Şeytan azapta gerek!

Yayın Tarihi : 30-03-2015 15:45
Benim güzel İstanbul’umda harika mekanlar var ve de her geçen gün bir yenileri de ekleniyor! Geçen hafta "karşıda Çengelköy ve Bağdat Caddesi'ndeki GECCE.com mekan üyelerini ziyaret etsin benim ayaklar" dedim ve ilk durak Çengelköy’deki Sumahan Butik Otel'inin altında yer alan Tapasuma Restaurant oldu. Gerçekten hem mutfağı ile hem ambiansı ve Boğaz Köprüsü'ne bakan manzarası ile nefis bir restaurant. Hepinize tavsiye ederim. İnanılmaz romantik, şık ve de kaliteli bir ortam istiyorsanız tercih edebileceğinizin en iyisidir Tapasuma. İstanbul dışından geliyorsanız konaklama için de hemen üstündeki butik otel Sumahan’dır önerim. Tapasuma Restaurant’tan sonra istikametim doğru Bağdat Caddesi Suadiye oldu. Amman Tanrım burası da sanki başka bir şehir. Ben her gittiğimde ayrı bir havaya bürünüyorum gerçekten şartlarım uygun olsa kesinlikle bu yakada oturmayı tercih ederim. Buranın da en ama en iyi İtalyan restoranı La Mia Luce’ye gittim. Sahibi uzun yıllar Papermoon’dan tanıdığımız Erol Usta burada harika bir İtalyan restoranı yaratmış. Gerek dekorasyon gerek makarnaları taş fırında pişen pizzaları ile bence karşının 1 numarası. Öğleden sonra olmasına rağmen masaların hepsi doluydu. Bir masada yakın arkadaşlarıyla oturan Figen Kıral vardı. Diğer masada Metin Aşık sevgili eşi Hülya Aşık ve kızı Eda Aşık ile oturuyordu. Diğer masada yine tanınmış iş adamı Faruk Süren vardı. Bu arada Metin-Hülya Aşık’ın kızları Eda Aşık’ı görünce az biraz şok yaşadım. Resmen 20 kilonun üzerinde kilo vermiş incecik bir kız vardı karşımda. Tebrik ederim sevgili Eda’cım seni uzun yıllardır tanırım ilk defa bu kadar zinde ve güzel gördüm. Umarım tüm kilolu bayanlara örnek olursun. Kilo gerçekten bir kadını ya da genç kızı alaturka yapıyor. Bu arada yaz geliyor formunuzu lütfen kontrol altına alınız ve dikkat ediniz. Elbette 36 bedenin altına da inmeyiniz alimallah vallahi erkekler o kadar zayıf kadın istemiyor. Birkaç isim var resmen nineden farksız oldular ve hepsinin evlilikleri bitti. Hem de göz önünde kadınlar bunlar. Yani ipin ucunu tutun ama kaçırmayın. Ben La Mia Luce’den sonra biraz Bağdat Caddesi'ni gezip, yediklerimi eriteyim, mideye yer açıp Calipso Balık'a gideyim diye başladım caddede yürümeye. Amman Tanrım ne renkli bir cadde bu böyle! Kızların hepsi moda dergisinden fırlamışlar gibi. Gerçi erkeklerinde onlardan kalır yanı yok! Bir şıklık bir tarz anlatamam. Nişantaşı’nın pabucunu resmen dama atmışlar. Tabi ben yürüdükçe görmediğim selamlaşmadığım tanıdık ve ünlü isim kalmadı. Cadde dedikodularını da bir daha ki yazıma yazacağım. Cadde sonrası Küçükyalı’da yeni açılan Calipso Fish’e gittik. Gerçekten burası tam bir Ege otları cenneti ve tam bir Ege balıkçısı olmuş. Mezelerine ve kalkan tandırına bayıldım, tavsiye ederim. Bir de en bayıldığım baklava hamuruna sarılı karidesli mantısı oldu, ayrıca balık köftesi! Calipso Fish balık restorano sektörüne ayrı bir soluk getirecek gibi…. [b]ALAÇATI OT FESTİVALİ VE DEDİKODULARI…[/b] Alaçatı Ot Festivali’nin bu yıl 6. sı yapıldı ve bitti! Ama inanınki çok ses getirdi. Her geçen yıl büyüyen bir festival Ege adına, Alaçatı adına çok mutluyum. Keşke her güzel Ege kasabasının böyle kendine özgü festivalleri olsa. Şimdi sırada Urla Enginar Festivali var. 2 ve 3 Mayıs'ta iki gün sürecek. Sakın kaçırmayın çünkü muazzam olacak. Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar da genç ve dinamik bir başkan. Övünmek gibi olmasın benim de kuzenim olur. Urla için harika projeleri var. Ben de en büyük destekçisiyim.. Ben Alaçatı Ot Festivali’ne Diva Dergisi'nin davetlisi olarak katıldım. Sevgili Genel Yayın Müdürü'müz Pakize Sükan gerçekten bir Ege aşığı ve böyle güzel organizasyonlara dergisi Diva ile büyük destek veriyor. Kendisini yürekten tebrik ediyorum. Cumartesi ve Pazar günleri iki büyük organizasyon gerçekleştirdiler. Ben tabi ancak Pazar günü olanına katılabildim. Sevgili meslektaşım, başarılı gazeteci Esin Övet Cuma gününden itibaren Pakize Sükan ile adım adım birlikte olup Ot Festivalini gözlemledi onun yazılarını da Habertürk Gazetesi'nden takip ederek Alaçatı Ot Festivali görüşlerini okuyabilirsiniz. Pazar günü Alaçatı Tuval Restaurant'ta Diva Dergisinin öğle yemeği mottosu "Hep Yeni Kal Alaçatı Hep Yeni Kal Ot Festivali" idi. Sevgili Pakize bakın kimleri getirdi bir araya... Televiyon dünyasının duayen habercisi Korcan Karar, Esin Övet, Şenay Düdek, en bıcırık şarkıcı Pınar Aylin, sağlıklı yaşamıyla herkese örnek olan başarılı yazar gazeteci sunucu Ece Vahapoğlu, ünlü modacı Cengiz Abazoğlu, ünlü kareograf Öner Evez ve ortağı Yakup Biçer vardı. Ege otlarıyla hazırlanan yemeklerimizi afiyet ile yedik ve dost sofrasında inanılmaz sohbetler yaptık. Korcan Karar ve Pınar Aylin ile Alaçatı sohbetleri yaptık. Korcan ve Aylin artık tam bir Alaçatılı olmuşlar. Yaz kış orada yaşıyorlar. Gerçekten masada herkesin tek hayali bir gün oralara yerleşeceğimizdi. Ünlü modacı Cengiz Abazoğlu yine tüm sempatikliği ile herkesin göz bebeği oldu. Cengiz Abazoğlu’nu ben de çok severim daha moda dünyasına adımını atmadan evvel tanırım. Ailesi gerçek bir İstanbul’ludur. Görmüş, geçirmiş, varlıklı bir ailedir. Yazları hep birlikte İstanbul Heybeliada’da geçirirdik. Yazlık arkadaşlarıydık. Bunları yazmamın nedeni Cengiz Abazoğlu hep donanımlıydı, hep yüksekti, hep iyi biriydi ve inanılmaz güzel bir aileye sahipti ve şu anda geldiği yeri birçok modacıdan çok daha fazla hak ediyor. Yolu her zaman açık olsun. Onun da önümüzdeki kışa inanılmaz güzel projeleri var herkese sürpriz olsun. Sevgili Ece Vahapoğlu yemeğe erkek arkadaşı ile katıldı. Açıkçası Ece’yi ilk defa bu kadar kendinden emin ve göğsünü gere gere erkek arkadaşım diye tanıttığı biriyle gördüm. Yemek boyunca elele gözgözeydi iki sevgili. Hatta Ece’nin beni sevgilisi ile tanıştırışı çok komikti. "Bak Gül Erçetingöz hem benim hem annemin arkadaşı’’ deyince herkes kahkahayı bastı. Benim gibi arada bir yaş olunca işte çocuklar ve anneleri arkadaşım oluyor. Şanslıyım aslında iyi ki genç anne oldum. Sevgili Ece çok tatlıydınız, çok yakışıyorsunuz umarım dilediğin mutluluğu bu sefer bulacaksın…. [b]HAFTANIN ELEŞTİRİSİ…[/b] Geçtiğimiz hafta İstanbul’da sürpriz bir parti herkesin dikkatini çekti. Ne o aslında gizli, basına kapalı bir davetti ama sağır sultan bile duydu maşallah. Efendim genç iş adamı Baran Süzer kendi sahibi olduğu Ritz Carlton Residance’de her yıl basına kapalı 1 parti düzenler. Bu partiler basına kapalıdır ama nedense hep basında yer alır. Bu yılda gelenek bozulmadı ve ses getiren partisini düzenledi yurt dışından ünlü mankenleri ağırladı. Hatta onlara kahve falı bile baktırdı. Hadi buraya kadar normal, ne var bunda, para var pul var isterse her hafta yapar böyle partileri diyebilirsiniz ama bu sefer öyle değil işte!!!! Baran Süzer’in amcası yani babasının erkek kardeşi bundan 1 ay önce intihar etti!!! Amca Hüseyin Süzer acı bir şekilde hayatına söylenen o ki borçları var diye son verdi! Aile perişan oldu, şok oldu! Hatta ve hatta Baran Süzer’in halası Cennet Süzer, Mart ayında yapacağı oğlunun düğün tarihini yaz aylarına attı! Yani ailede yas var!!! Baran Süzer ailede yas varken kalkıp uluslar arası gündem olacak özel bir davet veriyor. Dünyaca ünlü mankenleri özel jetle İstanbul’a 1 gecceliğine getirtiyor. Gelen mankenlerde öyle 1 gecceliğine bu partilere bedava gelecek tiplerde değil. Partinin onur konuğu İsrailli top model Bar Refaelli’ydi! Tabi sırf Bar Refaelli değil daha birkaç ünlü top model daha var aralarında. Tabii ki İstanbul sosyetesinin parti kuşları da orada. Özlem Önal, Can Akçay, Murat Özyeğin gibi tanıdık simalar... Sabaha kadar çılgın parti sürüyor, içkiler su gibi akıyor, falcılar getirtilip kahve falları baktırılıyor. Hatta sabaha karşı camlar çerçeveler kırılıyor ve daha buraya yazamayacağım birçok olay yaşanıyor. Ama bu Baran Süzer ve ailesine yakışmıyor. Amcanız daha yeni vefat etmiş, üstelik "borçları yüzünden intihar etti" söylentileri varken, rahmetlinin daha 40’ı çıkmadan bu parti olacak iş değil! Gerçekten siz nerede yaşıyorsunuz! Burası Türkiye Müslüman bir ülke.. Sizin gibi genç örnek iş adamları bunu yaparsa bu toplum nasıl adam olur, nasıl örnek olunur akıl almaz!... Ben şahsen aileden bazı isimlere yakın biri olarak çok üzüldüm. Yazmak istemezdim ama bazen şeytan azapta gerek diyorum…