Sevgili Çağla Şıkel ve Emre Altuğ sonunda evlendiler. Allah onları bir yastıkta ömür boyu kocatsın. Evlendikleri günün ben şahsen çok daha büyülü olmasını bekliyordum fakat o da ne? Düğün değil sanki canlı yayında program yapıyordu Emre Altuğ ve Çağla Şıkel. Hiçbir romantizmi ve de büyüsü olmayan yalnızca yapılması gereken bir düğün gibi olmuş. Oysa daha romantik, daha naif bir düğün yakışırdı kendilerine. Bir de Çağla Şıkel'in nikah şahitlerinden biri de bence Çağla Şıkel'i Çağla Şıkel yapan, ona çok emek harcayan sevgili Uğurkan Erez olmalıydı. Bu tamamen benim fikrim fakat kulağıma fısıldananlar da bu şekildeydi.. Onları yakından tanıyan herkes, 'Uğurkan Erez'in emeği çok büyüktür Çağla üzerinde şaşırdık kaldık, Çağla'nın en özel gününde en özel dostu Uğurkan olmalıydı nikah şahiti' diyordu..
Demek ki iş yaşamında şu anda önde olan dostları daha ağır basmış Çağla için. Bir dönemler eski nişanlısı Bozok Gören'den ayrıldıktan sonra epey çalkantılı bir aşk hayatı yaşayan ve de tüm magazin basınının sürekli dikkatlerini üzerine çeken Çağla Şıkel'i o zamanlar, yine onu yaratan Uğurkan Erez çıkıp savunmuştu. Çağla'nın asla magazin sayfalarında göründüğü gibi deli dolu, nerede sabah orada akşam yaşamayan, yazılan herkesin onun sevgilisi olmadığını savunan tek isim Uğurkan Erez'di. Bunları aslında kimse unutmadı fakat Çağla Şıkel herhalde unuttu...
Gelelim Çağla Şıkel'in Cengiz Abazoğlu imzalı gelinliğine. Gerçekten sevimli ve yüzünde sürekli gülerken güller açan modacımız Cengiz Abazoğlu'na ne oldu anlamıyorum. Son bir yıldır hazırladığı kıyafetler sanki kişilerin üzerinde ağlıyor. Çağla Şıkel'in gelinliği de ona keza Çağla Şıkel'e hiç mi hiç yakışmamış. Allah aşkına başındaki çember neydi öyle, onlar kaldı ki mi hala, sanki Cennet Mahallesi'nin dizi setinde mahalle düğününde, olmamış açıkçası. Daha görkemli bir gelin bekliyorduk biz; Laleli piyasasında bile o gelinliklerden artık satılmıyor. Cengiz Abazoğlu bence bir an önce silkelenip eski çizgisine gelmeli ve kapaktan fırlamış kadınları tekrar karşımıza dizmeli; yoksa bir varmış bir yokmuş modacılar kervanına katılır gider.
Halbuki Cengiz Abazoğlu'nun işine aşık biri olduğunu biliyorum. Bana kalırsa etrafındaki seslere artık kulak asmamalı ve bir an önce de özüne dönmeli. Nerede eski Cengiz Abazoğlu gerçekten arar olduk kendisini..
[b]GECCE.COM'UN SUADA YAPILAN MUHTEŞEM GECCESİ HALA KONUŞULUYOR...[/b]
İnanılmaz derecede mutluyum çünkü 4 Ağustos geccesi 'www.gecce.com'un geleneksel mekan oscarları ödül geccesinin 7. yılını Suada'da muhteşem bir güzellikte kutladık. Hem de ne kutlama, hala herkes gecce.com'un geccesinden bahsediyor.. Hande Yener'in sahne aldığı geccede Kenana Doğulu'nun davetliler arasında olmasını fırsat bilen Hande Yener, Kenan Doğulu'yu sahneye etmişti, hatırlarsınız.. Bu düet herkesin dilinde hala..
Eski futbolcu olan İlhan Mansız, gazeteci Mesut Yar ve reklamcı Hakan Kural'ın geccenin geccesinde sahneye çıkıp şarkı söylemeleri herkesi şaşırttı, özellikle Mesut Yar'ın sesi çok beğenildi ve de hala konuşuluyor. 'Var mısın Yok musun' yarışmasının yapımcısı ve sunucusu Acun Ilıcalı ile Beyaz'ın gecce.com'un ödül törenini sahnede beraber sunmalarını ve de Acun Ilıcalı'nın ilk kez böyle bir organizasyonda yalnızca www.gecce.com geccesine özel sunum yapmasını, bir de benim kıyafetimi kimin hazırladığı konuşuluyor da konuşuluyor..
[resim=2008081299ART_0022(1)jpg][/resim]
Buradan bir kez daha geccemize katılan herkese sevgilerimi yolluyor ve de gecce.com'un geccesinde giydiğim kıyafeti kimin hazırladığını sizlere buradan yazıyorum. Kendi köşeme gecce.com'un geccesinde çekilmiş resimlerimi koyduktan sonra nasıl mail bombardımanına tutulduğumu anlatamam sizlere.. Bana övgü dolu mail atan tüm okurlarıma buradan tekrar teşekkür ediyorum ve de kıyafetimi hazırlayan modacıyı sizlere söylüyorum. Sizlerden gelen o övgü dolu maillere tek tek cevap vermek isterdim fakat böylesinin daha kolay olacağını düşündüm. Gecce.com'un geccesinde giydiğim ipek şifon inci beyazı kıyafetimi İzmir'in tanınmış modacısı Ertan Kayıtken hazırladı. Buradan sizlere duyurulur. Gelelim kıyafetimin macerasına...
İnanır mısınız Suada'da 4 Ağustos geccesi düzenleyeceğimiz gecceye dört gün kala ben ne giyeceğimi bilmezken asistanım masama her hafta tarafıma düzenli gelen Diva Dergisi'ni koydu. Kapakta inanılmaz hoş bir bayan ve üzerinde de leylak rengi uçuşan bir tuvalet vardı; gözlerim kamaştı.. Diva Dergisi İzmir çıkışlı haftalık bir dergi olduğundan o güzel kıyafetin yaratıcısı kesin Ertan Kayıtken'dir diyerek telefona sarıldım ve de sevgili dostum Ertan'ı aradım. Allah'ım iyi ki de aramışım gözümü kamaştıran tuvaleti Ertan Kayıtken hazırlamış; yanılmamışım. Ben telefonda başladım Ertan'ı ikna etmeye; 'hadi ne olur senin hazırlamanı istiyorum, biliyorum üç gün var ama sen yaparsın' gibi başladım telefonda ağlaşmaya. Daha fazla ağlaşmama dayanamayan melek kalpli Ertan'ım, 'hadi atla uçağa İzmir'e gel milaj provası alıp renk beğenelim' demez mi! Aman Tanrım hemen İzmir'e yer bulundu ve de aynı gün içinde gidildi. Sevgili Ertan Kayıtken ve ekibi milaj provası ve renk seçiminden sonra beni aynı gün akşam uçağı ile İstanbul'a uğurladılar. Ben giderken Ertan 'Merak etme 4 ağustos Pazartesi sabahı kıyafetin evinde olacak ve de akşam davette giyeceksin' dedi..
Sevgili Ertan Kayıtken sözünü tutmuş ve de sağ kolu olan Yiğit ile tuvaletimi eve kadar 4 Ağustos günü teslim etmişti. Buradan tekrar teşekkür ediyorum sevgili Ertan Kayıtken ve ekibine; ellerinize sağlık.
Gelelim uçuş uçuş olan kıyafetime, gerçekten herkes tarafından çok beğenildi. Geccemize gelenlere kimin hazırladığını söyleyebildim fakat gecceye katılamayıp www.gecce.com sayesinde dünyanın dört bir yanından internet yoluyla bizi takip eden okuyucularımın hepsi merak etmişti kıyafetimi kimin hazırladığını o yüzden böyle bir yazı yazmak istedim ve de sizleri becerikli, yüksek ruhlu ve de dünya tatlısı bir modacı ile tanıştırayım dedim.. İyi yapmışım değil mi?