Nasıl merak ettiniz değil mi? 'Biri daha bitti' yazılı başlığı, kesin aklınızdan şu geçmiştir: Acaba hangi medyatik isim bitti diye. Yok bu sefer öyle değil biten Gecce Winter Guide...Hani 6 ayda bir İngilizce ve Türkçe olarak hazırladığımız Türkiye'nin en kapsamlı eğlence ve gezilmesi gereken mekan rehberi. Bitti derken editörümüz Dilara Pekel'in hünerli elleri ve yoğun çalışması, ekibinin didik didik her mekanı tek tek araması, gurme kurulumuzun Gecce Guide'ın içindeki tüm restaurantları tek tek yorumlaması, puan vermesi sebebiyle restaurant ile kulüplere gitmeden önce dergimizi öneriyorum..
Elinize dergimizi alıp ünlü gurmelerimizin tavsiye ettiği, üstelik fiyat aralıklarını bulabileceğiniz bu muhteşem Gecce Guide'dan mutlaka edinmenizi tavsiye ediyorum. Vallahi burada kendi yaptığımız bir Guide'ın reklamını yapıyorum sanmayın. Aslında sizlere en kısa sürede kendinize bir tane gecce winter guide edinmenizi öneriyorum. Ekonomik kriz kapıya dayanmışken nerede iyi bir akşam yemeğini ne kadara para ödeyerek yiyeceğinizide gecce winter guide'dan öğrenebilirsiniz....
Gelelim neler kaynıyor İstanbul kazanında...
İkoncanlar birdi iki oldu.. İkiydi üç oldu.. Sürekli amip gibi ürüyorlar. Aslında ben bu başlıgı daha önce de yazmıştım ama olsun varsın yazmış olayım. Ne demişler hayat tekerrürden ibarettir diye.. Bizim bu ikoncanlar aslında daha üç gün öncesine kadar birbirlerinin arkasından etmedikleri lafı bırakmazlardı ama gün oldu devran döndü bizim düşman ikonlar birden bire kuzu çevirme olup üçü bir arada nescafe oldular. Vah vah vah, niye mi vah? Bu üçü bir arada nescafeleri örnek alıp taklit eden tüketici kadınlarımıza vah ki ne vah...
Son ikoncanımız eski manken yeni sosyetik Ivana Sert oldu. Gerçekten başımıza taş yağacak. Tabi gökyüzünden taş yağarken şemsiyesi açık olanlar fazla zarar görmeden bu durumdan kurtulacak. İşte "Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak'' sözü bu olsa gerek. Biz bir ikoncandan kurtulma yolunu ararken başımıza iki ikon daha geldi. Aslında İkoncanın İkon'u latin bir kelimedir ve de anlamı simge ve şekillendirilmiş objedir. Örnegin İkon "kilise İkonu Hz. İsa ve de haç'tır. Aslında başka inançlara tahamüllü olmayan fanatik kişiler tarafından sökülmüş ya da tahrip edilmiş ve bu yapılırken hem barışa, hem demokrasiye hem de ülkemizin tarihsel kültürüne verilen zarar düşünülmemiş olan kilise duvar resimleridir...
Gelelim bizim ikoncanların toplumda durduğu yere, bizim bu üçü bir arada gibi olan ikoncanlarımız biliyorsunuz ki hemcinslerinin onlardan güzel ve gösterişli giyinmelerine tahammülleri olmuyor. Bu yaz kuzu sarması olan ikoncanlar aslında birbirlerinin arkalarından etmedik laf bırakmıyorlar. İlk ikoncanın arkasından gelen ikinci ikoncan hanım ilk ikon için sağda solda etmediği laf bırakmıyordu. Hatta ilk ikoncanın giydiği kıyafetlerinin hepsinin taklit olduğunu mahalle arasında bir terzi kadına diktirdiğini, ama kendisinin hep orijinal parçalar giydiğini önüne gelene anlatıyordu. Eh bir de günlük bir gazetenin ilavesinde magazin yazan bir de sıkı fıkı dostu var bu ikinci ikoncanın.. Maşallah haftanın üç günü magazinci dostu sayesinde endamı arz edip herkese boyunu posunu gösterir hatta bu magazinci arkadaşına ilk ikoncanı ispiyonlar da ispiyonlar. Eee yani aslında ilk ikoncanımızda az değildir aslında.
Gelelim üç numaralı ikoncanımıza.. O daha bu yaz çıktı karşımıza.. Gerçi daha evvel podyumların en güzel iç çamaşırı mankeniydi ama evlenip çoluk çocuğa karıştı.. Fazla dayanamadı podyumlardan uzak kalmaya, podyuma çıkamıyor diye bu sefer attı kendini magazin dergilerinin sayfalarına.. O nedir ya sayfa sayfa pozlar abuk sabuk kıyafetler. Koskoca iyi bir aileye gelin git ondan sonra hala magazin dergilerine sayfa sayfa poz ver. Allah bunlara akıl fikir versin. Hafta da 3 davete gitseler her kıyafet baştan aşağıya ayakkabı, çanta dahil nereden baksanız 10.000 euro eder. Büyük paralar bunlar büyük ayda 100.000 euro yalnızca kıyafetlerine harcıyorlar.. Ne için ikoncan olmak için. Toplumda giyinmekten başka inançları olmayan bu üçü bir arada olan hanımlara allah akılfikir versin derim...
İZMİR İZMİR
İzmir'i seviyorum ya hem de çok seviyorum. Bu yaz doyasıya tadını çıkardım İzmir'in.. Vapura binip sık sık Karşıyaka'ya gittim. O güzelim kordon boyunda bir aşağı bir yukarı yürüdüm. İzmir güzel memleket, modern İstanbul'dan inanın ki daha çağdaş, İstanbul'un aslında yalnızca adı var artık. Geçtiğimiz hafta sonu iki günlüğüne gittiğim İzmir'de bir gecce Balçova Princess otelin alt katında sahne alan Niran Ünsal'ı seyretmeye gittik. Aslında pek gitmek istemedim.. Çünkü zaten İstanbul'da sürekli geziyoruz birlikte.. İzmir benim için dinlenme yeri oluyor her zaman ama iyi ki de gitmişim..O gecce Niran Ünsal sahnede gerçekten çok iyi bir performans gösterdi.. Sesi zaten muheteşem o gecce Orhan Gencebay'ın 'batsın bu dünya' parçasını bir okudu ki bütün kulüp inledi.. Sevgili Niran Ünsal bu şarkıyı bence yeni çıkaracağın albümünde mutlaka oku derim. O gecce inanılmaz eğlendim tabii.. Yanımda İzmir'in ünlü modacısı Fatoş Atalay, İzmir'in sayılı iş adamlarından Çetin Telek ve eşi sevgili arkadaşım Nurcan vardı.. İyi ki gitmişim geçen hafta İzmir'e...