Deniz Seki sonunda Hüsnü Şenlendirici ile ilişkisine son vermiş. Oh be vallahi sevindim, hem de çok sevindim. Ben Deniz Seki'yi bir sanatçı ve insan olarak severim; başına gelenlere gerçekten çok üzüldüm. Aslında Deniz Seki ile ilgili yazı yazmak istemedim ve uzun zamandır da yazmıyordum; çünkü Deniz Seki'ye kızıyordum neden kızıyordum, gerek alkol sorunu ile başa çıkamadığına gerekse hayatının en yanlış ilişkisini yaşadığı Hüsnü Şenlendirici ile yaşadığı yasak aşka kızıyordum. Deniz Seki gerek sesi, gerek yaptığı besteleri ile gerçekten Türkiye'nin sayılı sanatçılardandır. Kalbinin de gerçekten diğer sanatçılardan çok daha iyi olduğuna inanıyorum ama bir insan göz göre göre kendini bu kadar ateşe atar mı; atarmış işte bunu Deniz Seki hepimize gösterdi.
Geçtiğimiz günlerde kokain kullanmak ve çevresindekilere uyuşturucu temin etmekten dolayı tutuklanan ve Bakırköy Kadın ve Çocuk Cezaevi'nde yatan Deniz Seki erkek kardeşi Serkan Seki aracılığı ile basına bir açıklama yollamış, "Artık hayatımda Hüsnü olmayacak" demiş ve de yaşadıklarından dolayı çok pişman olduğunu kardeşine defalarca haykırmış. Ah Deniz ah böylesine bir ders yaşaman belki hakkın değildi ama yaşamı sen kendi kendine küstürüp darılttın. Yaşam sana öyle güzellikler sundu ki sen onu kendi ellerin ile kirlettin ve yaşam senden intikam aldı; başka hiç kimse değil. İnşallah bundan sonra ki hayatında sana verilen yaşama sıkı sıkı sahip çıkarsın ve sana bahşedilmiş sesinle, yeteneğinle yeni nesillere örnek olacak davranışlar içerisinde olursun. Ben yepyeni bir Deniz Seki'ye kavuşacağımıza inanıyorum ve temenni ediyorum ki bir daha Hüsnü Şenlendirici, Deniz Seki'nin yaşamına girmez...
[b]BEN SÖYLEMİŞTİM...[/b]
Bir büyük aşkta bitti. Sanatçı Cenk Eren evlilik kararı aldığı, Sabancı ailesinden olan Sadıka Sabancı ile yollarını ayırmış. Vallahi pek şaşırmadım doğrusu bu ayrılığa; zaten evleneceklerini ilk duyduğumda yazmıştım bu işte bir gariplik var. Ne alaka Cenk Eren ve Sadıka Sabancı demiştim. Neden dediğimi de bilenler bilir ve dediğim çıktı ayrılmışlar.
Eh hayırlı uğurlu olsun ikisi içinde; zaten geçen yaz Bodrum'da yaşanan bir yaz aşkıydı bence yaşadıkları. Biz ne aşklar gördük bitmez denilen, küllenip gitti hepsi hatırlanmıyor bile çoğu. Ben ilk duyduğumda devlerin aşkı diye yazmıştım, şimdi ise devlerin aşkı bitti diyorum. Ben zaten ne kadınları ne de erkekleri artık anlayamaz oldum. Bile bile bazı aşklara lades yapıyorlar, olmayacağını bildikleri halde kendilerine bu yaşamda saçma sapan oyunlar çıkartıp asla sahip olamayacağı kişileri seçip, komik duruma düşürüyorlar.
Hele ki evli olan erkeklerle (Deniz Seki'de olduğu gibi) birlikte olup, bir de üstelik yalandan sanki onun erkeğiymiş gibi davranan kadınlarımız, genç kızlarımız yok mu, deli ediyorlar beni. Ben zamanında Nazire Şenlendirici için şunu yazmıştım, benim tanıdığım Nazire Hüsnü'yü asla boşamaz diye, al boşamadı işte, asla da boşamaz. Buradan tekrar söylüyorum, evliliğinde mutsuz erkeği oynayıp dışarıdaki kadınla vakit geçiren o kadar erkek var ki; ama iş boşanmaya gelince ikinci kadın her zaman avucunu yalar, ben bir başka kadın için kocasından vazgeçip boşayacak kadar hovarda kadınlar tanımıyorum. Aynı şekilde erkekler de ikinci kadın için karısını boşamaz. Onlar da o kadar hovarda değil artık. Kulaklarınıza küpe olsun bu laflarım ikinci kadınlar...
[b]ŞIKLIK YARIŞI[/b]
Geçtiğimiz hafta bir yoğundum, bir yoğun anlatamam size. Arka arkaya her gecce inanır mısınız en az iki davete katıldım. Katıldığım davetlerde bayanların şıklık yarışı ise inanın ki gözlerimi kamaştırdı. Geçtiğimiz hafta Çırağan Sarayı'nda yapılan Mango'nun ilkbahar-yaz defilesi gerçekten gidilmeye değer bir organizasyondu. Karegrofisini Öner Evez'in yaptığı defilenin mankenleri ise Brezilyalı ünlü manken Camila Alves , Tülin Şahin, Pınar Tezcan, Ece Sükan, Çağla Şikel, Cansu Dere gibi isimlerdi. Mankenler Mango'nun yeni sezon tulumları, çiçek desenli elbiseleri, platform tabanlı ayakkabıları içerisinde podyumda harika görünüyorlardı. İnanınki gelen davetliler arasında öylesine şık olanlar vardı ki podyumdaki mankenleri bile solladılar. Defile sonrası verilen açık büfe yemekte ise izdiham yaşandı. Doğrusu ben uzaktan, yemeğe hücum edenleri, uzun kuyruklar oluşturanlar sosyetik isimleri, hayretler içerisinde izledim. Şunu da demeden edemedim, sosyetemiz aç kalmış!! Gelelim defilenin en şık konuklarına.
Ebru Şallı, Cengiz Abazoğlu'nun Paris Moda Haftası'nda podyuma çıkarttığı degrade ipek saçaklı asimetrik kıyafeti ile geccenin bence en şık bayanıydı. Uzun zamandır Ebru Şallı'yı bu kadar şık görmemiştim ve bundan sonra da böylesine şık görmek isterim. Bir de yiğidi öldür hakkını yeme misali, uzun zamandır üzerinde ilk defa abuk sabuk durmayan bir kıyafet ile Eda Taşpınar'ı beğendim. Gerek rengi, gerek modeli ile enfes bir kıyafetti ve kendisine çok yakışmıştı. Ayakkabıları da ayrı bir şıktı doğrusu. Son zamanlarda abartılı ve iddialı kıyafetler ile karşımıza çıkan Deniz Berdan'ı ise ilk defa bir giydiğini bir daha giydiği kıyafet ile gördüm ve şaşırdım doğrusu. Saçma sapan elbisesinin altına giydiği dizüstü çizmeleri ise bence artık fırlatıp dama atsın. Sevgili Deniz'in o güzel fiziğini böyle abuk sabuk kıyafetler ile kirletmesine artık tahammül edemez oldum doğrusu.
Bir de eskiden çok beğendiğim Sinem Bayer'î hiç beğenmedim o gün. Ne kıyafeti, ne saçı, ne makyajı... Ne oldu Sinem Bayer'e bilmiyorum ama acil değişime uğraması lazım. Acaba Sinem Bayer mutsuz bir dönem mi geçiriyor da, mutsuzluğu görüntüsüne yansıyor onu da bilemiyorum.
[b]ELLERİMİZ İÇİN BULUŞTUK[/b]
Sevgili arkadaşım ve de çok başarılığı bulduğum iş kadını Özlem Acar, biliyorsunuz ki bizleri yıllar önce Oht Pepti mucize yüz kremleri ile tanıştırmış ve bu alanda bir çığır açmış isimdir. Geçtiğimiz günlerde de yine bir ilke imza atıp, biz güzelliğine düşkün bayanları yepyeni bir ürün ile tanıştırdı. Çok sevdiğim canım ablam Ayşe Azizoğlu'nun organize ettiği bir etkinlikte, sosyetenin bakıma düşkün bayanlarını bir araya toplayıp 'Elleriniz de genç kalsın'' sloganı ile ortaya çıkan mucize el kremi Oht Peptide 3 ile bizi tanıştırdılar. Harika bir organizasyona ev sahipliği yapan Ayşe Azizoğlu ve Özlem Acar gelen davetliler ile tek tek ilgilendiler. Nişantaşı'nda şık bir restaurantta verilen davete sosyetenin tanınmış simaları katıldı. Bir de Nil Burak oradaydı. Ay ne kadın Nil Burak, hala genç hala güzel ve neşe dolu, davet boyunca yerinde duramadı ve etrafına neşe saçtı. Doğrusu bir kez daha hayran oldum Nil Burak'a.
Gelelim bu mucize el kreminin ellerimiz için faydalarına
[b]ELLERİNİZ DE ''GENÇ OLSUN GENÇ KALSIN''[/b]
Ellerinizde ''Peptit'' İçeriği İle Güçlü Gençleştirici ve Nemlendirici Etki...
En göz önünde olan bölgelerimizden ellerimiz ,20 li yaşlardan itibaren dolgun ve parlak görünümünü kaybederek elastikiyetini yitirmeye başlar.Dış etkiler ve zamana bağlı, ince çizgi ve kırışıklıklar oluşurken, yüzeydeki kalınlık yerini incelmiş ve damarlanmış bir görünüme bırakır.Son yıllarda cilt gençleştirilmesinde büyük gelişmeler ile peptide teknolojisini sunan dermokozmetik sektöründe, önemli bir aşamada elleri gençleştirmek amacıyla,günlük kullanım için geliştirilmiş peptide içerikli OHT Peptide 3 El Kremi olmuştur.
Dermokozmetiğin gözde markası OHT tarafından ABD 'de geliştilmiş olan OHT Peptide 3 Nemlendirici El Kremi, cilt tarafından kolaylıkla emilen peptitli ve zengin bir karışımdır.
Bu peptide içerikli zengin karışım ,hızla emilerek, elin kaybedilen nemini geri kazandırmaya ve cildinizi yumuşatarak ellerinizin daha sağlıklı ve genç görünmesine yardımcı olur.
OHT Peptide 3 El Kremi içeriğindeki;
Oligopeptit sayesinde el dokusundaki kolajen üretimini artırmayı,
Tetrapeptit sayesinde anti-aging etkiyi hedefler.
Böylece ellerin daha genç bir görünüm kazanmasına ve genç görünümünü korumasına destek olur.
OHT Peptide 3 El Kremi sadece yetkili eczanelerde....