KAHPE TUZAKLAR!

Yayın Tarihi : 11-02-2004 15:33
“Gamsız hayat herkese başka kurar kahpe tuzaklarını’’... Ne güzel bir şarkı sözü değil mi? Bir haftadan beri Candan Erçetin’in bu şarkısı dilimden düşmüyor. Neden acaba deyip deyip duruyordum kendi kendime. Meğerse etrafta gördüğüm, yaşadığım olaylar söyletiyormuş bu şarkıyı bana, bu sabah farkına vardım. Basmaya başladım lap top’umun tuşlarına. Bakalım bu parmaklar ne yazacak? Bıraktım kendi haline.. Size de yalnızca okumak düşecek. Geçen haftadan beri inanılmaz yoğunum biliyorsunuz… Aylardır büyük uğraşlar vererek hazırladığımız “İstanbul 2004 Best Place” dergimiz sonunda tüm kitapçıların raflarında efeler gibi duruyor. Deli gibi kitapçıları dolaşıp derginin uzaktan duruşunu seyrediyorum. Aman ne keyif.. Tabii bu benim ilk bebeğim. Aslında Türkiye’nin ilk bebeği.. Hiç yapılmamış bir yayın çıkardık, onun gururunu ayrıca yaşıyoruz ekip olarak.“Best Place” dergisini almadıysanız almanızı öneriyorum. Arşivinize mutlaka ilave edin, çünkü yılda bir kez çıkacak. Gelelim yazının başlığına.. Hakikaten gamsız hayat, yalan hayat, insanları da bir tuhaf yaptı. Sanatçısını, magazin sosyetesini bir tuhaflaştırdı. Son günlerin popüler ismi Vizontele Tuuba Ünsal, maşallah her röportajında ve televizyon programlarında başka başka ve tuhaf tuhaf röportajlar veriyor. Bir gün dediği, bir gününü tutmuyor. Kendisini tanımam ama bonibon şekerine benzediği için bana çok tatlı gelirdi şu son birkaç haftaya kadar. Şımardı mı? Ne oldu? Geçtiğimiz günlerde bir gazete röportajında elinin üzerindeki dövme ile ilgili gelen soruya şu yanıtı vermişti. “Mustafa Sandal ile büyük bir aşk yaşadım ve onun isminin baş harfini elimin üzerine dövme yaptırdım. Arkasında duruyorum. Çünkü benim için gerçekten büyük bir aşktı, pişman değilim’’ demişti. Daha sonraki röportajlarında ise artık kulağını kim çektiyse yüzde doksan dönüşle “çocukluktu, yaptırmamam lazımdı’’ gibi laflar geveleyip durmaya başladı. Akıllı ol kızım, daha yürümen gereken çok yol var. Bak ne güzel Yılmaz Erdoğan gibi bir ağabeyin, süper beyinli sevgilin Aksel Goldenberg gibi isimler var yanında. Onlara biraz akıl danış. Kendini bonibon şekeri gibi göstermekten de vazgeç. Gelelim Vizontele Tuuba filminin isminin neden Vizontele Tuuba olduğuna? Filmi izlediyseniz mutlaka farkına varmışsınızdır. Sakat kız babasının tayininden dolayı onca yolları aşıp Hakkari’ye varıyor. Şansına otobüsten iner inmez Deli Emin’le tanışıyor. Tanışırken isminin Tuba olduğunu söylüyor. Deli Emin de “Tuuğba ha” deyip “hiiiik” diye gülüyor. Tekrarlıyor, yumuşak ğ’si yok “Tuba” diyor ve Deli Emin ortasına şivesinden dolayı bir u daha koyup “Tuuba” diyor. Filmin esprisi zaten isimde var. Vizontele Tuuba olması çok doğal. Gelelim ikinci konuya magazin sosyetesinden yakınen tanıdığınız Siren Ertan’la geçtiğimiz gün Yıldırım Mayruk’un showroom’unda karşılaştım. İnanılmaz zayıflamış, bıcır bıcır oradan oraya koşuşturup duruyordu. Birara Barbaros Şansal’a, “nedir, sizinle mi çalışıyor?” dedim. “Hayır Abdi İpekçi’de yer tuttu, şu an dekorasyonu yapılıyor. Houte Couture mağazası açıyor. Bizde ona arkadaşları olarak destek oluyoruz ve benim atölyeme gelip deneyim kazanıyor” dedi. Hoşuma gitti. Ne güzel bir dayanışma, böyle dostlar kaldı mı? Bir ara Siren’e, sevgilisi Gökhan Çarmıklı’nın rahatsızlığını sordum. “Vallahi Gül, 3 aya kadar kilo vermesi lazım. Sigarayı bıraktı, alkol almıyor ve eğlence hayatına hiç çıkmıyoruz çünkü 3 ay sonra Amerika’da ameliyat olacak. Onun için onu kapalı yerlerden, sigarı dumanı olan mekanlardan uzak tutuyorum” dedi. İçimden ne vefakar sevgili, aferin kıza dedim. Ama dememin aynı geccesinde onları Ritz Carlton Otelin altında bulunan Redroom gecce klubünde gecceyarısı görünce şok geçirdim. Sanki öğlen bana söylediklerini söylememiş gibi kapalı, sigara dumanı ve herkesin alkol aldığı eğlence mekanına sevgilisiyle eğlenmeye geldi. Siren’ciğim bana söylediklerini başkalarına da mutlaka söylüyorsundur. Bence söyleme. Ya da söylediklerinle yaptıkların aynı olsun. İnsanları şaşırtmak her zaman güzel bir şey değildir. Sonra arkadan konuşurlar, sen de üzülürsün.