SOSYETENİN MÜCEVHER ZEVKİ!

Yayın Tarihi : 13-08-2005 09:00
HADİ BAKALIM MEDYATİK SOSYETEYİ TURLAYALIM... Bodrum Türkbükü'nde 7. haftamıda şu an itibariyle doldurdum. Neler oldu neler? Unutmadan baştan yazayım, sosyete şu aralar tüm mücevherlerini Türkbükü Divan Oteli'nin sahil kısmına bakan mağazalarından birinde olan Gasia mücevherden alıyor. Mağazanın sahibi kendine özgü yapmış olduğu tasarım takılarını sosyeteye yetiştiremiyor. Ne zaman uğrasam Gasia'nın sahibi İskender Özkaya'yı birkaç ünlüye servis yaparken yakalıyorum. Eeee bana da konu çıkıyor. Çaktırmadan kim ne almış, kaça almış, kulak kabartıp sosyetenin mücevher zevkini ölçüyorum. Vallahi Gasia'dan alışveriş yapmak artık bir ayrıcalık olmuş. Kosifler otonun sahiplerinin eşleri Meral ve Füsün Kosif, her gün bir mücevher alıyorlar. Mukaddes Akça, Semiramis ve Ajda Pekkan kardeşler özel tasarım takıları her hafta sipariş veriyorlarmış. Eski Fenerbahçe başkanı Metin Aşık'ın eşi Hülya Aşık ve kızı Eda da her gün buraya uğrayanlar arasındalarmış. Eee tabii Fenerbehçe başkanı Aziz Yıldırım'ın yeğeni Süreyya Yalçın'ı es geçmemek lazım. Her gün bir kaç parça mücevher alıp çıkıyor mağazadan. Kışın İstanbul'daki ünlü mücevher mağazaları, Gasia yüzünden sinek avlarlarsa hiç şaşmam çünkü tüm sosyete şu an oradan alışveriş yapıyor. Hem ayakları alıştı, hem de tasarım mücevher sahibi oluyorlar... Gelelim şu Trilyonlarını daha hesabına geçiremeyen Ceyla Sahnavaz'a.., Yıllarca Ceyda dedik meğer kadının adı Ceyla imiş. Ceyla Shahnavaz Gölcüklü sözde sosyetik bayana. Kocası Chery'den bir boşandı pir boşandı kadın. Sağır sultana bile boşandığını davul çalarak duyurdu. Ardından aldığı trilyonları duyurdu. Ardından futbolcu Sergen Yalçın ile seviyesiz bir tartışmaya attı kendini. En son bombası ise 5 tane özel koruma ile Bodrum Türkbükü sahillerinde gezdiği haberi geldi! Vallahi pes.. Kadın ne hırslı imiş. Ne yaptı etti Hülya Avşar'ın 2005 yazına vurduğu damga gibi Ceyla Gölcüklü'de damgasını yapıştırdı herkese. Hem de daha hesabına girmeyen trilyonlarıyla. Benim duyduğum söylendiği miktarda bir nafakanın asla ödenmeyeceği. Çünkü boşandığı kocası Chery, çok cimri bir adammış. "Ne parası?" deniliyor, boşanırken su bile vermemiştir Chery, Ceyla'ya diyenler bile var! "Alsın nafakayı göstersin bakalım dergilere banka dekontunu da görelim" diyor bizim sosyete.. Benden Ceyla hanım'a duyurması. Bilemem yalnızca komik olunuyor. İnsan alacağı nafaka ile bu kadar gündem yaratmaya çalışır mı? Yok mu Ceyla Hanım'ın konusu komşusu, anası, babası, akrabası? Hiç mi akıl vermiyorlar, "kızım sen ne yapıyorsun? Bu kadar servet ulu orta söylenir mi?" diye... Ceyla Hanım'a ödenecek miktar ise daha Kasım ayında belli olacakmış. O da ödenirse!!!. Ama kadın ne yaptı etti, prim yaptı. Her dergiye röportaj, her gazeteye açıklama vs. vs. Bu kadar da olmaz ki canım. Ne yapmak istiyor Ceyla Hanım? Amacı ne? Sonra ben kendisini gezerken gördüm. Hiç de 5 koruma yoktu yanında. Değil 5 koruma, çeyreği bile yoktu. Yanında isimsiz birkaç bayanla gecce turları atıp duruyordu Bodrum semalarında. Koruma ne diye tutulur? Ya hasmın vardır. Ya çok borcun vardır da alacaklılardan korkuyorsundur. Ya çok ünlüsündür de hayranlarının saldırısına uğramamak için tutulur. Ya da medya da gündeme gelmek için tutulur. Ceyla Hanım gecceleri gezerken yanına aldığı nafakayı trilyonlarını, aslında daha alamadığı nafakasını herhalde yanında taşımıyordur. Taşısaydı korumalar parayı korumak için tutulmuş olurdu. Her neyse Ceyla Hanım'ın dediği gibi onu engin servetiyle baş başa bırakalım da biraz mutlu olsun. İnsanların ağzının suyunu akıtsın parasıyla, ilgi çeksin gündeme gelsin, güzelliğini ve parasını tüm balkan ülkelerine medya sayesinde duyursun. Kısmetleri artsın. Vallahi ikinci Ayşegül Nadir vakasıyla karşı karşıyayız Allah hayır etsin derim... Gelelim geçtiğimiz hafta Göcek Domuz Adası'nda Belma Simavi'nin verdiği davetin küçük ayrıntılarına. Tabii kimi ararsanız ağırtop sosyeteden ve iş dünyasından Belma Hanım'ın Domuz Adası'ndaki davetindeymiş. Nursen Gündüz, Feride Donat, Bülent Bulgurlu, Rahmi Koç, Fulya-Eşref Cerrahoğlu, Azize Taylan, Monic Benardete, Çiğdem Gündüz gibi daha birsürü davetli. Her yıl geleneksel hale gelen Domuz Adası daveti, bu yılda çok renkli geçmiş. Fakat en komiği davetlilerin bir kısmı başka davetlilerden rahatsız olup işi kavga etmeye kadar götürmüş. Efendim konu yemek masasında, "eski zenginler-yeni zenginler" diye başlamış. Neymiş geleneksel olan Belma Simavi davetine bu yıl sonradan görme kişilerde davet edilmiş. Hatta davet edilmeyenler bile davete ellerini kollarını sallaya sallaya gelmiş. Tabii bizim ağır toplar ister mi? İstemez! Başlamışlar arklarından çanak tutmaya. Ben anlatılanların yalancısıyım. Hele Halil Bezmen'in eski karısı Figen Mirel herkesle bu konuda ağız dalaşına bile girmiş. Neymiş, eski zenginlerin yanında yeni zenginlerin ne işi varmış. Allah Allah size ne yahu! Davet Belma Hanım'ın.. Söz ona düşecekken davetli olan diğer davetliyi davetten dışlamaya kalkıyorlar. Eee pes doğrusu. Bu haklarında en çok konuşulan konuklar arasında Gökhan Çarmıklı-Siren Ertan, Pelin Akad, Aylin Tahincioğlu ve eşi gibi isimler varmış.Yyok davetli değillermiş de nasıl gelirlermiş de, Belma Hanım artık seçici davranmıyormuş gibi bir sürü lafı bütün davet boyunca etmişlerde, etmişler. Belma Hanım, füzyonu geniş ve renkli bir kişilik. Davetine yeni nesili de davet edecek ki davetin yaşlıları, gediklileri sıkılmasın. Davete bu kişiler renk getirsin...Davetin en renkli kişisi Rahmi Koç imiş. Gecce yemek sonrası sabahın ilk ışıklarına kadar pistten inmeyen Rahmi Koç herkesin dilindeymiş. Gerek neşesi, gerek yaptığı güzel dansları ile. Rahmi Bey acil bir kurşun döktürsün.. Kesin Rahmi beyin o güzel enerjisini bile kıskanmıştır bu sosyete... (Gül Erçetingöz)