Sevgili okurlarım, İzmirli hemşehrim ve çok sevdiğim arkadaşım olan İstanbul'un en iyi DJ'si Suat Ateşdağlı'nın 23 yıllık müzik yaşamına damgasını vurduracak bir CD yapıp müzikseverlere sunması beni çok etkiledi.
Geçtiğimiz günlerde Akmerkez de D&R Müzik Market'e girdiğimde, inanılmaz sevdiğim "Love Story" adlı müziğin Remix halini duyunca hemen orada çalışan bir arkadaşa, bu çalan parçanın CD'i var mı diye sordum.
"Evet var ve şu an, Bosphorus Night by Suat Ateşdağlı adıyla piyasaya yeni çıktı" dedi.
Üstüne üstlük, şu an satışlarda da 1 numaraya yükselmiş...
[b]23 yıllık emeğin karşılığı...[/b]
Canım arkadaşım Suat, dedim kendi kendime... Bravo işte, 23 yılık emeğinin karşılığını, ilk çıkardığın albümünün 1 numaraya yükselmesiyle aldın, dedim. Hemen 3 tane "Bosphorus Night by Suat Ateşdağlı'' isimli CD'den alıp D&R'dan çıktım. Bir iki işimi daha halledip, Akmerkez'de soluğu arabada aldım. CD'yi dinlemeye başladım. Aman Tanrım, inanılmaz güzel parçalar vardı. İçlerinde en sevdiğim şarkı ise yine yakın arkadaşım olan sevgili Cem (lakabı Funky C) ile birlikte Suat'ın düzenledikleri "Ciao Bella'' oldu. Tabi daha içinde neler yok neler. Dünyanın en hit parçalarının yeni versiyonlu haliyle, ortaya mükemmel bir albüm çıkmış. Eee tabi, 5 parçalık albümde 4 yerli sanatçının da parçaları var. Ajda Pekkan, Kenan Doğulu, Sezen Aksu ve Serdar Ortaç'ın en özel parçalarını da bu albümde bulabilirsiniz...
[b]Övgü dolu yorumlar aldım[/b]
Aldığım 3 albümün 1 tanesini eşime, 1 tanesini değerli müzik adamı Olcayto Ahmet Tuğsuz'a hediye ettim. Onların da CD ile ilgili övgü dolu yorumlarını duyduktan sonra, muhteşem CD'yi hazırlayan ve satış piyasasında 1 numaraya yükselten sevgili Suat'ı aradım.
Tebrikler, tebrikler, dedim. Adına yıllardır verdiğin emeğe değer bir CD yapmışsın, diyerek kendisini tebrik ettim. Çünkü Suat Ateşdağlı'yı yalnızca İstanbul'un en popüler mekanı Reina'da ve Antalya Adam Eve Hotel'de, bir de özellikle İstanbul'un en şık düğünlerinde çaldığı müziklerle dinleyebiliyorduk. Şimdi ise artık evimde, arabamda kısaca canımın istediği her yerde, onun çaldığı birbirinden şık parçaları dinleme fırsatım var.
Ama en hoşuma giden ne oldu biliyor musunuz?
Suat Ateşdağlı'nın çıkardığı CD'nin arkasında, kendisine destek veren dostlarını unutmayarak "TEŞEKKÜRLER'' başlıklı yazısı beni duygulandırdı. Bakın neler demiş:
- Uzun uğraşlar sonucunda her gecce çaldığım parçalardan, sizlere mix'li bir complation hazırladım. Tüm Reina Çalışanlarına, Mehmet Koçarslan'a Ali Ünal'a, mesleğimde bana büyük destek veren aileme ve de en önemlisi, her zaman başarılarımla gurur duyan canım oğlum Emir Ateşdağlı'ya ve onu dünyaya getiren sevgili Gülşah'a teşekkür ediyorum.
Tabi daha bir çok isme de teşekkür hitabı beni çok etkiledi, hem de çok. Tavsiye ediyorum mutlaka arşivinizde böylesine güzel müzik keyfi yaşatacak bir CD'nizin bulunması lazım...
Eşimle haftasonu kaçamağı
Gelelim hafta sonu eşim ile yaptığımız İstanbul'daki küçük kaçamak geccemize ve ertesi gününe. Sevgili Ahu Aysal'ın sahibi olduğu Kuruçeşme'de bulunan Les Ottomans'daki maceramıza. Otele adımınızı atar atmaz, kendinizi bambaşka bir yerde hissetmeye başlıyorsunuz bile. İnanılmaz güler yüzlü bir personel... Şıklık içinde gelen konuklarını rahat ettirmek için elerinden geleni yapıyorlar. Sevgili Zeynep Fadıllıoğlu ve Ahu Aysal'ın ortak zevkiyle hazırlanan bu dünya güzeli otelin odalarını, sevgili İsmail Acar'ın tabloları da süslemiş. Toplam 10 odalı olan Les Ottoman'ın, biz Rubby adlı odasında konakladık. Otelde her odaya döşenme tarzına göre isim verilmiş. Odaya adım atar atmaz, hayran kaldık. Çift katlı olan odamızda istenilen her türlü lüks düşünülmüş. Modern ve Osmanlı tarzının bu kadar güzel harmanlandığını ben ilk kez Les Ottomans'da gördüm. Harika bir gecceden sonra, Boğaz'a karşı odamızda yaptığımız kahvaltının ardından, Hotel Les Ottomans'ın spa katına indik...
Böyle bir otel yok
Hotel Les Ottomans Caudalie Vinotherapie Spa mükemmel hazırlanmış. Aqua World (su dünyası), kapalı yüzme havuzu, jakuzi, macera duşu, ısıtılmış seramik yataklar ve sıvı ses havuzu... Bu havuzun en büyük özelliği, 20 dakika içinde kaldığınız zaman, 6 saatlik bir uyku almış kadar vücudunuz zindelik kazanıyormuş. Hemen denedim ve gerçekten zımba gizi çıktım ses havuzundan... Başınızı suyun içine soktuğunuzda kulağınıza inanılmaz bir müzik geliyor, giderseniz tavsiye ederim. Fin saunası da var. Buz çeşmesinden sürekli buz akıyor ve vücudunuzu bu buz ile masaj yaparak kan dolaşımınızı hızlandırıyorsunuz. Oksijen odası, o da harika bir şey... Vücudunuzdaki oksijeni önce ölçüyorlar ve ne kadar gerekliyse o kadar oksijen takviyesini size veriyorlar. Geleneksel Türk hamamı, tuzlu soluma lakonyumunu da denedim harika. Bu odada bütün vücudunuzun içine soluduğunuz hava, sizin daha rahat nefes alma ve zinde olmanızı sağlıyor. Meditasyon vahası ise bir olay. Bakım odaları, solaryum, pilates, fitness center ve vitamin barı ile harika bir Spa. Bir de oksijenli su makinesi var. Susadığınız zaman basıyorsunuz çeşmesine, ohhhhhhhh, oksijenle dolu su ciğerlerinizle buluşup sizi rahatlatıyor...
Masajlara gelince...
İnanılmaz şık odalarda ve Fransa'nın en ünlü kozmetik markası olan Caudalie ürünleriyle masajınız ya da cilt bakımınız yapılıyor. 17 masaj çeşidi olan Spa'da eşim ve ben çiftler için özel olarak hazırlanmış odamızda iki kişilik ayak ritüeli ile başladık işe... Daha sonra bayanlar için sıkılaştırıcı esanslı siluet masajı ve eşim için ise Harmonizing Asya yağsız masajı yapıldı. Caudalie masajı olan Divine Duo ile devam edilen büyük jakuzinin tadını çıkarıp, Pranayama teknikleri ile zihinlerimizi sakinleştirdik. Bitişte ise Fin saunası, aromalı buhar banyosu ve buz çeşmesi ile duyularımızı canlandırarak, Hotel Les Ottomans Spa'dan güleryüzlü personelin sevgi dolu bakışlarıyla ayrıldık.
Bu arada orada gördüğüm isimleri saysam şaşırırsınız... Türkiye'nin en önde gelen bir bankasının sahibi, otomobil sektörünün bir duayeni, ayrıca ünlü bir gazete ile televizyonun sahibi olan ve ailesi ile orada bulunan ünlü bir isim... Daha kimler yoktu kimler.
Zaten toplam 200 kişi ile sınırlanan üyelik, şu ana kadar 180 üyeye gelmiş. Sevgili Ahu Aysal daha fazla kişinin üye olmasını istemiyormuş. Üye olmak içinde epeyce bir prosüdürden geçiriliyormuşsunuz.
Ayrıcalıklı yapılan her şey, ayrıcalıklı kişilere sunulursa keyif verir.
Tebrikler Ahu Aysal, İstanbul'a hediye ettiğin bu şık otel için.
Aslında Ahu Aysal'ın da kendisi bir hediye İstanbul için...
Yalnızca tanımanız lazım....