CEMİL İPEKÇİ VE EMEL ACAR DEFİLELERİ..

Yayın Tarihi : 28-01-2010 17:04
[b]EMEL ACAR…[/b] Sevgili Emel Acar’ın geçtiğimiz günlerde İstanbul Moda Fuarı’nın gala geccesinde Home Store markası için hazırladığı 2010 İlkbahar Yaz Koleksiyonu defilesi oldukça büyük ilgi gördü. Geçtiğimiz Pazar günü kar yağışına ve kötü hava koşullarına aldırmayan moda severler ve cemiyet hayatının önde gelen isimleri Emel Acar’ı yalnız bırakmadı. [resim=20100128resim-183926E2][/resim] Gerçekten o gün o hava şartlarında defilenin fazla kalabalık olacağını ben bile zannetmiyordum fakat saatler ilerledikçe ve defileye bir saat kala inanılmaz bir kalabalık doldurdu defile ve kokteyl alanını. Bu da sevgili Emel Acar’ın başarısını bir kez daha gözler önüne seriyordu. Ben bir ara gecce.com’a canlı canlı haber geçebilmek için soluğu kuliste aldım. Sevgili Emel Acar ile kısa bir sohbet ettik; defile hakkında bilgi aldım. Home Store mağazalarını sanırım bilmeyeniniz yoktur. Yaklaşık iki yıldır İstanbul dahil olmak üzere Türkiye genelinde yaklaşık 15 mağazanın tek sahibi Emel Acar’dır ve bu mağazaların hepsiyle kendi ve kurduğu muhteşem ekip ilgilenmektedir. Anlayacağınız bana göre Emel Acar hem iyi bir anne, güzel bir eş ve de başarılı bir iş kadınıdır. Bir kadın olarak onunla gurur duyuyorum doğrusu. Yolun hep açık olsun sevgili Emel Acar. Bu arada o gün kuliste yaşananları size kısaca aktarayım.. Mankenlerden Çağla Şıkel doğrusu doğumdan sonra tekrar sıfır bedene kavuşmuş gayet fit ve zımba gibi görünüyordu tebrikler doğrusu. Ece Gürsel ise ona keza.. Ya bu kızda nasıl bir cilt, nasıl bir ten var anlatamam bu kadar mı temiz ve şeffaf görünen bir ten olabilir süper doğrusu. Ece Gürsel’in yanında her zamanki gibi annesi vardı ve bizzat kızının defileye hazırlanmasına yardım etti. Defilede bir ara Eylem Şenkal’la sohbet ettim; o da ne kadar güzel ve naif bir kız anlatamam size. Şimdilerde spor hocası olmak için yüksek lisans okuyormuş; aferin vallahi ‘ben artık bir yerlere geldim bırakayım şu işleri, okulların ucunu’ demiyorlar. Şenay Akay ise oldukça kilo vermiş nerede eski dev gibi Şenay Akay nerede şimdiki. Ama bence şimdi daha zarif olmuş. [resim=20100128resim-183926F4][/resim] Bir de Nur Gümülcineli’ye bayıldım Emel Acar’ın hem mankeni hem de stilistliğini yapıyor bu aralar; çok şirin çok tatlı bir kız bayıldım ona doğrusu…. Gelelim poyumda olanlara Emel Acar’ın hazırladığı 2010 İlkbahar Yaz koleksiyonun podyumda geçişleri enfesti, zaten bir kere podyum düzeni çok hoştu. İstanbul’da henüz daha yeni yeni yapılan bir sistemle kurulan podyum enfesti; kendimi Paris Moda Haftası’ndaymışım gibi hisettim doğrusu. Podyum yüksek değil yerle aynı hizadaydı ve podyumun tam ortasından geçen oturma düzeni ise bir harikaydı. Podyumun ortasından geçen oturma düzenine biliyorsunuz ki yalnızca moda editörleri, modacılar ve moda ile ilgili köşe yazarı gazeteciler oturtulur. Emel Acar defilesinde de aynısı oldu; Modacı Nur Yerlitaş, Siren Ertan, moda editörleri ve gazeteci konuklar sahneye kurulan oturtma düzenine oturtulmuşlardı çok başarılı buldum doğrusu çünkü mesaj doğru veriliyordu ‘sizler de podyumdasınız’ mesajı. Buradan bu düzeni kuran ve başarılı koreografiye imza atan Yasin Soy’u ayrıca tebrik ediyorum. Podyuma sırayla çıkan kıyafetler ise harikaydı benim diyen modacıya taş çıkartacak cinsten tasarımlardı doğrusu elbiselerdeki işlemeler, kumaşlar, dikişler birinci sınıftı. Siyah rengin ağırlıklı kullanıldığı 80’lerin trendi vatka ve apoletlerle kadının zarafetini ortaya koyan Emel Acar çizgisi bence bu sezon çok kullanılacak ve tercih edilecektir doğrusu. Defilenin finalinde yer alan ve Çağla Şıkel’in giydiği muhteşem ve baştan ayağa işlemelerle bezenmiş gelinliğe ise tüm konuklar vuruldu doğrusu. Defile sonrası meslektaşını kuliste tebrik eden Siren Ertan ve Nur Yerlitaş’ı meslektaşlarına verdikleri destekten dolayı ayrıca tebrik ediyorum ve ellerine sağlık Emel Acar diyorum…. [b]VE CEMİL İPEKÇİ….[/b] Geçtiğimiz hafta iki önemli ve güzel defileye gittim ikisi de nefes kesecek kadar güzeldi. İlk defile sevgili Cemil İpekçi’nin Shreton Otel’de düzenlediği defileydi. Defilenin teması Monsieur Butterfly yani Mösyö Kelebek’ti. Türk Böbrek Vakfı yararına düzenlenen defilenin tüm geliri böbrek hastalarının kullanabilmesi için alınacak iki makineye harcandı. Bu anlamlı organizasyonun koreografisini ise çok ama çok sevdiğim canım Uğurkan Erez’im hazırlamıştı yaklaşık 30 mankenin ücret almadan çıktığı defile tam anlamıyla enfesti. Hazırlanan kostümlerin hepsi Kelebek temalıydı ve mankenler podyumda adete bir kelebek gibi görsel bir şölen sundular gelen tüm yardımsever konuklara. Defile sonunda dakikalarca ayakta alkışlanan Cemil İpekçi enfes bir konuşmayla defileye damgasını vurmuş oldu. Gerçekten Cemil İpekçi oldukça birikimli ve mesleğini tam anlamıyla uygulayan bir modacı. Asla ve de asla ekonomik kaygısı yok. Sanatını yalnızca moda severlerle paylaşıyor ticaret olsun diye asla koleksiyon çıkarmıyor tamamıyla iç ruhunu yansıttığı koleksiyonlarla sezonlara damgasını vuruyor. Bu bahar da bence kelebekler kadar özgür bayanlar çıkaracak karşımıza; tekrar tebrikler sevgili Cemil İpekçi….