Şimdi nereden çıktı bu demeyin, ben de "eşinizi sıkı tutun'' e-maillerini, geçtiğimiz haftadan beri her gün alıyorum ve artık yazma zamanı geldi herhalde, dedim.
Neden mi?
Eee, bu kadar fazla mail alınca demek ki, tehlike sinyalleri çalmış da kapıya çatmış dedim, kendi kendime.
Efendim...
Bir web sitesi varmış, evli olanlar bu sitede, "Evliyim ama arkadaş arıyorum'' adı altında kendilerine bayan ise erkek, erkek ise bayan arkadaş arıyorlarmış...
Vah vah ki ne vah... Ne hallere düştü çapkınlık yapmak. Zaten yerlere düşmüştü de, artık net ortamında tescillendi. Aldığım mailler, "kocanıza sahip çıkın" konuluydu.
Allahaşkına, kim kime sahip çıkabilir bu zamanda? Geçmiş zamanda da kimse, kimseye sahip çıkamamıştır. Kimse, kimsenin değildir. Aldatmak isteyen ya da heyecan arayan, her zaman, her yerde yapar, yeter ki istesin.
Ama tabii ki, bunu körükleyen faktörleri de göz ardı etmemek gerek.
[b]Nedir bu faktörler?[/b]
1 – Arkadaş...
[b]2 - Kadının ya da erkeğin eşini taşıyamaması... [/b]
3 - Şeytana uymak...
[b]4 - Etrafa hava yapıp, muhabbet olsun diye anlatmak...[/b]
5 - İşte böyle sanal çöpçatan sitelerini kurmak...
Bana gelen, "Eşinizi sıkı tutun'' maillerine aldırmadım. Neden mi? Yapmak isterse yapar, ben ne kadar sıkı tutabilirim ki? Eşimi, hayatı paylaştığım, bir yastığa baş koyduğum kocamı. Bu herkes için geçerli. Bırakın yaşamı bu şekilde kendinize dert etmeyi, varsın yapan gönlünce yapsın. İster sanal, ister gerçek. Yapmışsa zaten sizden çoktan vazgeçmiştir demektir...
Siz sevgili okurlarım, bu satırları okurken ben, İstanbul'dan uzaklarda olacağım. İş seyahati için yurt dışına çıkıyorum. Sevgili eşimi de kendisine emanet ediyorum. İnsanın kendisine sahip çıkabilmesi kadar güzel ve yüce bir duygu var mıdır, bilemem. O yüzden bu tür e-mailler sizlere de geliyorsa, sakın pusuya yatıp, hayatınızı kahredip, dedektifçilik oynatmasın sizlere...
[b]Diva Dergisi[/b]
Gelelim, yeni sayısıyla geçtiğimiz cuma günü raflarda yerini alan Diva dergisine. Haftada bir gün cuma günleri bulabileceğiniz Diva dergisi yepyeni bir oluşumla siz cemiyet hayatını ve renkli görüntüleri görmeyi seven okurları ile yeni boyutu ve renkli sayfaları ile buluştu. Ben görünce hayrete düştüm. Bravo Diva dergisinin yeni yaratıcılarına. En azından piyasada aynı adla 2 tane Diva dergisi yer alıyordu. Şimdi ise boyutu ve kalınlığı ile yeni Diva okurların gözünden asla kaçmayacak ve doğru olan Diva dergisini aldığınızdan emin olacaksınız...
[b]Muhteşemsin Reina ve Deniz Seki [/b]
Gelelim hafta sonu yaşadıklarıma. Ne zamandır özlem ile seyretmek istediğim Deniz Seki'yi, Ali Sayar'ın işlettiği Kuruçeşme Reina'nın karşısında olan Jass Lounge'da izleme fırsatını yakaladığıma...
Yemeği Reina'da yemeği tercih ettik, iyi ki de etmişiz... Reina'nın şef aşçısı sevgili Tevfik o gecce bize yine muhteşem bir mönü sunup, bizleri keyiften keyfe soktu. Reina'nın işletmecileri sevgili Ali Ünal ve yetiştirdiği kardeşi Erkan Ünal'a bu konuda söylenecek söz yok. Muhteşem, pırıl pırıl iki kardeş... Gelen her konuğa, gösterdikleri özenle, kendilerini öyle özel hissettiriyorlar ki, anlatamam.
Reina'dan çıkarken, Erkan ve Ali Ünal kardeşlere, anne ve babalarını tanımasam da ellerinden öpüyorum mesajını söyledim. Eminim, benim adıma öpmüşlerdir..
Gelelim Deniz Seki'ye... Muhteşem sahne performansıyla gelen konuklara unutulmaz bir gecce yaşattı... Deniz Seki ile kah hüzünlendik, kah neşelendik. Ben seviyorum Deniz Seki'yi, yıllardır bu camiada ayakta kaldığı için ve dik duruşundan dolayı. Basına yansıyan hiçbir haberi umurumda bile değil. Çünkü Deniz Seki'nin gerçek yüzü o değil, onu tanımak lazım, tanımak.
Deniz Seki bir kez daha tebrikler ve alkışlar sana... Gittiğin yol doğru yoldur...