İki aydır İstanbul'a adımımı atmadım. Ohh özlemişim vallahi yarim İstanbul'u . Ama gündemden de uzak değildim tabiki de. İstanbul'a aslında bir süre daha gelmeyecektim ama 2006 Formula 1 yarışlarını kaçıramazdım. İki gün inanılmaz şenlik vaziyetteydik. Ama final günü, yani Pazar günü tam bir şenliktik. Kimler yok tu ki 2006 Formula 1 yarışlarını izlemeye gelen.. İnanın ki magazin basınında gördüğünüz herkes oradaydı. Bir de ben ve eşim. Pazar günü o kadar trafiği çekmemek için aile dostlarımızla Formula 1 yarışlarının yapıldığı Kurtköy'e helikopter ile gitmeyi tercih ettik. Ohh gidiş harika inişten sonra özel bir araçla piste bırakıldık. Oradan doğru yarışları izleyeceğimiz Paddock Club'e geçtik. Gerçekten harika bir organizasyon yapılmış.. Tebrik ediyorum... Kimler yoktu ki koskoca salonda.. Sanki sosyetenin bir daveti vardı, herkes oradaydı. Fakat geçen yıla nazaran sosyetik bayanlarımız lüks çanta ve ayakkabılarını evlerinde bırakıp bu yıl tam bir yarış izlemek için spor kıyafetlerini giyinip gelmişler. Vallahi geçen yılki kıyafetler, ayakkabılar, çantalar tak takıştır vaziyetteydiler...
Bir ara Metin Şen'in eşi Aslı Şen'le sohbet ettik. "Aramızda ama Gülben Ergen'in hamile kıyafetlerini ben yapacağım" dedi. "Oo osüper" dedim.. Gülben Ergen çok tatlı bir insandır. Mutlaka anlaşacaklarına inanıyorum. Zaten Demet Kutluay'ın da tüm hamile kıyafetlerini Aslı Şen'in sahibi olduğu Nişantaşı'nda ki Bela Mum mağazasından alıyordu.. Aslı Şen ve ortağı yine hamile kıyafetleri tasarlayıp sattıkları mağazalarına yoğun ilgi olunca önümüzdeki hafta Ankara ve İzmir'de de birer şube açacaklarmış. Vallahi tebrik ederim, bayılıyorum üretken kadınlara. Aslı Şen' in yanından kalkıp Serra Merzeci ile biraz sohbet ettim. Onu da yalnızca gezip dolaşan, davetlerde boy gösteren kadınlardan sanmayın.. Hem 3 çocuk annesi hem de bir iş kadını.. Türkiye pazarına yeni getirdiği Haagen Das dondurmalarının tanıtım çalışmalarına başlamış. Haagen Das dondurmaları şimdiden bir çok yerde satılmaya başladı. İzzet Capa'nın Cahide Sayfiye'de bile Haagen Das dondurmaları servis ediliyor. Bodrum'da ise Emre Ergani'nin işlettiği Bianca'da Hagen Das dondurması servis ediliyor. Böylesine lezzetli bir dondurmayı Türkiye ye getirdiği içi Serra Merzeci yi tebrik ederim...
Fida Film'in sahibi Murat Akdilek ve karısı Sitare Akdilek'de oradaydılar. Sitare Hanım beyaz bir t-shirt ve altına Victoria Beckham markalı blujen giymiş. Vallahi daha Türkiye'ye bu marka geldi mi gelmedi mi emin değilim ama Bodrum çarşısında her modeli mevcut. Hem de 60 ila 80 YTL arası... Taklitte herkesi solladık vallahi. Bir başka masada ise Tilda Tezman, Şebnem Dereli ve eşi, yanlarında Ahmet Çapa'nın eski eşi Şermin Çapa da oradaydı.. Bir ara onlara da uğradım. Şermin Çapa, Polat Towers'ın altındaki Mia Restaurant'a ortak olduğunu söyledi "Çok güzel" dedim artık yıllarını verdin işletmeciliğe kendi adına bir mekanın olması sana yakışır sevgili Şermin Çapa. Gelelim yarışların başladığı zamana..Hep birlikte üst terasa çıkarak muhteşem yarışı bir o tarafa bir bu tarafa koşarak tezahüratlar halinde izledik.
Gelelim dönüşümüze.. Helikopterle geldik ya kolayca inip özel araçla piste kadar geldik. Dönüşte öyle olacak sandık nerdeee. Araca binip helikopterin bulunduğu alana geldiğimizde gözlerimize inanamadık sanki otobüs kuyruğu bekliyoruz. Eee herkes araçla değil çoğunluk helikopteri tercih edince tabii bekleme sırası uzadı da uzadı.. Bir helikopter iniyor bir helikopter kalkıyor.
Artık herkesin mutlu ve güzel yaşamasını diliyorum. Son zamanlarda bakıyorum da herkeste bir doyumsuzluk mutsuzluk hat safhalarda. Aslında yaşadığımız yeryüzü Allah'ın bizlere sunduğu sonsuz güzelliklerle dolu. Her geçen zamanda her anlamda daha çağdaş ve modern bir ülkeye sahip olmaya başladık...
Ama gelin görün ki birbirini öldüren anaların evlatlarını. Çocukların ise kardeş, baba, anayı öldürdüğü bir zaman içinde yaşıyoruz. Kadınlarımızda ve erkeklerimizde namus ve ahlak kavramı gittikçe yok olmaya başladı. Neden bunları yazıyorum ne alaka şimdi 'Gülün Dikeni' sayfasında böyle bir yazıyı yazıyor diyeceksiniz. Belki bir nebze katkım olur ve herkes her şeye daha güzel ve sevgiyle bakmaya başlar...
Son zamanlarda sanat camiası yine karıştı. Herkes birbirine düşman kesilmiş vaziyette. Anlayamıyorum. Zaten bir avuç sanatçı, manken, şarkıcıya sahibiz onlarda bizlere güzel anlar yaşatacaklarına rezilliklerini iyice ortaya seriyorlar. En kızdıklarım arasında ise Yeşim Salkım geliyor. Aslında bir zamanlar sesine ve müziğine hayran olduğum bir sanatçıydı. Ama artık nerde. Yeşim Hanım nerdeyse herkes ile kavgalı, kimseyi beğenmiyor. Üstelik kendini son zamanlarda ortalara atarak her meslektaşı için istediğini söyleyebiliyor. Hele ki eşi İlker İnanoğlu'nun eski sevgilisi Güzide Duran için hiç hoş olmayan sözler sarfediyor. Ne olursa olsun Güzide Duran ve İlker İnanoğlu bir zamanlar çok büyük bir aşk yaşamışlardı. Güzide Duran için konuşacak bir kimse varsa o da İlker İnanoğlu'dur. Sevgili Yeşim Salkım; yıkıcı değil insanlara karşı daha sevgiyle yaklaşırsanız o zaman işte sadece şarkılarınızı söyleyebilirsiniz. Hani artık yalnızca şarkı söylemek istiyorum diye beyanat verdiniz ya! Bırakın artık, ağzınız kötü sözler değil şarkı söylesin...
Gelelim gündemdeki kadın Ceyla Gölcüklü'ye. Aman yarabbim bu nasıl bir anne anlamış değilim, şaşkınım kızgınım nasıl olurda ulu ortalarda bu kadar boy gösterir. Kızını düşünmüyor mu? Hadi geçelim.. Düşünmüyor.. Peki Ceyla Gölcüklü'nün ailesi kızlarını düşünmüyor mu? Ele güne rezil oldu. Tüm kadınlar Ceyla Gölcüklü için örgütlendi ve istenmeyen kadın olarak ilan edildi. İlk boşanmaların da da yazmıştım ben Ceyla Hanım'a eşi trilyonluk bir nafaka vermez diye.. Vermedi de.. Adamın kendisinde para yok ki boşanacağı eşi Ceyla Hanım'a nasıl versin. Üstelik boşandığı ve de çocuğunun babası olan adamın saygınlığını beş para ederken...
Ceyla Gülcüklü'nün en son yaptığı ise olacak iş değil.. Evli ve de çocuklu bir adamla birlikte olup magazin basınında marifetmiş gibi boy gösterdi. Boy göstermekle kalmadı biten ilişkisinin ardından ayrıldığı iş adamı İlhan Karadeniz ve onun çevresine bir de üstelik gazetecilere tehdit mesajları göndererek işi çığırından çıkarttı. Ceyla Gölcüklü İstanbul'u uzun süreliğine terk etmesi kendisi için ve çocuğu için daha hayırlı olur diyor konuştuğum herkes. İstemeyen kadın ilan edildiniz Ceyla Hanım...