Geçtiğimiz hafta Feza Fırat'ın organizasyonunu yaptığı Kuruçeşme Kafes Garden'ın açılışına katıldık. Aman ne güzel bir açılış oldu herkes oradaydı. Sosyete ve sanatı çevresi o gecce Kafes Garden'a maşallah akın etti. Eee tabii ki Temmuz aynın son haftası olduğu için herkes uzun süredir bir açılış olsa da eğlensek diye düşünürken bu açılış daveti herkese iyi geldi. Eğlence bütün gecce tam gaz devam etti hem de sazlı sözlü. Bütün davetliler maşallah kurtlarını döktü o gecce. Uzun zamandır görmediğim bütün dostlarımı gördüm, sohbet ettim. Kim nerede tatil yapıyormuş, neresi popülermiş, kim kiminle berabermiş her şeyi sorup öğrendim. Sohbetinden en keyif aldığım kişiyse Erkan Özerman dı maşallah bilmediği yok. Bir sürü projesi var yapacağı o anlattıkça ben heyecanlandım. Burada şimdi bana verdiği sırlarını ve anlattıklarını söylersem olmaz, bekleyin ve görün. O gecce en komiğime giden şey ise herkes bir birinden telefon numarası alıp veriyordu ne var bunda demeyin. Çok şey var, kimse elinde tuttuğu telefonuna isim ve numara kaydetmesini meğerse bilmiyormuş. Nasıl olurda kullandığı telefonun hafızası ve nasıl işlediği bilinmez enteresan. Herhalde fazla gezip yorulmaktan teknolojinin kıymetlerinden ve nasıl faydalanılacağından haberdar olamıyorlar. Bir de maşallah sosyetik kadınlarımız bir yanmış bir yanmışlar ki derilerinin rengi artık kapkara olmuş. Bu kadar bronzluk yakışmıyor. Ama yinede bu onların umurunda değil. Gecce' nin içki sponsoru Cutty Sark'tı gelen tüm konuklara viski ikramında bulundu. Maşallah etrafıma bir baktım herkes gecce'nin ilerleyen saatlerine kadar içki kadehlerini ellerinden bırakmadılar. Bir de sosyete de şu aralar en moda şey hafta sonları birbirlerinden gizli program yapıp dönüşte diğer sosyetik arkadaşlarına gittikleri yerin havasını atıyorlarmış. Ay sen daha orayı görmedin mi, ne kadar enteresan bir yer, bizim gittiğimiz yer çok bakir ve hiç kimse bilmiyor gibi birbirlerine yeni keşfettikleri yerlerin ve mekanların havasını yapıyorlarmış. Ee normal her yerin cılkı o kadar çok çıktı ki maşallah artık Sosyetesi, Memuru, Mankeni, Hostesi hepsi aynı yerlerde eğlenip duruyordu. Şimdi bir fark yaratmak istiyor sosyete anlaşılan. Bence iyide ediyorlar. Bir de dikkatimi çeken gerçek sosyete artık marka merakını yavaş yavaş bırakmaya başlamış. Gittiğim bir çok davette ellerindeki marka çantaları ve ayakkabılarını değiştirmeye başlamışlar daha entelektüel kendine özgü ucuz değil ama tarzı olan ürünleri kullanıyorlar. yalnız marka olduğu için kullanılan ayakkabı ve çantalarını artık bir çoğu rafa kaldırmış. Bunlar sosyete için iyi bir gelişme yavaş yavaş kendileri ile barışık olmayı öğreniyorlar demek. Önümüzdeki hafta sizlere acayip anlatacağım olaylar var. Yazmak için sabırsızlanıyorum. Bir hafta nedir ki nasılsa su gibi geçer diyerek sizlere şimdilik bye bye diyorum.
PriMADONNA!!!
İnanmıyorum! Bu şaka gibi ana kızın resmini gördüğümde şaşa kaldım. Bu kadar da olmaz yani. Esin Maraşlıoğlu ve biricik kızı Melissa Mızraklı birer gün arayla ayrı davetlerde aynı bluzları giyip hiç çekinmeden gazetecilere gururla poz vermişler. Ehh pes vallahi,bluza sözümüz yok çok şık. Fakat ana kız bu kadar göz önündeyken ve Esin hanım az buçuk modaya bulaşmışken bu şekilde pişti olmaması gerekiyordu. Üzgünüz ama analı kızlı bu haftanın kötü giyinen priMADONNA'sı oldunuzL
Murat Yiğit