O Ajda Pekkan ki Türkiye'de yılların moda ikonu. Ne giyinse, ne taksa, saçını nasıl boyasa nasıl model kesim yaptırsa, tüm bayan hayranlarını kendi moda akımının içine alıyordu. Geçtiğimiz günlerde İstanbul'un en popüler mekanı olan Reina'da özel bir geccenin davetinde verdiği konserde giydiği sahne kostümleri komik ötesiydi...
Kırmızı tüllü şapkası. Bir hafta önce aynı şapkanın bir benzeri ile popçu Gülşen boy göstermişti sahnelerde. Hatta herkes Gülşen'in şapkasıyla dalga geçip espriler yapmıştı. Ajda Pekkan bunu göre göre, duya duya aynı hataya nasıl düştü de..
Oda volanlı tüllü kırmızı şapkayı o sarı saçlarının üzerine takıp sahneye çıktı anlamış değilim. Elbisesine gelince: Kötü ötesi kötü hiçbir detay hiçbir şıklık olmayan üstelik renk ve model olarak sıradan bir elbiseyle nasıl boy gösterir sahnelerde. Türkiye'nin moda ikonu bir anda moda balonu olup çıktı ortalara. Ajda Pekkan'ın acil modacısını değiştirmesi lazım. Bakalım Bodrum Antik tiyatroda vereceği konserinde giyeceği kostümleri nasıl olacak. İnşallah 15 yaşında ki genç kızlar gibi volanlı etekler ve tenine saçına yakışmayan nar kırmızısı elbiseler ile çıkmaz seyirci karşısına....
Gelelim Göcek'te kiraladığı yat ile tatilini Türkiye'de geçirmeyi tercih eden Demi Moore kızları ve genç sevgilisine. Tabii tüm medyanın ilgi odağı oldular.. Sırf medya ile kalsalar iyi.. Türkiye'nin önde gelen sanayici iş adamları ve karılarının da ilgi odağı oluverdi Demi Moore ve ailesi. Demi'yi evlerinde ya da yatlarında ağırlayabilmek için adete yarıştılar. Bu yarışı, armatör Kahraman Sadıkoğlu ve karısı Jülide Sadıkoğlu kazandı. Sadıkoğlu ailesi, yüzen adaya davet ettikleri Demi Moore ve ailesini bir güzel ağırladılar yedirdiler, içirdiler, üstüne de milli Türk kahvesini içirip ünlü aktrisin kahve falına baktılar....
İnanamıyorum. Ama inandım ve gazetelerde Kahraman Sadıkoğlu ve eşi Jülide Sadıkoğlu'nun Demi Moore ile boy boy manşetten resimlerini görünce.. hahaha dedim.. Tam bizim sosyeteye yakışan resimler olmuş. Koskoca insanlar almışlar Demi ve sevgilisini aralarına elerinde kahve fincanları. Kahraman beyin eşi Jülide hanım Demi Moor'un kahve falına bakıyor. " Demi'ciğim yakında sana bir bebek daha görülüyor'' diyerek Jülide Hanım fal bakıyor. Fal bakılırken eee kendi fotoğraf makineleriyle çekilen hatıra fotoğrafları pek marifetmiş gibi basına dağıtılıyor. Dosta düşmana basın yoluyla Demi Moore'u teknelerinde ağırlayıp bir de hatıra fotoğrafı çektirdiklerini resmileştiriyorlar. ..
Yazık yazık. Koskoca insanlar unlarını elemişler eleklerini asmışlar, hala nelerle uğraşıyorlar. Demi Moore da bu daveti kabul edip yüzen adaya ailesi ile biniyor. Koskoca iş adamının karısına fal baktırıyor hatıra fotoğrafı çektiriyor. Ama bu fotolar Türk medyasına dağıtılarak eşe dosta hava atılıyor. ..
Gülben Ergen kim tutar seni. Papağanları bile dile getirdin. Sibel Can konuşacak ve konuşturacak kimse bulamayınca aldı koca kuşu kucağına hanımefendi Sibel kızımız kuşu konuşturmaya çalıştı o ki
kimseyle dalaşmaz laf söylemez hanımız ya!!! Kuşuyla konuşuyor konuşturuyor. Sibel Can ile Gülben Ergen ne zaman aynı kulvarda koşmaya başladılar da bir de üstüne dalaş başladı. Doğrusu çok şaşırdım bu sürpriz oldu. Sibel Can yıllarca durdu durdu şimdi Gülben Ergen'e sardırmaya başladı. Yılların acısını mı çıkartmak istiyor nedir anlamadım. Anladığım şu ki bu kulvarda Gülben Ergen hepinizi yedi. Kariyerde yaparım çocuk da dedi... en azından Gülben, papağanlarla konuşup poposunu millileştirmedi....