HANGİ SOSYETİKLER BÜYÜCÜ!

Yayın Tarihi : 05-09-2007 12:15
Vallahi yağmuru özlemişim ne güzel yağdı. Hele sabah uyanınca yağmur kokusunu duyduğum zaman, ohhhh dedim iyi ki kış geldi. Gelelim sezon başında başlayan yeni davetlere, maşallah hepsi arka arkaya olmaya başladı hatta bir günde üç davet bile çakışır oldu; oradan oraya koşuşur oldum. Gelelim sevgili Ayşe Azizoğlu'nun organizasyonunu yaptığı Konyalı Lokantası'nın yeni hizmeti olan VIP Catring davetine... Kimi ararsanız yine oradaydı, Ayşe Azizoğlu bu işin tek duayeni bence yaptığı işin hakkını öyle bir veriyor ki anlatamam. Gerek konuklarla ilgilenmesi gerek şık giyimiyle her zaman Ayşe Azizoğlu göz kamaştırıyor. Kanyon'daki Konyalı Lokantası'nda verilen davet mükemmel geçti. Monic Benartede'den tutun da Güler Yiğit'e kadar herkes vardı. Bir de Zen Mücevher'in ortaklarından sunucu Şükran Güzeliş'i gördüm bana iki aylık hamile olduğunu söyledi, gerçekten çok sevindim. Zaten harika bir oğlu vardı bir de kızı olursa tamamdır. Gelelim Konyalı Vıp Catring'in verdiği hizmetlere... Ramazan ayında konuklarını otel veya restaurantta ağırlamak istemeyenler için ideal bir altenatif hazırlamışlar. Masa örtüsünden personele, yemek takımlarından özel menüsüne her detayıyla Osmanlı esintileri taşıyan Vip Catring'in Ramazan ayı boyunca ilgi göreceğinden eminim. Banu Konyalı gibi zevkli bir kadının bizzat ilgilendiği Vip Catring elbette mükemmel olur. Davette gördüğüm Monic Benartede oldukça kilo almış, bence biraz dikkat etmeli! Deniz ve Murat Murathanoğlu ise her zamanki gibi neşeli halleriyle ortalıkta dolanıyordu. Güler Yiğit tüm ağırlığıyla oturduğu masaya yine hakimdi. Aslı Can Kıraç ise yine mütevazi kişiliği ve şıklığıyla göz kamaştırıyordu. Nigün Dumanlı, Nilgün Dereli ve Gülbin Simitçioğlu ise herzamanki gibi klasik görüntülerinden ödün vermemişlerdi o gün. Yani anlayacağınız sosyete mensupları aynı tas aynı hamam değişen bir şey yok. Bu aralar sosyetede bir merak başlamış anlatamam, herkes falcıların, bacıların-hocaların yolunu tutar olmuş. Duyduğum isimleri size yazsam şaşırırsınız. Geçenlerde bu yukarıda saydığım zatlardan birine bahçe mobilyaları satan bir bayan gitmiş. Bu bayan hatta geçtiğimiz ay bahçe mobilyalarını tanıtmak için sosyeteye bir davet vermişti ve magazin dergilerinde boy boy resimleri çıkmıştı. Efendim bu bayanın beraber olduğu zengin sevgilisi artık para musluklarını kesince bu sarışın havalı bayan, soluğu falcıda almış hatta bu bayanı falcıya yine sosyetenin yakından tanıdığı biri götürmüş. Bu bayan falcıya diller dökmüş, büyük para vaatlerinde bulunmuş, 'Ne olur beraber olduğum adamın elini aç artık bana para vermez oldu' diye yalvarmış da yalvarmış. Tabii okuma üfleme işleri acilen başlamış bu aralar adam da kesenin ağzını açmış. Oh ne güzel vallahi işin kolayını bulmuş bu sosyete, ben de bu kadınlarda ne var da bu adamlar bu kadar para harcıyor diyordum meğerse işin sırrı buymuş. O davetlerde gördüğümüz sosyetikler, sabah programı sunanlar meğerse hacıdan-hocadan çıkmazlarmış. Ama bu işlerde eline su dökülmeyen isimlerden biri de bir zamanlar küçük diye anılan şimdi büyüyen, hatta geçen gün bir barda eski eşinden tokat yiyen bayan sanatçıymış; diğeri de yüzü bozuk olan popçu kızımızmış. CAHİDE.. CAHİDE.. Şu İzzet Çapa yerinde durmuyor vallahi ne enerji var çocukta bravo vallahi. Bir orada bir burada derken o mekan bu mekan demiyorum sürekli yurtdışına gidip gelip ha bire mekanı Cahide'ye bir sürü yenilik getirip duruyor. En son suda eriyen havlu haplardan getirdi. Bakalım yakında ne icatlar bulacak. Pazartesi geccesi Cahide'ye yakın arkadaşlarımız Ayla ve Levent Öztürk çiftinin doğum gününü kutlamak için gittik. Aaa kapıda bir baktım Yeşim Salkım posteri, 'Ay Yeşim Salkım mı vardı bu gecce' diye söylendim kendi kendime ama yapacak bir şey yok mecburum içeri girmeye çünkü sevgili arkadaşımın doğum günü var. Gelelim içeriye... Vallahi yağmur yağacak demelerine rağmen içerisi tıklım tıklımdı. Kimi ararsanız yine oradaydı. Fatih Ürek, Muzi Karaata, Armağan Çağlayan ve Yeşim Salkım'ın barıştığı sevgilisi Rasim Lök... Biz masamıza geçtikten sonra Cahide'nin nefis yemekleri gelmeye başladı; yedik de yedik maşallah! Buradan Gazi ustayı tebrik ederim inanılmaz enteresan tatlar sunuyor gelen konuklara. Canım arkadaşlarım İzzet Çapa, Murat, Ergun ve Rose yine koşuşturup duruyorlardı bir o masa bir bu masa diyerek. Bir ara baktım bir garson elinde şık mı şık bir poşet verdi bana. 'Aaa bu ne?' dedim; 'benim doğum günüm değil ki?' 'Yok Gül Hanım bu Cahide'nin size hediyesi' Tabii masadaki diğer bayanlara da değişik boyda poşetler verildi. Ay bakıcam bakamıyorum sonunda dayanamadım açtım ve de içinden harika bir t-shırt çıktı, kırmızı renkte önünde bir kuzu, kulağında gerçek zili olan Cahide'ye özel tasarlanmış bir ürün. Bayıldım anlayacağınız sonra Ergun Yıldız'a sordum neden böyle birşey diye, İzzet Çapa'nın fikri bu dedi. Bu t-shirtlerden yalnızca birer tane üretildi ve hepsi de değişik. Gelen her konuğumuza veriyoruz ayrıca çok özel kalemler ve hesap makineleri de yaptırdık; onlar da çok şirin dedi. 'Izzet bey buraya gelen herkesi müşteri olarak değil konuğu olarak görüyor ve onları mutlu etmek için özel tasarlanmış Cahide markalı t-shir, kalem, hesap makinesi vererek uğurluyor' dedi. Vallahi şaşırdım dünyada gitmediğim az yer vardır böylesine bir şey görmedim işte marka olmak bu demek. Gelelim sahneye çıkan Yeşim Salkım'a baştan of puf ettiğim Yeşim Salkım'ı keyifle izledim. Sahnesi çok ama çok başarılıydı. Seçtiği şarkılar, giydiği kostümler çok şıktı. Demek ki ön yargılı olmamak gerkiyormuş bazen. Müşterilere ve oraya gelen sanatçı dostlarına da sahneden çok nazik davrandı. Kısaca Yeşim Salkım da bir değişiklik var ama iyi bir değişiklik. Sahneye davet ettiği Fatih Ürek ise 'Hadddi Hadii' şarkısını öyle güzel söyledi ki ertesi gün gün boyunca dilimden düşmedi. Bir de Armağan Çağlayan çıktı sahneye şarkı söyledi belli olmaz o da yakında bir kaset yaparsa şaşmam.