HAFTA SONU BODRUM ÇIRAĞAN BARBARBOS BAY OTEL'DE EĞLENDİM...
Artık eskisi kadar yazı yazmak istemiyorum. Nedendir bilemiyorum, sebebi de yok aslında. Her ne kadar bazı cahil kişiler gecce.com'u yalnızca kocam Kenan Erçetingöz'ün kurumu zannedip beni bu kurumda kocam sayesinde yazı yazdığımı konuşup duruyorlarsa da, onlar konuşa dursunlar ben yazı yaza durayım. Karı-koca kurumunu nasıl ayırabilirler anlayamıyorum. Kaldı ki anayasa bile ayıramıyor. Her neyse.. Kendimden bu kadar bahsettiğim yeter. Gelelim Bodrum Çırağan Barbaros Bay Oteli'nin açılış davetinde kimlerin olduğuna ve orada yaşananlara:
Cuma günü sabah İstanbul Havalimanı'nda Capitol Halkla İlişkiler'in güler yüzlü personeli karşıladı bizleri. Yağa sabuna dokundurmadan hooopp uçakta bulduk kendimizi vallahi bravo. Yıllardır bu tür davetlere giderim bu kadar zahmetsiz bir gidiş yaşamamıştım. Dönüşümüz için aynı şey geçerli değildi ama dönüş çilemizde Capitol Halkla İlişkliler'in bir suçu yoktu.
Gelelim kimler vardı bu 300 konuklu seyahatte. Sosyete harici tanıdık tüm simalar vardı.. Neden sosyete harici dedim biliyor musunuz? Çünkü hiçbiri sosyetik kelimesi denmesinden hoşlanmıyor kendilerine. Peki ne diyeceğiz onu da anlamış değilim ama tanıdık sima demek bana göre en doğrusu herhalde. Çok güzel ve görkemli bir yaza merhaba partisi oldu. Cuma geccesi havuz başında yapılan yemek töreni, Rana Prinçcioğlu'nun açılış konuşmasıyla başladı. Ünlü müzisyen Ozan Doğulu ve orkestrasının yemek müziği ile devam etti. Geccenin sunucusu Rana Pirinçcioğlu su gibi sesiyle güzel sunumlar yaptı gecce boyu. Fakat finale doğru pop müziğin başarılı ismi Sezen Aksu'yu sahneye davet eden Rana Hanım ve Sezen Aksu'yu bir sürpriz bekliyordu. O sürpriz pişti idi. Sezen Aksu ve Rana Hanım tıpkısının aynısı kıyafetlerle renk dahil aynı karşı karşıya gelmezler mi? Rana Hanım sunumunu uzatmayıp sahneden indi ve bir daha gecce boyu görünmedi. Kötü bir tesadüftü. Hem de çok kötü...
Gelelim daha da kötü piştilere. Bu da kıyafet değil ayakkabı piştisi idi. Ya ne olur yalvarıyorum giymeyin şu platform topuk bilekten bağlamalı urgan ayakkabıları bak sonra aynı masada oturan 7-8 kadın aynı ayak dolanıyorsunuz. Kimler pişti oldu bu ayakkabı meselesinde yazayım. En kötüsü hepsi arkadaş ve bir arada dolanıyorlar. Yani aynı gruptalar hadi ayrı ayrı köşelere dağılsalar neyse, ordu da görevi askerlerin postalları gibi hepsi aynı adım yürüyüp durdular. Eski futbolcu Sinan Engin'in eşi Ayşe Engin, Şebnem Çapa, Feryal Gülman, Ayşe Polat, Mine Kalpakçıolu, Şehnaz Tuna, Ayfer Toprak ve Sevgi Toprak, Tunga Mine Taşkent Kalpakçıoğlu hepsi aynı ayakkabı dolanıp durdular. Demek ki sosyetik bayanlar konfeksiyon giyinmeye başladı artık desek daha doğru. Pardon sosyetik değil tanıdık simalar yazacaktım.
Gelelim Love Story olayına...
Bravo Seda Sayan'a ve Nihat Doğan'a.. Yıllardır kimsenin bu kadar aleni yaşayamadığı (yaşamak istediği) Love Story aşkına. Ne aşkmış ne aşk.. Bu sefer Seda Sayan sırılsıklam aşık. Ben, kadın olarak bunu görebildim. Her sabah sunduğu programında kanatsız kuş gibi çırpınıyor Seda Sayan aşkından. Kıskananlar çatlasın mutluyum, neşeliyim, beni seven aşkım var diye ellerini birleştirip şıklata şıklata nasılda göbekler atıyor. Ohhh ohhh aşkım var aşkım Love Stroy yaşıyorum diye mesajları yolluyor kadınlara. Hele ki etrafta bu kadar aldatılan kadın varken ona tapan bir Eros erkeği var...
Onların ki yirminci yüzyılın Love Stroy'si. Seda Sayan ile Nihat Doğan aşkı. Aşk kazandı ve gerçekten herkesin ihtiyacı olduğu sevgiyi hiç sakınmadan göz önünde yaşadılar. Statüyü, yaş farkını bütün tecrübeleri yaşanmışlıkları toplumsal bir takım değerleri bir tarafa ittiler. Bu tip ilişkiyi çelişkili yaşayan toplumdan kopan aşk çiftlerine bir örnek teşkil etti.. Seda Sayan tabuları yıkarak gerek sanat camiasına gerek halktan olan çiftlere önderlik eden bir kadın aşık olduğunu gösterdi.