AHLAK KİME KALMIŞ?

Yayın Tarihi : 22-07-2005 12:18
Geçtiğimiz haftalarda yazdığım bir yazı üzerine daimi okuyucum Figen Bezmen Mirel Hanım bana acıklı bir mail atmış ve yayınlamamı istemiş. Şu an yayınlayamıyorum, kendisinden imla hatasız, okunaklı bir mail bekliyorum ki yayınlayabileyim. Yoksa kimse bir şey anlayamaz yazdığı yazıdan... Sevgili Figen Hanım daha önce kaçak işadamı Halil Bezmen ile evliymiş. Hani bir süre sürgünde olan yıllarca büyük büyük işler bitiren, devletine, memleketine faydalı olan babasının biricik ve en sevdiği evladı olan Halil Bezmen ile evliymiş. Fakat bu evlilik Halil Bezmen Bey'in sürekli yaptığı çapkınlıklardan ve de Figen Hanım'ı ihmali yüzünden bitivermiş. Gerçi söylenen çoook şey var bu evlilikte yaşananlar ile ilgili ama geçmiş gitmiş. Yine de insanlar hiçbir şeyi unutmuyor, konuşuyor da konuşuyor. Figen Mirel Hanım'ın da Halil Bey ile evliyken yaşadıkları, yaptıkları kulaktan kulağa dalga gibi yayılmış da yayılmış. Hala konşuluyor. Bunları daha sonra tek tek yazacağım. Okuyucularıma biraz bon bon şekeri dağıtmış olurum. Eski sosyete hikayelerini yazayım da ağızları tatlansın okuyucularımın... Gelelim geçtiğimiz günlerde yazdığım yazı ile ilgili bana ahlak dersi vermek isteyen Figen Bezmen Mirel Hanım'a küçük hatırlatmalara... Belki unutmuştur. Şu an kendisi Bodrum'un Türkbükü Mevkii'ndeymiş havalar sıcak olduğundan eskileri, yaşanmışları unutmuş olabilir küçük bir hatırlatma iyi gelir. Gelir de bir daha kimsenin avukatlığını yapmaya kalkışmaz. Benim canım sosyetemin bayanları modern ailelerde büyüyüp akademik kariyerlerini yurt dışında yaptıkları için her şey onlar için mübah olur. Ne yapsalar hoş karşılanır, göze batmaz, göz ardı edilir. Bu yıllardır böyledir, böylede sürer gider. Bundan yıllar önce yaşanan ve kulağıma gelen bir masalı anlatacağım sizlere... Sosyetenin sevilen iki kız kardeşi hem evli hem çocukludurlar. Üstelik iki kız kardeşin de kocaları sosyete mensubu olup tanınmış iş adamlarıdırlar. Cemiyet hayatında sıkı yerleri olan bu iki kız kardeş gel zaman git zaman evliyken yine evli olan cemiyet hayatında tanınan bir adama aşık olmuşlar. Bu iki kız kardeş aynı adamla uzun bir süre birlikte olup günlerini gün etmişler, üçü birlikte aylarca yemekler yemişler seyahat etmişler. Kocaları bu iki kız kardeşten yıllarca hiç şüphelenmemişler. Neden şüphelensin ki kocalar!!! Eşlerinin yakın erkek arkadaşları evli, üstelik adamın karısı da eşlerinin arkadaşı... İki kız kardeş bu adamla beraber olacak değil ya.! Bu evli barklı erkek arkadaştan ne kötülük gelebilir deyip durmuş yıllarca kocalar saf saf... Bu arada eşlerinin kendilerini rahat bırakmalarını, peşlerine fazla düşmemelerini fırsat bilen kocalar başlamış sık sık çapkınlık yapmaya günlerini gün etmeye... Hatta kocalardan biri bir ara iyice rahat davranıp çok tanınmış bir bayanla Ankara'da bir otel odasında sevgilisi ile aşk sohbeti ederken eşi tarafından basılmış. Bağrışmalar, çağrışmalar derken olay örtbas edilmiş. Karı koca aklını başına alıp evliliklerini kurtarmaya çalışmışlar. Diğer kız kardeş ise kocayı boşayıp bakmış hayatını yaşamaya... Yaaa sevgili Figen Mirel ne güzel bir masal değil mi? bana anlatılırken çok sevmiş defalarca bu masalı anlatmalarını bir ahlak dersi gibi görüp hep istemişimdir. Gelelim masalın devamına... Evliliğini bitiren kız kardeş yıllarca küçük küçük işler yapmış en son geçtiğimiz yıl Nişantaşı semtinde bulunan ünlü bir mücevher firmasında marka danışmanı olarak işe başlamış. Tabii çevresindeki bütün zengin sosyetik, medyatik arkadaşlarını bu mücevher mağazasına davet edip her gün bir kokteyl vermiş. Mağazanın İzmirli sahibi beyefendi bu işten başlarda çok memnunmuş. Mağazası her gün medyatik bayanlar tarafından ziyaret edilip görülüyormuş üstelik birden mücevher satışları ikiye katlanmış. Sosyetik kız kardeş işine dört elle sarılıp mağazaya gelen her arkadaşını mücevherle donatıp şekerim sonra ödersin diyerek yolluyormuş. Ödeme zamanı gelince de mücevher paraları mağazanın kasasına değil bizim sosyetik boşanmış kız kardeşin banka hesabına giriyormuş. Mağaza sahibi bunu fark edene kadar iş işten geçmiş, atı alan Üsküdar'ı geçmiş. Şimdi bu İzmirli mücevher mağazası sahibi beyefendi mücevherleri satın alan sosyetik bayanları tek tek dolaşıp mücevherlerden ödenmeyen para varsa almaya çalışıyormuş. Kız kardeş de şu aralar banka hesabına gelen paralarla gününü gün ediyormuş. İşte masalımız bu... Figen Mirel Hanım, size şu kadarını söylemek istiyorum: Savunduğunuz, masalımızdaki aileler ve bayanlar gibi sosyete mensubu olacağıma, Varoş olmak beni bu hayatta daha mutlu eder... Sevgili okuyucularım artık her hafta size tatlı tatlı masallar anlatacağım. Okuyunca ağzınız tatlanır. Bu benim üstlendiğim bir misyon... Hem birinin bunu üstlenmesi gerekiyordu zaten...