BU TÜR HACILI HOCALI BÜYÜLÜ OKUMALAR TARZIM DEĞİL AMMA!!!
Okuyanların kulaklarına belki pırlanta olur da bir daha hacıya, hocaya takacaklarına, kulaklarına pırlanta küpe takarlar...
Efendim hacı, hoca, falcı derken, mutlaka herkes bir kez uğramıştır bu muhterem zatlara uğrayanlar artık hayattan ümidi kesmiş, bıkkın, ezik, aciz insanlardır genelde. Yaşamdaki başarısızlığının, sevgisizliğinin, içindeki nefretin dürtüsüdür hacılarla, hocalarla, cincilerle işbirliği etmek.
Fakat artık tehlike sinyalleri had safhada... Herkes tetikte... Öldürüleceğim, kaza yapacağım gibi vesveseler ... "Bana kim büyü yapıyor da her şeyim ters, kocamla kötüyüm, sevgilimden sebepsiz ayrıldım, işlerim kötü" diye başlayan şüphecilik evdeki hizmetçilerden kuşkulanma noktasına kadar gidiyor. Artık bu konu kanayan bir yara oldu. Kiminle konuşsam herkes aynı panikte. Bir çok kişi de haksız değil. Gerçekten insanı delirtecek noktaya getiriyorlar.
Peki bu büyü işi ile uğraşan kişiler evli yada boşanmış ise, bir de çocuğu varsa ve bir takım büyü ve hacı hoca takımı işlerine küçücük çocukları nasıl tepki gösteriyor? Annenin veya yakının bu tutkusuna içsel cevapları ne oluyor?
Tabii her çocukta ayrı tepkiler oluşur çok içine sokulursa... Çocuk da etkilenip yaşamını bu doğaüstü olaylara kaptırıyor... Okulda dersleri zayıfsa anneden yardım istiyor. "Anne hani senin tanıdığın duacı hoca var ya söylesen derslerim iyi olsun diye, bir şeyler yapsın ya da arkaşlarım benimle ilgilenmiyor. Hocaya bana arkadaşlarımın sıcak davranması için bir şeyler yaptır" gibi isteklerde bulunmaya başlıyor. Hele boşanmış anne ve babanın çocukları bu büyücü ve hoca takımı ile daha da yüzyüze kalıp ilgi alanlarını buna çeviriyorlar.
Bunla yetinmeyip büyü olayına ebeveyni tarafından teşvik edilerek kullanılıyorlar. Baba evine ya da anne evine giderken ebeveyni tarafından verilen birtakım büyülü ve okunmuş malzemeleri çocuklar bizzat kendileri taşıyor. Aklı eren çocuklar ise talimat gereği neyi nasıl kullanacağını bilerek büyüyü kendileri yapıyor.
Ama ya sonrası ne oluyor? İçine kapanık, anne babanın ayrılığını içine sindiremeyen hovarda bir anne ve babaya sahip olan ya da anne ve babanın yaşamında başka birilerinin olmasını kaldıramayan çocuklara ne oluyor.
Bu büyücülerin çocukları zaman içerisinde dinsiz, Allah'a inanmayan herşeyi doğaüstü güçlerde arayan, şeytana inanan çocuklar oluyorlar. Geçtiğimiz yıllarda gençler arasında intihar çok sık duyuluyordu. Artık duyulmuyor. İntihar eden genç yok mu? Çok var ama etki tepki misali basın artık daha duyarlı olup özendirme ve merak uyandırmama adına bu haberleri yayınlamıyor. Bundan 3 yıl önce çok eğitimli sosyal statüleri iyi olan fakat ayrı bir anne ve babanın kızı sabah okula gitmek üzere evden çıkıp taksiye biniyor ve İstanbul Boğaz köprüsünde taksiyi durdurup kendini Boğaz köprüsünden aşağı atıyor. Yaşı 15... Üsküdar Amerikan lisesinde okuyor. Neden? Neden? Neden?
Acılı anne baba ertesi gün çıkıp basına demeç veriyor: 'Kızımız okuldan eve, evden okula gidip gelen bir çocuktu. Tüm arkadaşları ve öğretmenleri tarafından sevilir, kibar ve nazik olmasıyla tanınırdı, hiçbir sorunu yoktu. Neden yaptı anlamadık. Şok yaşıyoruz" gibi laflar ettiler. Tabii, polis genç kızın arkadaşlarından tutun da öğretmenler odasından kendi odasında bulunan bilgisayarına kadar derin bir araştırmaya girdi. Sonuç.
İnternet sahasında, sanal ortamda "Demon, Şeytanın Çocukları'' adlı değişik gruplarla yaptığı konuşmaları, sanal ortamda yazışarak ayinlere katıldığını ortaya çıkardılar. Yazıştığı gençleri buldular. Ama en kötüsü genç kızın ailesi için içinde beslediği nefretti. Anne babasının ayrılığını asla kabul edemeyen kızın, annesinin ve babasının başkalarıyla birlikte olması gibi her türlü detayı, yüzlerini dahi görmediği bu arkadaşlarla paylaşması... Bir gün mutlaka birilerinin kurban edilmesi gerektiği düşüncesi ve bunun üzerine yeminler edilmesi... Sonunda genç kızı çıkmaza sokup intihar etmesine sebep oldu.
Gelelim bu işlerle uğraşıp evlatlarını alet eden ailelere ya da arkadaşların başına gelenlere. Güvenlik güçleri bu büyü olayı ve satanist gruplarını uyuşturucu kullanımı kadar tehlikeli ve önemli buluyor. Okullarla iş birliği yaparak garip davranışlar sergileyen çocukları ve aileleri takibe alarak genel bilgi toplama yoluna gidiyor. Müdahale edilmesi gereken yerde de müdahalede bulunuyorlar. Anne ve babanın yapamadığını yaparak genç bedenleri kurtarıyorlar.
Yaşasın demokrasi, yaşasın duyarlı güvenlik güçleri...
Ülkemi, polisimi, vatanımı ve evlatlarımızı kötü ruhlardan korumaya çalışan herkesi seviyorum.