Bu hafta gurur duyduğum bir sürü olay yaşadım.
Birincisi, Çarşamba günü yaptığım İzmir seyahatimdeydi. Havaalanına iner inmez, soluğu Efe Rakı'nın tesislerinde aldım. Beni Efe Rakı İletişim Koordinatörü sevgili Ceyda karşıladı. Biraz sohbetten sonra, bana Efe Rakı'nın, Sarı Zeybek'in ve Efe Yaş Üzüm Rakısı'nın 3 kez damıtılarak hazırlanan tesislerini gezdirdi. Elda Grubun yani Efe Rakı'nın önümüzdeki ay piyasaya bir sürprizi daha olacak. Ben biliyorum ama buradan yazmayayım ki, sürprizin özelliği olsun. Efendim, o ne büyük bir tesistir öyle! Gez gez bitiremedik. Tüm personel beyaz kıyafetli ve ellerinde eldiven, başlarında boneler ile çalışıyorlar. En ufak bir detayı dahi atlamamışlar. Yeter ki, müşteriye en temiz, en hijyen, en kaliteli ürünü sunabilmek için. Bir İzmirli olarak, İzmir'de böylesine güzel bir tesisin kurulmuş olmasından gerçekten gurur duydum...
İKİNCİ DURAĞIM SEVİLEN ŞARAPLARI...
Efe Rakı tesislerinden ayrılır ayrılmaz, soluğu Sevilen Şarapları'nın üretildiği tesislerinde aldım. Beni Sevilen Şarapları'nın yurt dışı ihracatından sorumlu olan sevgili Nurhan Yıldırım Hanım karşıladı. O kadar şeker bir bayan ki, hayran oldum kendisine. Hayat dolu, cıvıl, cıvıl ve sevecen... İstanbul'da böyle sıcak, böyle sevgi dolu bakan bayanlara artık zor rastlanır oldu. Ardından Sevilen Şarapları'nın sahibi sevgili Enis Güner'in odasına geçtik. O da, gerçekten inanılmaz kibar ve işinde son derece başarılı birisi. Baba mesleği olan şarapçılığı artık iki kardeş yönetiyormuş. Ne kadar güzel dedim. Ardından Sevilen Şarapları'nın kurucusu babaları ile tanışınca iyice şaşırdım. İnanın, epey yaşı olmasına rağmen, dimdik ayakta ve yıllardır devam ettiği tenis ve yelken sporlarını hala bırakmamış. Allah bizlere de nasip eder inşallah... Aslında Sevilen Şarapları'nı ziyaretimin amacı, Enis Güner ve ekibini tebrik etmek içindi. Biliyorsunuz ki, Sevilen Şarap Markası dünyadaki en prestijli şarap yarışmalarında her yıl Türkiye'ye birincilik ödülleriyle dönüyor... Tebrik etmek için yanlarına uğradım. Viyana'da en son yapılan şarap yarışmasından da altın ve gümüş madalya ile dönen Enis Güner ve ekibini tekrar tekrar kutladım...
İSABEY BAĞ EVİ
Ardından Enis Güner, Nurhan Yıldırım ve ben Sevilen Şarapları'nın bulunduğu Menderes'teki İsabey Bağ Evi'ne öğle yemeğine gittik. Geçen yıl hizmete giren Bağ Evi, inanılmaz güzel olmuş. Kendimi, inanın İzmir değil de dünyanın en önde gelen bağlarında hissetim. İsabey Şarap Evi bir harika olmuş. Akdeniz ve İtalyan mutfağı karışımından hazırlanan menülerinde yok, yok. Şarap kavlarına ise diyecek bir sözüm ise asla yok. İnanılmaz keyifli bir yemek ve Sevilen'in ödüllü şarapları Majestik sek Rose ile başladığımız yemeği, Sevilen'in kırmızı Syrah şarabıyla bitirdik. Bu arada İsabey Bağ Evi'nde masalar neredeyse doluydu. Öğle ve akşam yemeği servisi bulunan Bağ Evi'ne İzmirliler hariç, İstanbul'dan da şarapseverler geliyor, hem bağları geziyor, hem güzel yemeklerini yiyor, hem de ödüllü şaraplardan içmenin keyfine varıyorlar.
Enis Güner ve ekibini böylesine güzel tesisler ve şık bir şarap evini lezzetseverlerle buluşturduğu için tekrar tebrik ederim...
GELELİM İZMİRLİ MODACI ERTAN KAYITKEN'E...
Bayılıyorum işine aşk ile bağlı olan insanlara... Bunlardan birisi de İzmirli modacı ve çok eski dostum sevgili Ertan Kayıtken'dir. Tesadüf sonucu ben İzmir'deyken Alsancak Alians Restaurant'ta, İzmir'in sosyetik isimlerine ve şıklığı seven bayanlarından oluşan yaklaşık seksen kişilik davetliye, Coctail Prolonge tarzında mini bir "Pret a Porter de lüx" koleksiyonu hazırlayıp sundu.
İyi ki, İzmir'e gitmişim. İyi ki, o güzel mini defileyi, o göz kamaştıran elbiseleri ve de çok ama çok sevdiğim dostum, canım Uğurkan Erez'imi görmüşüm. Uğurkan Erez ile Ertan Kayıtken artık bir bütün, kardeş gibi olmuşlar. Allah bozmasın, nerede kaldı böyle dostluklar, nerede kaldı böylesine bir dayanışma.
Defilede yer alan mankenlerin hepsi İstanbul'dan uçak ile bir ekip halinde geldiler.
Ceylan Saner, Tuğba Özay, Selda Car, Şenay Akay, Tuğba Karaca, Esra Eron, Özge Ulusoy gibi profesyonel bir ekibi, Uğurkan Erez başarıyla bir araya toplayarak, hiçbir aksaklık olmadan inanılmaz bir koreografla, Ertan Kayıtken imzalı kıyafetleri davetlilere sundular.
Zaman zaman yanıma gelen Ertan Kayıtken bir çocuk heyecanı ile gözlerimin içine bakarak, sürekli yorumlarımı almak istedi. Yorum yok, tek kelime ile harikalar yaratmışsın dedim.
Tabi bu arada İzmir sosyetesinin tüm ağır topları da en güzel giysileri ile defileye katılmışlardı. O kadar şık ve gösterişli kıyafetler vardı ki üzerlerinde, sizlere anlatamam. Bence bu şıklığı o gün kendileri için değil Ertan Kayıtken için yapmışlardı.
Sevgili Diva ekibinin yayın yönetmeni Didem Deligönül, Genel Yayın Koodinatörü Seçkin İyiner, sevgili Berrin Güloğlu, sevgili kuzenim ve aynı zamanda tasarımcı olan Fatoş Atalay ile bu güzel şıklığı birlikte izledik. Bu arada Diva ekibi inanılmaz güzel çalışıyorlar. İstanbul magazin dergilerine yeni bir rakip olarak katıldı Diva.
GURUR DUYDUĞUM EŞİM...
Gelelim, geçtiğimiz pazar akşamı İbrahim Tatlıses'in programı İbo Show'a konuk olan sevgili eşim, elim, kolum, kısacası her şeyim olan eşim Kenan Erçetingöz'e. Yıllardır kendisi konuk alırdı karşısına, bu sefer o konuk oldu. Kolay kolay hiçbir programa katılmaz. Fakat İbrahim Tatlıses olunca, akan sular durduğu için İbo Show'a katıldı. Ben evde keyif ile programı seyrettim. O arada tabi yakınlarımız rahat durmayıp, beni sürekli taciz edip, "Kenan'a mesaj at, onu da söyletsin, bunu da söyletsin" gibi espriler yaptılar. En son çareyi telefonumu kapatmakta buldum. Ama beni en gururlandıran, eşimin, "Herkes sahte aşk yaşıyor ama biz eşim ile gerçek aşk yaşıyoruz'' demesiydi. İbrahim Tatlıses'e beni gururlandırdı ve aşkımız için sevgili İbrahim Tatlıses'ten Cano şarkısını istedi. Teşekkürler sevgili eşim, beni milyonların önünde onore ettiğin ve gerçek aşkımızı haykırdığın için...
Ben de seni çok seviyorum...
Benim özelim...