80'li yılların sahne yıldızlarından Harika Avcı'nın son dönemde yaşadığı olumsuzluklar bir kadın olarak beni derinden etkiledi... Kendisini kişisel olarak tanınmama rağmen son bir haftadır basına yansımış olduğu dramı gerçekten içler acısı...Hele 'Kafama sıkar giderim' demesi..
Benim jenerasyonum Harika Avcı'nın filmleriyle büyüdü. Gerçekten çok güzel bir kadındı. Hala da güzel. Neden bu kadar olumsuzluklar yaşadığını ise anlamakta zorlanıyorum. Işıltılı dünyanın ikinci yüzünü, Harika Avcı'nın yaşadıklarından şu anda görüyoruz. Tabii bu yalnızca Harika Avcı'nın dramı değil, daha öncede buna benzer bir çok şöhretli isimlerin dramlarına tanık olduk.. (Duyulmayanlar hariç...)
Bu kadar ışıltılı yaşarken yıldız kayması neden acaba? Yaşam bir denge ( karma) üzerine kurulu. Bu çok ince çizgiyi tutturup devam eden sanatçıların yıldızı zaten her zaman parlıyor. Seda Sayan, Hülya Avşar, Ajda Pekkan gibi örnekler yaşayan yıldızlarımız zaten. Nedense 80'li yılların yıldızları kendilerini 2000'li yıllara adapte edemediler. Nerede Serpil Çakmaklı, Ahu Tuğba, Deniz Akbulut, Bahar Öztan, Tarık Tarcan, Yaşar Alptekin, Engin Koç..Bir çok ünlü şu anda ünsüzler!. Bunun sebebi zamana uyumsuzluk mu, yoksa kendini geliştirememek mi?..
Ama benim inandığım bir şey var: "Düşenin yanında olmak." Ne olursa olsun çok eski bir zamanda dahi kalsa yaşanan arkadaşlıkları dostları şu anda Harika Avcı'nın yanında olmaları gerekiyor. Zamanın en güzel kadını değilmiy di o? Herkes Harika Avcı ile bir fotoğraf çektirmek için bir selam vermek için birbirinin üzerinden atlamıyor muydu? Nerede şimdi o dostlar nerede? ''Düşenin dostu olmaz'' atasözümüz bu anlamda ne kadar doğru çıkıyor değil mi? Ben Harika Avcı'yı eski ya da yeni tanıyanları duyarlılığa davet edip yanında olmaları gerektiğine inanıyorum. Sanatçı dostları ve gazeteci arkadaşları da buna dahil. Yaşam bu, kime ne zaman ne getireceği belli değil. Deniz gibidir yaşam, dalga bir yere vurur ki ne olduğunu anlamayız. Ama bir de o dalga yavaş yavaş yükselir. İşte bizler dalganın yere vurduğu anda dostlarımızın arkadaşlarımızın yanında olmalıyız. Dalga yükselirken değil...
Gelelim sosyetenin Androit "Yaratığa benzetilmiş halleri''.. Aslında onlar ördek dudaklı kadınlarımız. Vatan gazetesi yazarı Selahattin Duman geçen Pazar günkü yazısında bazı sosyetik kadınlarımızı Androit'e benzetmiş. Hepsinde bir Angelina Jolie merakı var demiş ve bazı plastik cerrahı doktorlarında görüşlerini almış. Aslında yazdığı yazıda haklı. Artık abartılmış durumda her kadın hatta genç kızlarımız her dakika bir taraflarına botox sıktırıyor. Yaşı 30'ları aşmış kadınlarımızın bunu yaptırmasına asla karşı değilim. Bu kırışmış elbisenin düzeltilmesi gibi bir şey insanın kendine saygısı kendini aynada daha şık görmesi kendine güveninin daha yerine gelmesini sağlıyor...
20'li yaşlarda ki tazecik genç kızların botox ya da burun estetiği ameliyatlarına karşıyım. Birçok konuştuğum sosyetik anne bundan yana dertli. Kızları, "Anne sen yaptırıyorsun ama bende yaptıracağım" ya da "Arkadaşım yaptırdı" diyerek estetik merkezinin yolunu tutturuyorlarmış. Bakın Derin Mermerci'ye kız ne hale geldi. Daha 25 yaşında değil annesi Ender Mermerci'den daha fazla botox var yüzünde Özlem Önal ona keza Melissa Eliyeşil, Yağmur Ünal, Lara Kamhi, Ayşe Çavuşoğlu, Selin Denizli, Hande Demir Acar daha kimler kimler yazmakla bitiremem. Aslında ''Androit''olan bu küçük kadınlar, anneleri değil...