Geçtiğimiz hafta sonu bu yazın ilk tatilini Etur'un organizasyonunda Göçek Sarıgerme Robinson Club'te yaptık.
Yüksek standartta bir eğlence, spor, deniz ve yemek keyfiyle doyasıya bir hafta sonu geçirdik. Etur'un Pazarlama ve Satış Direktörü sevgili Nermin Yurtoğlu'na bizlere böylesine güzel bir tur ve harika zaman geçirdiğimiz Sarıgerme Robinson Club'ü tavsiye ettiği için tebrik ediyorum. Doğrusu ne zamandır tatil köyü konseptinde bir tatil geçirmemiştim, hatta uzun uzun yıllar oldu diyebilirim. Butik otellerde konaklamaktan o güzelim açık büfeleri, animasyon gösterilerini, beach partilerini unutmuştuk. İşte tam unuttuğumu zannetmişken Sarıgerme Robinson Club'te geçirdiğim hafta sonu sayesinde unuttuğum güzel cıvıl, cıvıl yeni arkadaşlar edindiğim tatilleri geri yakaladım...
[resim=20090618resim-183904G4][/resim]
Perşembe akşamüstü Dalaman uçağına binmek üzere Atatürk Havalimanı'nda soluğu aldık. Bir telaş, bir heyecan ben de görmeniz lazım. Ben dahi kendimin bu haline hayret ettim ama daha sonra anladım ki heyecanlanmakta haklıymışım; çünkü unuttuğum sandıklarımı yaşadım orada. Efendim Dalaman'a giden uçakta kimler yoktu kimler. Vallahi kimi ararsanız vardı. Sevgili Belma Simavi ve birkaç yakın dostu, Belma Simavi'nin o meşhur Domuz Adası'na gitmek için uçaktaydılar. Sevgili Ralf Tezman ve sevgilisi Sanem Kardıçalı, Ralf Tezman'ın yakın arkadaşı Emre Kütük ve kız arkadaşı güzel bir 4'lü olmuşlar. Onlar da hafta sonunu Göçek koylarında geçirmek üzere uçaktaydılar. Sosyetenin ağır topu Monic Benardate, eşi ve dostlarıyla bir hayli kalabalık bir grup olarak Göçek'i tercik edenlerdendi. Anlayacağınız yaşlısı genci artık gerçekten huzur ve denizin tadını çıkarmak için Göçek'in güzel koylarını mesken tutuyorlar kendilerine. Eh haksız da sayılmazlar bütün kış zaten hep aynı yerleri, aynı insanları görmekten gına geliyor hepimize öyle değil mi?
[resim=20090618resim-183904E3][/resim]
Gelelim Robinson Club'e.. Biz de aslında kalabalık bir arkadaş grubu ile gittik ama ne eğlendik ne eğlendik. Kendimizi gün boyu masmavi denizin sularına atıp çocuklar gibi eğlendik ve animasyonlara katıldık. Robinson inanılmaz güzel bir tesis; bir tarafınızın orman, bir tarafınız deniz, uçsuz bucaksız bir kumsal.. Düşünsenize İstanbul'daki yoğun trafikten, insan yoğunluğundan, iş stersinden uzaklaşabildiğim ve kendimize geldiğim, duygularımıza zaman ayırıp kaliteli ve keyifli zaman geçirdiğim bir tatili uzun zamandır yapmamıştım doğrusu. Robinson Club'te kaldığımız ikinci gecce kumsalda beach parti vardı. Bizim grubumzda o gecce Türkiye'deki tüm Robinson Club'lerin Genel Müdürü Sevgili Mahmut Var ve Etur Pazarlama Müdürü Sevgili NerminYurtoğlu da vardı. İnanılmaz bir gecce geçirdik hep birlikte çıplak ayak kumlarda deli gibi danslar ettik. Kurulan barbekülerde sabaha karşı köfte ekmeklerimiz yedik. Anlayacağınız uzak kaldıysanız tatil köyü konseptine, sizlere Robinson Club'lerden birine gidin derim. Neden mi o bildiğiniz tatil köylerinden olmadığı için.. Hem tatil köyündesiniz hem de değil inanılmaz servis, acayip yemekler, bol eğlence ve konukların hepsi birbirinden şık ve nezih kişiler. Yeni arkadaşlar edindim ve çok mutluyum...
GÖÇEK'TE ROKKA RESTAURANT
Sizlere şimdi bir restauranttan bahsedeceğim. Pardon iki.. Biri Rokka, diğeri yalnızca tekne ile ulaşabileceğiniz Göçek koylarından Göbün Koyu Kapı Restauran. Rokka Restaurant Göçek'te tam limanda şirin mi şirin bir restauranti aslında tam restaurant demek yanlış olur. İki katlı bir evin giriş katı hem önden hem arkadan girişi var. Oldum olası böyle hem arkadan hem de önden girişli ve sokaklara açılan kapısı olan mekanları severim. Herhalde doğup büyüdüğüm, avlusu olan tarihi Rum evinden olsa gerek, inanılmaz nostaljik gelir bana. İşte Rokka da bana çocukluğumun, genç kızlığımın geçtiği evi hatırlattı bana. Hele Rokka'da yaptığımız sabah kahvaltısı yok mu, tam nostalji yaşadım. Masamıza küçük ahşap küreklerle ve kesilmeden üzerinde dumanı tüten ekmekleri görünce canım rahmetli babaannemin bizlere odun fırınında pişirdiği ekmekler geldi aklıma. Asma ağacının altındaki masaya kurulur afiyetle yerdik mis gibi ekmekleri. İşte Rokka'da da o sabah aynısını yaptık. Asma ağacı yoktu üzerimizde ama mis gibi çiçekler ve kocaman begonvil ağacı vardı üstümüzde. Rokka'nın sahipleri aynı zamanda Etur'un da sahipleri olan Ayda ve Hulusi Belgü çifti. Gerçekten Göçek'e giderseniz mutlaka sabah kahvaltısı ve akşam yemeğiniz için zaman ayırın derim. Enfes kahvaltılıklar, ev ekmekleri, ev tereyağı, ev reçelleri ve zengin akşam menüsü ile kendinizi ödüllendirin. Akşam yemeğine giderseniz eğer mutlaka aşçının kendi spesiyali olan soslu levrek balığından yerin. Rokka'nın sahibi sevgili Aydan o kadar tatlı biri ki kendi elleri ile size servis yapıyor ve kendinizi evinizin bahçesinde hissetmenizi sağlıyor. Sevgili Aydan'ı buradan tekrar tebrik ediyorum Göçek'e ve Göçek severlere harika bir mekan yaratmış.
[resim=20090618resim-183904C9][/resim]
KETENCİ...
Şimdi sizlere tüm ünlülerin uğrak yeri olan Göbün Koyu'ndaki Kapı Restaurant'tan söz edeyim. Bir kere inanılmaz salaş ve otantik bir restaurant. Yediğiniz her şey yüzde yüz organik bundan daha güzel bir şey var mı? Peyniri dahi Kapı Restaurant'ın sahibi İsmail Bey kendi köylülerine yaptırıyormuş. Şiddetle tavsiye ederim ve oradan ayrılmadan peynir ve balından mutlaka alın derim. Yıllar önce Göçek'e gelen İngiltere Kralı Prens Charles orada yediği balık ve mezelerin güzelliğini öven bir mektup bile göndermiş Kapı Restaurant'ın sahibi İsmail Bey'e. Bir de dünyaca ünlü Shakira hayran kalmış; hatta restaurantın az ötesinde olan salaş mı salaş berber ve aynı zamanda doğal yağlarla masaj yapan Hüseyin'e masaj bile yaptırmış orada. O kadar memnun kalmış ki yüklüce bir bahşiş bırakmış buradan duyurulur.
[resim=20090618resim-183904F8][/resim]
Ay bir de Göçek'te Ketenci diye bir mağaza var, aman aman çıldırmamak elde değil. Acayip güzel plaj, tekne ve sokak giysileri var. Müşterileri arasında Zeynep Fadıllıoğlu, Zeynep Hanım'ın annesi, Belma Simavi, Sema Çelebi, Tilda Tezman, Shakira kimler kimler. Ketenci'nin sahibi sevgili Haşim Ketenci ile tanıştım ve kendisine bu kadar güzel ürünleri nereden bulduğunu sorduğumda da hepsinin kendi tasarımları olduğunu söylediler. 'Kızkardeşimle birlikte tasarlıyoruz' deyince oldukça şaşırdım doğrusu. Bilenler bilir gerçekten her ürün harika. Sevgili Haşim ise bambaşka, sevgi dolu işini o kadar seviyor ki bu sevgisini tüm ürünlerine aktarmış; açıkçası kıyafetlere sevgisini katmış. Bir ara Haşim Bey dedi ki 'Gül Hanım geçen gün bir gazetede Hande Ataizi Göçek'te Ketenci'den yüklüce alışveriş yaptı ve sürekli müşterisi' diye yazmışlar dedi. Eee dedim bende gayri ihtiyari ama Gül Hanım Hande Ataizi benim mağazama hiç gelmediki demez mi. İşte o an da sevgili Haşim'in ne kadar mütevazi olduğunu anladım, böyle insanlarda kalmış ve ben böyle iyi insanlarla tanıştığım yeni dostluklar kurduğum, çok güzel bir tatil yaşadım.
[resim=20090618resim-183904F6][/resim]
Buradan bu tatili bize organize eden Etur ve ekibine sevgili NerminYurtoğluna buradan kucak dolusu sevgiler....