ki, "o kız nasıl olur da bu kız olur" diye ara ara hep düşünmüşümdür. Senin gibi top modeller zor bulunur. Lütfen mesleğine geri dön Deniz Akkaya...