Göcek Göcek olalı 50 derece sıcaklık görmedi ama 50'lik güzellerin göğüs şovlarını ve gövde gösterilerini gördü.
Bodrum Türkbükü'nde ünlü bir sosyetik bayanın, kendini sahneye atıp striptiz show yapmaya başlamasına ramak kalıyordu nerdeyse... Cowparade kapsamında başlatılan 'İnek Tasarımı' yarışmasındaki yaratıcılar, yaratıcılık sergilemek yerine bizlere kendilerini tekrar pişirip sundular...
Bu yaşananları, duyduklarımı, şahit olduğum olayları, gözümle gördüklerimi yaşadıkça içimden peygamber olasım geliyor. Peygamber olasım geliyor dediysem sabra ermeyi kastetmiyorum. Delirip de kendimi peygamber ilan etmek istiyorum. Çünkü yaşadıklarıma, yaşatılanlara ve sanal hayata ancak böyle tahammül edeceğim.
Geçtiğimiz gün tasarımcı olan kuzenim Fatoş Atalay ile karşılıklı sohbet ederken, çevremizde yaşananları görüp duyduklarımızı konuşmaya başlamıştık ki içinden çıkamayacağımız konulara bir anda sürüklenip gittik ve sonunda kendimizi peygamber ilan etmemize az kaldığına ikna olduk. Bizi, aslında daha çok beni, buna iten neden, yaşadığımız ortamdaki sahtecilik; sanki yaşamıyoruz da kandırılıyoruz! Ya herkes çıldırmış bizleri kandırıp sürekli rol ve yalan dünyasında yaşamamıza ikna ediyorlar ya da ben çıldırdım öyle görmeye başladım...
Gelelim sınırlarımı zorlayan olaylardan ilkine, Cowparade kapsamında dünyanın her yerinde aynı anda başlatılan kampanyaya. Bu inekler çeşitli renklerde olup sponsor firmalar tarafından destekleniyordu. Sanatçı, tasarımcı, reklamcı, modacı vs. vs. kişiler de kendi bilgi ve birikimlerini, dünyaya bakışlarını ve verecekleri mesajları anlatan bir şekilde, sponsor olan firmanın da doğrultusunda firmayı ve ineği giydiren kişiyi temsil ederek ortaya çıkaracaklardı. Güya bu yapılan tasarımlarla da herkes farklılığını ortaya koyacaktı. Ama sıradanın sıradanı gibi olmuştu çoğu ineklerimiz. Velhasıl değişen bir şey yok. Neden? Çünkü farklı olabilecek, bildiğimizin dışında hiçbir şeyi kabul etmiyoruz. Gerçekten aralarında ciddi mesajlar veren de vardı fakat işi şaklabanlığa çevirenler de olmadı değil. Bakın hazırlanan bazı ineklerden örnekler vereyim...
İnekleri tasarlayanların her gün temcit pilavı gibi bize bildiğimiz olayları, yaşadıklarımızı yeniden allayıp pullayıp gözümüze sokmaları biraz tuhaf geldi. Mesela Nil Karaibrahimgil'in tasarladığı ineğe koyduğu hoparlörlerle verdiği mesaj, sanki çok değişik. Her gün her sanatçının söylediği 'Dünyaya sesimizi duyurmak istiyoruz'u hoparlörle simgelemiş.
Modacı Cemil İpekçi ise ineği, aynı kendine benzetip kaytan bıyıklı, yeşil gözlü, kaftan kıyafetli, çarıklı hale getirmiş ve 'Ben işte buyum, dünyada bir stilim' mesajını vermiş. Cemil İpekçi zaten öyle değil miydi ki? Sezen Aksu ise şu sosyal içeriklik içinde süslediği ineğini ne güzel anlatmış. Ben kendimi bildim bileli Sezen Aksu'nun sosyal içerikli bir sanatçı olduğunu, bizlere sunduğu şarkılardan ve kendi özelinden zaten biliyordum, biliyorduk, bunu yarattığı ineğiyle yineledi.
Gelelim genç tasarımcı Tuvana Büyükçınar'ın ineğine... Allah aşkına zaten yüzyıllar önce Nasreddin Hocamızı eşeğe ters bindirmişlerdi. Bunu ineğe uyarlayarak tasarım ve dünyaya bir mesaj olarak niye sunuyorsunuz ki, anlamadım! İşte beni çileden çıkaran anlayış ve yorumlar bunlar...
Eğer bana bu yukarıda yazdığım yazının anlamını soruyorsanız, hemen söyleyeyim! Bana göre farklılık ve yaratıcılık ya da dünyaya verilecek mesaj bu değil. Verilecek mesajlar, insanların üç gözünün dört kolunun olduğunu hissetmesi gibi olmalı; yaratıcılık, gücün bildiği, gördüğü birçok şeyin dışına çıkmaktır. Çünkü bu evrende siz bildiklerinizi sunuyorsunuz ama bilmediklerinizi aramıyorsunuz. Hatta kurgulayamıyorsunuz...
[b] GÖCEK'TE GÖĞÜSLER FORA... [/b]
Gelelim, en son magazin bombasına... Sosyetik güzel Selma Türkeş Bezmen'in Göcek'te denize üstsüz girerken çekilen fotoğrafları gazetelerde ve magazin dergilerinde boy boy yer aldı. Vallahi ben bayıldım. 50'li yaşlara gel ama bomba gibi göğüslere ve vücuda sahip ol! Üstsüz fotoğrafı yayınlanan ilk ve tek sosyetik Selma Bezmen değil elbette. Aynı gün yine Selma Hanım'ın yakın arkadaşı Semiramis Pekkan'ın teknesinde sırdaşı İsmail Akkaya'nın kızkardeşi Tansel Akkaya da üstsüz yakalandı. Ondan birkaç gün evvel ise Les Ottomans Otel'in sahibi Ahu Aysal, bu yaz üstsüz yakalananlar kervanına katıldı. Bu isimlerin hepsi birbirleriyle kanka, yedikleri içtikleri ayrı gitmez, her yere koloni halinde giderler. Üstsüz yakalanmaları da yine art arda, sanki sözleşmiş gibi oldu. Ben 50'li yaşlara gelip de, böylesine medeni bir cesaretle üstsüz denize girip güneşlendikleri için kendilerini tebrik ederim. Unlarını eleyip eleklerini asmışlar, artık kimseye, yaşama dahi verecek hesapları yok! Oysa ki, daha yaşları 14, 15 olan çocuklar büyükleriyle yarışıyor. Aynı mekânlarda eğlenip aynı içkiden içebiliyorlar. Daha hayatın o kadar başındalar ki, onlar varken bizim 50 yaşa merdiven dayamışlara şapka çıkarmak lazım...
[b] KENAN DOĞULU'DA NELER OLDU... [/b]
Sırada, geçen hafta Bodrum Antik Tiyatro'da verdiği muhteşem konser sonrası, her yıl olduğu gibi klasikleşen Türkbükü Mavi Otel Bahçesi'nde de mini konser ve parti veren Kenan Doğulu'nun performansı var. Vallahi Allah Kenan Doğulu'yu nazarlardan korusun, çocukta ne enerji var öyle! 'Hop orada hop burada değiş ton ton değiş' gibi. Dur durak yok anlayacağınız Kenan Doğulu'da! Zaten yeri yurdu belli değil çocuğun ondan evlenemiyor. Antik Tiyatro'daki konser sonrası Mavi Otel'in bahçesi tıklım tıklım doluydu; ooo kimi arasanız oradaydı. Bir köşede sevgili Gülay Kamaz, Pelin Akat Kaynar ile Kenan'ı izliyordu. Bir tarafta Hande Ataizi, Selin Fadıllıoğlu'yla birlikteydi, yanında Mehmet Mutlu, Ralf Tezman ve sevgilisi, Tilda Tezman, Murat Erdoğan ve arkadaşları, bir tarafta Esra Gürsoy ve Eda Taşpınar, karşılarında Yurdal ve İvana Sert ve daha kimler kimler... Ünlü ünsüz tatilcisi, yerlisi herkes oradaydı anlayacağınız.
Gelelim geccenin finaline doğru yaşanan ve herkesin kulaktan kulağa gördüğü olayı anlatmasına. Efendim geccenin en hareketli yerinde, Kenan Doğulu'nun sahnede coşturduğu anda sosyetik güzel ve iki çocuk annesi Esra Gürsoy, birden sahneye çıkmış. Şarkı eşliğinde önce belindeki kemeri çıkartan Gürsoy'a, diğer konuklar el çırparak ve tezahürat ederek 'soyun, soyun' diye bağırmaya başlamışlar. İşin çığrından çıkacağını anlayan Kenan Doğulu ise Esra Gürsoy'u elinden tuttuğu gibi sahneden indirip yerine yollamış. Bravo Kenan Doğulu, bir skandala daha yer vermediğin için. Diğer konuklar arasında olan Hande Ataizi ve Ralf Tezman'ın samimiyetini görenler, hemen kulis ve dedikodulara başlamışlar. Yuhh artık! Hande ile Ralf dans edip iki kelime edince, hemen sevgili mi oluyor anlamıyorum doğrusu, üstelik Ralf'in kız arkadaşı da yanındaymış o gecce...
[b] BRAVO F&F BRAVO FEZA FIRAT VE BAŞAK ORAL'A [/b]
Geçtiğimiz hafta Çeşme'de muhteşem bir organizasyona imza atan Feza Fırat ve birlikte çalıştığı kızı Başak Oral ve ekibine bravo! Folkart Yapı'nın İzmir Narlıdere'de yapılan evlerinin tanıtımı için Çeşme'de düzenlediği geccede bir tek kuş sütü eksikti. Muhteşem bir tanıtım oldu. Bunda tabiî ki F&F Ajans'ın katkısı büyüktü. Yaklaşık 2 bin davetlinin katıldığı geccede sahneye iki dev isim çıktı; biri Sezen Aksu, diğeri Fransız şarkıcı Emma Shapplin! Tabii Mercan Dede'yi de unutmamak lazım. İnanılmaz güzel bir müzik ziyafeti çektik. Gelen konuklar arasında İzmir ve İstanbul'un tanıdık sosyetik ve medyatik simaları yer alıyordu. Kimler kimler yoktu ki! Erkan Özerman sevgili Zeynep Özal ile katıldı gecceye, aralarından su sızmıyordu, maşallah demek lazım ama Erkan Özerman yıllardır Özal Ailesi ile her zaman zaten yakındı...
Ben Çeşme davetine Bodrum'dan geçtim, tam da Maki Otel'de olayların olduğu gün hem de! İyi ki de geçtim tebdili mekanda fayda var dedim kendi kendime. Eşim Kenan ise İstanbul'dan direkt geldi Çeşme'ye! Konseri sevgili Nesrin ve Fikret Ercan, Emel Müftüoğlu, Saba Tümer, Erkan Özerman, Zeynep Özal ve Şenay Düdek ile birlikte izledik. Tabii gelen ünlüler bununla sınırlı değildi. Ayşegül Aldinç, Arto, Nilgün Belgün, Ayşe Hatun Önal, Mehmet Ali Ilıcak ve eşi Meyra da bu isimlerden birkaç tanesiydi.
Feza Fırat ve Başak Oral bütün gecce hiç durmadan İstanbul'dan davet edilen konuklarla tek tek ilgilendiler. Zaten son zamanlarda nerede iyi bir davete gitsem organizasyonun arkasından hep Feza Fırat ve ekibi çıkıyor, buradan Folkart Yapı'yı ve Feza Fırat'ı tebrik ediyorum, bizlere unutulmaz bir gecce yaşatıp muhteşem bir konser seyrettirdikleri için!