Kim demiş, "Eskiye rağbet olsaydı, Bit Pazarı'na nur yağardı'' diye...
Vallahi onu bunu bilmem ama son zamanlarda sanat ve sosyete camiasında gördüklerim ve duyduklarım beni hayretlere düşürüyor. Herkes eski sevgililerine geri dönüyor böylelikle Bit Pazarı'na da nur yağdırıyorlar.
Bunun en asıllı örneğini sevgili Demet Akalın gösterdi bizlere. Bir ayrılıp bir barıştığı ex koca ve sevgilisi Oğuz Kayhan ile yine barışmışlar. Ehhh hayırlı olsun inşallah bir çocukları olur!!!
Üzüldüğüm konu ne oldu biliyor musunuz? Demet Akalın ile ilgili yanılmış olmam ve onu Oğuz beyden ayrıldığında herkes eleştirirken ben destekleyici bir yazı yazarak, Demet sen Türkiye'nin ilerideki Diva'sı olacak kapasitedesin, bundan böyle işine odaklan, kulaklarını tıka ve aşka bir süre ara ver, demiştim. Bu yazımın üzerine de kendisi bana mail atarak teşekkürlerini bildirmiş ve onu anladığım için duygularını dile getirmişti. Ama yanılmışım onu anlayamamış ve tanıyamamışım. Nasıl bir kadın, tüm medya önünde boşanmış bir kocadan hakaret duyan sözler duyar ve barışır anlayamadım. Kendine yazık ediyorsun sevgili Demet. Kullanılan değil kullanan olman gerekir. Unutmayın hayatta bir kelekler vardır bir de melekler. Kelekler çalışır melekler de yermiş. Demet Akalın'ın kocası Oğuz Kayhan tam bir melek!!!
GELELİM DİVA AJDA PEKKAN'A
O da Bit Pazarı'na rağbet edenlerden. Vallahi hakikatten nur yağdırdılar. Eskilerin lafı "Eskiye rağbet olsaydı, Bit Pazarı'na nur yağardı'' sözünü eski toprak insanlara bir güzel yedirdiler. Eski sevgilisi Okan Tapan ile yine görüşmeye başlamış Ajda Pekkan.
Vallahi hiç yakıştıramadım Ajda Pekkan'a. O bir kalemde kimleri silip atmış kadındı ama ne hikmetse Okan Bey ile ayrılıp ayrılıp tekrar barışıyor. Okan Tapan'ın en son ayrılıklarının daha birinci haftasında sevgililer gününde Aylin Livaneli ile gazetecilere nispet yapar gibi el ele poz vermesi ve Aylin'i ailem ile tanıştırdım demesi, bence Ajda Pekkan'a yaptığı en büyük hakaretti. Ne demişler denenmişi bir daha denemeyeceksin diye. İşte bu yüzden bir ayrılıp bir barıştığın kişiler, ayrılığın ardından diledikleri gibi at koşturup, kement sallayabiliyorlar ve de daha sonra eski aşkını tekrar avucunun içine alabiliyorlar. Ne diyelim alan memnun satan memnun. Bize ancak gördüklerimizi duyduklarımız yazmak kalıyor....
A BENİM AYSU GIZIM A BENİM AYSU GIZIMMMMM...
Sevgili Aysun Kayacı ve Arzu Yanardağ'ın geçen hafta cep telefonları ile çekilmiş görüntüleri yine medyaya internet yoluyla gösterildi. İkinci Gamze Özçelik vakası denildi bu görüntüler için. Elmalarla armutları her zaman olduğu gibi yine karıştırdık tabii ki. Bir kere Gamze Özçelik olayı tamamiyle farklı ve iğrenç bir olaydı. Sevgilisine güvenen bir kadının eğlence sonrası fazla alkolün etkisiyle kendinden geçmiş ve habersiz verdiği görüntülerdi onlar. Şu an bile gözümün önüne geldikçe tiksinti duyuyorum. Fakat Aysun Kayacı'nın ki tamamıyla farklı.
Karşısında sevdiği bir arkadaşına fantezi olsun diye evinin yatak odasında yatağının üzerinde gayet ayık ve aklı başındayken iç çamaşırlarıyla verdiği görüntülerdi o gördüklerimiz. Hiç abartılacak bir durum yok bunda. Zaten kendisi de dedi ki, "Ben bir modelim bundan daha açık pozlarım var. Bunu yapanı Allah'a havale ediyorum.'' Ee güzel ama bir model olarak böyle bir fanteziye ne gerek var. Cep telefonuna verdiğin bu gereksiz pozları ne yapacaktın, o cep telefonun içinde fantezi olsun diye arkadaşlarına mı gönderecektin!!! Hayatta anne bedduası al, baba bedduası alma demişler. Aysun Kayacı'nın geçen yıllarda Sarıyer'de sokak balıkçılığı yaptığı babasını ekranlarda görünce içim acımıştı. Babası gözleri yaşlar halinde şöyle demişti, "Ben ondan hiçbir şey istemiyorum yalnızca babası olduğumu kabul etmesini istiyorum, Bir gün arabası ile gözümün içine baka baka önümden geçti, bu beni çok üzmüştü. Ama onu Allah'a havale ediyorum hayatı boyunca iki yakası bir araya gelmeyecek, bir evlat olarak bana bunu yaptığı için.'' Gerçekten bakıyorum da son iki yıldır Aysun Kayacı gerçekten bir düşüşte magazinciler ve medya artık Aysun Kayacı haberlerini fazla yapmıyor. Defilelerde fazla boy gösteremiyor acaba sebebi ne? Yapılan hataların geri dönüşü müdür bunlar? Sevgili Aysun tabii ki, cep telefonundaki sana özel görüntülerinin bu şekilde dağıtılması asla doğru ve insancıl değil. Ama artık büyüdün kendine, mesleğine ne olursa olsun anne ve babana saygı duy ve onlara sahip çık. O zaman bak her şey sana ne güzel geri dönecek göreceksin...
ASENA'NIN GÖZ YAŞLARI...
Bu haftaki Buzda Dans yarışmasını seyretmedim. Aslında üç haftadır seyretmiyorum, kendimce protesto ediyorum. Ki ilk başlarda kaçıracağım diye ödüm kopup televizyonu 1 saat önceden açıyordum. Fakat artık yaşanan seviyesizlikleri, jürinin birbirleriyle ve yarışmacılarla yapılan kavgalarına sahne olup, reyting kazandırmak istemiyordum kendimce yapılan yarışma programına. Ama bu hafta annem koşarak odama geldi. "Açsana Buzda Dans'ı bak, jüri nasıl kavga ediyor, Asena ağlıyor" diyerek, habire bana kanalı açmam için baskı yapıyordu. Bende inat var ya açmadım. Annemde bana açtıramadı, kendi odasına gidip programı seyretmeye devam etti. Sabah anneme niye o kadar heyecanlandın ki dedim, neler oldu anlat bakalım. Aman tanrım, iyi ki seyretmemişim günlerce rüyama girerdi. Seviyesizlik üzerinde yapılan kavgalar ve yarışmacılar arasında yapılan ayrımcılık. Avrupa Yakası ile şöhreti yakalayan Bülent yani Şesu bu hafta elenmiş. 1 - Çocuğun hakkını yemişler. 2 - Asena müthiş bir performans göstermiş bu hafta buz üzerinde. Oryantal yapmış ve muhteşem bir performans sergilemiş. Bunu sırf annem değil o gün sorduğum herkes söyledi. Asena birinci olursa çocukları çok sevdiği için, fakir ailelerin çocukları için anaokulu açacağını söylemiş. Ee güzel sonuçta alacağı parayı en azından hizmet sektörüne harcayacak. Benim isteğim de Asena'nın birinci olması. Ama jüri ne bulduysa şu Zeynep Tokuş'ta. İlla da onu birinci yapacaklar. Aslında jüri üyeleri de iki yüzlü. Hem Zeynep Tokuş hakkında arkasından konuşuyorlar, dost sohbetlerinde eskileri açıp anlatıyorlar da anlatıyorlar. Sonra yarışma günü ne oluyorsa artık anlamadım. Hooppp oylar, arkasından konuşulan Zeynep Tokuşa veriliyor. Vallahi bilemem buz üzerinde şık durmakla, kaymak arasında farklar var. Zeynep Tokuş yalnızca buz üzerinde şık duruyor, kayamıyor. Fakat Asena alışık olduğumuz görüntüsünden farklı göründüğü için onu bir türlü buzda kayarkenki haline yakıştıramıyor jüri. Yanlış yapılıyor yanlış... Alın Zeynep Tokuş'unuzu, birinci yapın sevgili Jüri üyeleri. Sonra pişman olacaksınız ama iş işten geçecek...