Bu haftadan itibaren her Perşembe, haftalık olarak piyasaya çıkan Diva dergisinde; köşemde bulunan "Gülün Dikeni'' başlığı altında bulunan yazıları oradan da takip edebilirsiniz. Sizlerle öncelikle bunu paylaşmak istedim. Çünkü Diva dergisi haftalık ve İzmir ve İstanbul'un cemiyet haberlerine yer veren şık bir dergi. Ben de bir İzmirli olarak Diva ailesine katılarak daha dinamik bir Diva olarak her hafta karşınıza çıkacağız...
Gelelim hareketli mi hareketli geçen haftama. İlk önce Ömer Karacan'ın düzenlediği Burberry mağazasının Nişantaşı'nda ki açılışına gittim. Kimler yoktu kimler. Maşallah Ömer Karacan bütün avanesini getirmiş oraya.. Sevgili annesi bile vardı davette. Burberry mağazası gerçekten çok şık olmuş. Standlarda duran elbise, ayakkabı, çanta ve diğer tüm koleksiyon gerçekten çok güzeldi. Klasik Burberry çizgisi bu yıl biraz daha modern olmuş. Açılışta sosyetik ve medyatik kimi ararsanız vardı.
Hande Ataizi yeni kankası Eda Taşpınar ile gelmişti. Tabi ki kollarına kendilerine hediye edilen Burberry Manor marka taba rengi çantalarını takarak gelmişlerdi. Şu Eda Taşpınar'ı bir türlü çözemedim. Kızın üzerinde her gördüğümde binlerce dolarlık kıyafetler oluyor. Bu değirmenin suyu nereden geliyor. Nurettin Hasman'ın işleri artık o kadar iyi değil iki de kızı var. Bu üç kıza nasıl para yetiştiriyor. Geçenlerde Nurettin Hasman'ın yakın bir arkadaşı bana dedi ki: "Vallahi adam para yetiştiremiyor Eda'ya.. Bir de üstüne üstlük önemli bir rahatsızlığı var Nurettin'in.. Sürekli yurt dışına tedaviye gidiyor. Yakın dostu ve çevresi Nurettin'in, Eda'dan ayrılmasını istiyormuş duyduklarıma göre. Eee, bencede fena olmaz....
Hande Ataizi, kafasına daha çok cenaze ve nikâhlarda kullanılan bir şapka takıp gelmişti açılışa. İlahi Hande Ataizi.. aynı gecce aynı kıyafet ve kafasında şapkasıyla Burberry'den çıkıp Beymen Brasserie'ye geldi. Oradan çıkıp Etiler Papermoon yaptı. Nereden mi biliyorum oralara gittiğini aynı gecce aynı yerlere bende gittim de oradan...
Tekrar dönelim Burberry'nin açılışına. Hande Ataizi ve Eda Taşpınar'dan sonra kapıdan Mine Kalpakçıoğlu ve Derin Mermerci girdiler içeriye.. Onlar da yine hediye edilen Burberry Manor model çantaları ile salına salına girdiler içeri. Ardından Modacı Siren Ertan geldi. Simsiyah giyinmiş ve ona da hediye edilen Burberry Manor çanta ile geldi açılışa ama Siren'in çantası diğerlerinin renginden farklı olarak siyah renkti. Bana kalırsa iyi bir promosyon olmamış hediye edilen Monor çantalar. Çünkü açılışa gelen sosyetik bayanlar Güler Yiğit, Ahu Tuğbay, Feryal Gülman, Tilda Tezman ve ben Burberry Manor çantadan almak istedik ama malasef alamadık. Çünkü ellerine henüz ulaşmamış. Açılış yapıldığı gün sosyetik ve medyatik beş bayana çanta hediye et. O çantalarla açılışa çağır. Ama gelen müşteri o çantayı almak istediğinde yok de!!!
Aslında hediye olarak yollanan çantalar tabiî ki büyük bir jest. Bunu dünyanın tüm büyük firmaları özel koleksiyonundan seçtiği çantaları tanınmış kişilere her zaman hediye olarak verir. Ama mağazasında da verdiği modelden bulundurur. Onun harici tabii her şey çok şık düşünülmüş. Gelen konuklara şampanya ve havyar ikram edildi. Burberry mağazasının sahibi Gülseren Eren ise harika bir kadınmış o gün tanıdım ama çok sevdim. Bir ara kapının önüne çıkıp uzunca sohbet ettik. Kendisini gelen konuklarla tek tek ilgilendiği ve mütevazılıği için tebrik ettim. Çıkışta ise hoş geldiniz anısına küçük saten kurdeleli çanta içinde deri cüzdan her konuğa hediye edildi...
Oradan çıkıp soluğu Beymen Brasserie'de aldım. İçerisi tıklım tıklım doluydu. Ben kendimi hemen Brasserie'nin şık ve güzel işletmecisi Ayşem'in masasına attım. Masada kimler yoktu ki. Tüm Beymen ailesi aynı masada toplanmış eğleniyordu. Hiç kaçırır mıyım. Önce masada kimler vardı bakın. Ayten Danışman Beymen Nişantaşı'nın müdürü, Gülden Dormen Büyükuçak Beymen'in halkla ilşkileri, Erdal Gökyıldırım Akmerkez Beymen Müdürü, Aylin Çeltik Beymen Home'un Müdürü, Murat Türkili tüm Beymen mağazalarının kreatif direktörü bir de ünlü dj Suat Ateşdağlı yani Brasserıe'nin işletmecisi Ayşem'in eski kocası. Ne güzel değil mi ayrıldılar ama her daim beraberler. Masayı gördünüz mü tüm Beymen ailesi. Vallahi abartmıyorum. Somonlu havyarlı kanepeler koca koca tepsilerle konuyordu masamıza. Şaraplar peynir tabakları yıkılıyordu. Bir ara Ayşem'e dedim ki; Bu ne lüks işte patronunuz Metin Fadıllıoğlu'nun medeniyeti. Personelinden hiçbir şey eksik etmiyor." Bir ara kendisi de geldi hepimizi uzaktan selamlayıp arkadaşlarının yanına geçti.
İçeride kimler yoktu ki. Ayrı bir masada Serra Merzeci ve Kaya Çilingiroğlu bir arkadaşlarıyla yemek yiyordu. Kaya ile merhabalaştık. "Yazılarını keyifle okuyorum" dedi. Tabii çok hoşuma gitti. Yan masamızda ise Hande Ataizi'nin bir günlük kocası Fethi Pekin erkek erkeğe oturuyordu. Tam Fethi kalkarken Hande Ataizi nikah şapkasıyla içeriye girmez mi. Fethi Bey de arka kapıdan çıktı hemen. Hande'de Dilara Endicanlar'ın masasına oturdu. Bar ise tıklım tıklımdı. Bravo, bu kadar şık bir mekan yaratanlara ve bu kadar şık isimleri oraya toplayanlara. Tabii Ayşem Saraçoğlu'nun bunda payı büyük...