Geçtiğimiz hafta İstanbul Longtable Restaurant’ta Deniz Seki’yi izlemeye gittik. Gerçi biz bir hafta rötarlı gittik çünkü çıktığı ilk hafta eşim ve ben yurt dışındaydık. ‘Offf ya kaçırdık derken’ bir baktım ikinci hafta ‘mavi’ konsept ile yoğun istek üzerine bir daha çıkacağını duydum.
Hemen organize olup Deniz Seki’yi, eşim, sevgili arkadaşlarım Ayla ve Levent Öztürk, modanın kraliçesi Nur Yerlitaş, benim sevimli,dünya iyisi ve çocuk kadar saf kalpli Ayşe Özyılmazel’im ve dünya güzeli annesi Oya Germen ile dinlemeye gittik.
Hep birlikte keyifli, bol makaralı, şahane bir gecce geçirdik. Zaten Longtable deyince benim için akan sular duruyor. Gerçekten İstanbul’un en ambianslı ve menüsünün en güzel olduğu restaurant. Canım arkadaşım İzzet Çapa’nın mekanı diye demiyorum ama gerçekten güzel, hakkını vermek lazım. Gerçi İzzet’i kıskanmayan da az değil ya neyse onları şimdi burada yazmayayım ama bir ara yazacağım.
Gelelim sevgili Deniz Seki’ye.. Gerçekten eskisinden çok daha güzelleşmiş, daha diri daha duru olmuş. Zaten ben her zaman onun hem yorumunu, hem de kendisini sevmişimdir. Başına da ne geldiyse onun pamuk gibi yumuşak kalbinden gelmiştir. Allah bir daha onun karşısına Hüsnü Şenlendirici gibi birisini asla çıkarmasın. Zaten ben o ilişkiyi duyduğumda yazmıştım ‘Çok yanlış yapıyorsun Deniz Seki, bu adam evli ve de benim bildiğim Nazire de bu adamı asla boşamaz’ diye.. Ne oldu aynen dedim oldu aman neyse Deniz kurtuldu eski güzel yaşantısına döndü ya şükürler olsun…
Deniz Seki o gecce sahnede gerçekten pırıl pırıl parlıyordu. Giydiği mavi kıyafeti ise çok şık ve zarifti. Şarkılarını zaten söylememe gerek yok, enfes bir konser izledik. Doğrusu kimi şarkıda melankoli olduk kiminde neşelendik, tekrar hoş geldin diyorum sevgili Deniz sana, hep aramızda ol, hep aramızda kal emi?
Bir ara konuklar arasında olan sevgili Erol Evgin’i sahneye davet etti Deniz Seki. Ya bayılıyorum Erol Evgin’e ben, 10 yaşında nasıl tanıdıysam onu hala aynı. Ben 40 yaşıma merdiven dayadım ama maşallah Erol Evgin sanki 30’luk delikanlı tu tu tu maşallah!!
O gecce Deniz Seki’yi izlemeye gelenler arasında Doğa Rutkay da vardı. Sanırım menajeri ile gelmiş hemen yan masamızdaydı ama sanki bizim masada oturur gibiydi. Gecce boyu sohbet edildi duruldu, güzel kız aslında ama o da ikili ilişkilerde istikrarı yakalayamıyor aynı bizim Ayşe Özyılmazel gibi. Bizim Ayşe’nin artık aklı başına gelmeli ve tanışıp aşık olduğu adamları artık yere göre koymayı bırakmalı. Son ilişkisi Murat Dalkılıç ne oldu, balon gibi patladı. Adam sessiz sedasız gidiverdi Ayşe’nin yanından. Nedendir, ne olmuş bellideğil. Eee Ayşe yere göre koyamadı Murat’ı, elinden tuttu tüm dostlarınla tanıştırdı. Yetmedi bas bas bağrındı aşık oldum diye. Sonra ne oldu adama ‘aaaa ben neymişim be’ dedi.
Bak Ayşe artık kendi değerini bil. Bir kere dünya güzeli bir annen var arkanda. Sana bir şey olmaz, sen ise bir çocuk kadar safsın için dışın bir sevincini, üzüntünü, heyecanını anında yaşayan ve bunu haykıran birisin. Ama karşındakiler böyle değil, sen müzik kariyerinde ilerlemeye bak. Seni iş yaşamında daha çok başarılar bekliyor. Bırak aşkı biraz bir kenara o zamanı gelince senin kapını çalacak nasılsa. Sen benim pırıl kalpli güzel kızımsın…
Deniz Seki’yi izlemeye gelenler arasında manken Ece Gürsel ve sevgilisi İsmail Tunçbilek de vardı. Vallahi bravo Ece’ye. Zamanında ne olduysa oldu gözüyle bakıp Deniz Seki’yi dinlemeye gelmiş, ona destek olmuş ya söylenecek söz yok. Ben buna aferin derim.
Bir de konuklar arasında İpek Tuzcuoğlu ve işadamı sevgilisi Aziz Birsin vardı. Onların masasında da ünlü işletmeci Emre Ergani’den olaylı bir şekilde boşanan Şebnem Işık vardı. Ben çok beğenir ve severim Şebnem’i. İnşallah o da yaşadığı tatsızlıkları bir daha yaşamaz.
Ay bir ara dedim ki şimdi İpek Tuzcuoğlu’nun sevgilisi Aziz Birsin alır mı Deniz Seki’nin elinden mikrofonu, kitlermi şimdi herkesi diye!! Ama Allaha şükür olmadı çünkü hep duyarım Aziz Bey şarkı okumaya çok meraklıymış ve nereye gitse birini dinlemeye, alır mikrofonu okurmuş bir iki parça. Ama ben Deniz Seki’nin sahnesini ve sesini özlediğim için onu kimsenin bölmesini istemedim doğrusu.
O gecce Longtable hınca hınç doluydu ama çok kaliteli bir kalabalık vardı. Yani anlayacağınız Deniz Seki’yi Longtable’de çıkartarak yine güzel bir şıklığa imza attı İzzet Çapa, ne diyelim kıskananlar çatlasın….
[b]ÖZCAN DENİZ’Lİ GÜNAY[/b]
Sevgili Özcan Deniz, geçtiğimiz hafta Günay Restaurant’ta sahne aldı. Biz de tabi dinlemeye gittik. Kaçar mı hiç yıllar olmuş Özcan Deniz’i sahneden izlemeyeli.
Gerçekten de enfes bir müzik ziyafeti çekti gelen konuklara. Ne şahane bir duruşu var Özcan Deniz’in sahnede. Ya bu çocuk daha fazla çıkmalı, sahneler daha fazla hayranlarıyla iç içe olmalı.
Gerçi yaptığı dizilerden dolayı Allah’a şükür her hafta evlerimize konuk oluyor ama Özcan Deniz müzik adamı ve sahneye çok yakışıyor.
O gecce kendisinde benim için hiçbir zaman unutmadığım bir şarkısını istedim, o da şaşırdı.
Taaa yıllar önce daha İzmir’de lise yıllarımda Alsancak’ta çok güzel ve büyük bir klüp vardı..
Arkadaşlarım dedi ki ‘Gül biliyor musun Özcan Deniz hafta sonu Nix’te sahne alacakmış’ Haydee biz toplandık yaklaşık 30 kişi zaten hep koloni halde dolaşırdık, bir yere mi gidilecek en az 30 kişi olurduk hey gidi günler hey.
Tabi gittik Nix’e Özcan Deniz çıktı sahneye. Aman tanırım dedim ya bu nedir böyle heykel gibi duruyor sahnede. İlk şarkısı da Meleğim’di hiç unutmamam, çok etkilenmiş çok sevmiştim o şarkıyı. İşte İzmir’deki 23 yıl evvel dinlediğim o şarkıyı yine istedim ve yine Özcan Deniz’den dinledim. Aynı ses aynı duruş vardı yine karşımda harikaydı. O gecce doğrusu gelen tüm konuklar da (özellikle bayanlar) ağzımız kulaklarımızda dinledik Özcan Deniz’i. Yolun hep açık olsun sevgili Özcan Deniz, sen her şeyin en iyisine en güzeline layıksın…