KIZGIN KADINLAR

Yayın Tarihi : 25-04-2007 09:03
Geçtiğimiz on gün içinde gerçekleşen Avrupa ve New York seyahatlerimden, Yeditepeli şehrim İstanbul'a döndüm. Şöyle bir okuyamadığım gazete ve dergileri taradım. Ardından kaçırdığım magazin programlarını kaydettiğim dvd'den izledim. Yine ortalık karışmış da karışmış... Deniz Seki ve Hüsnü Şenlendirici'nin eşi Nazire hanımın maşallah dolaşmadığı ve röportaj vermediği kanal kalmamış. Ama en son, aklını başına sevgili İbrahim Tatlıses getirmiş ki, Pazar akşamı İbo Show'a bağlanıp günah çıkardı. Kocası Hüsnü Şenlendirici'den özür üstüne özür diledi. Bu konularda tecrübeli olan sevgili İbrahim Tatlıses de güzel bir dille Nazire Hanım'a çok güzel akıllar verdi. İnşallah Nazire Hanım İbrahim Tatlıses'i dinler de köşesine çekilip huşu içinde aile içi olaylarını kendi aralarında çözmeye çalışırlar... [b]TEKTAŞ OLAYI![/b] Gelelim FOX TV'de yayınlanan 'Magazin Mahkemesi' ve Deniz Akkaya ile Şenay Akay ikilisinin başrolde olduğu ve her hafta aralarına bir ünlüyü aldıkları bu haftaki konularına. Bu haftaki konukları İbrahim Tatlıses'ti. İbrahim Tatlıses'in o şıklığı neydi öyle? bebek pembesi bir takım ve o takıma uyum içerisinde yakışan kravat ve mendili harikaydı. Tam anlamıyla baharın geldiği müjdesini bizlere hissettiriyordu. Tebrik ederim İbrahim Tatlıses'i bu kadar iddialı ve şık giyindiği için... Gelelim kızgın kadınlar Deniz Akkaya, Şenay Akay ve Ebru Gündeş'e... Neden 'kızgın kadınlar' dedim, çünkü karşılarında duran kişilere dövecekmiş gibi bakıp cevaplar veriyorlardı. Efendim bir magazin muhabiri bayan, Ebru Gündeş ile röportaj yaparken parmağındaki tek taşı görerek, 'Ebru Hanım parmağınızda tektaş var anlamı nedir?'' diye bir soru sordu. Vay efendim nasıl sorarmış parmağındaki tektaşı magazin muhabiri! Ebru Gündeş'in parmağında her zaman tektaşı varmış, çalışıp alıyormuş. O kimmiş ki soruyormuş, 'şimdi karşımdan çekil, yoksa seni döverim' gibi bir sürü hakaret edip magazin muhabiri kızımızı yanından uzaklaştırdı... Gelelim yorum yapan Deniz Akkaya ve Şenay Akay'a... Onlar da kızgın birer kadın halinde, 'Ebru Gündeş haklı, nasıl böyle bir soru sorabilir, soramaz' gibi bir takım polemiğe girdiler. En acısını ise Deniz Akkaya sarfetti.. Efendim tektaşı olan kadınlar, aldatılan kadınlarmış. Kocalar ya da sevgililer eşlerini aldattıktan sonra onlara tektaş alırlarmış, tektaş'ın anlamı aldatmaymış. Mesajlar her zaman doğru verilmeli. Elbette tektaş'ın çok anlamı var. İlk anlamı, evlilik öncesi görgü kuralları çerçevesinde söz yüzüğü anlamında takılır. Evlilik yıldönümünde takılır. Bir erkek kadına sevgisini göstermek için takar. Parası olan kadın kendi alır takar ama ben şimdiye kadar kendi kendine kuyumcudan gidip tektaş alıp parmağına takan kadın görmedim... Nil Karaibrahimgil şarkısında aslında, 'Tektaşımı kendim aldım tektaşımı kendim taktım' nakaratıyla parmağında tektaş'ı olanla aslında dalgasını geçmiştir. Bence bütün tektaş'lar havaya, kimse artık tektaşını takmasın. O yüzden de o tartışmayı gereksiz ve abes buldum. Görmüyor musunuz 24 ay taksitle artık tektaş satılıyor. Yani kim almış, kim vermiş boşverin bu kadar kızgın olmayın. Özellikle genç bir muhabire seni döverim çekil karşımdan diyen Ebru Gündeş'i asla Deniz Akkaya ve Şenay Akay savunmamalıydı. Kimse kimseye hakaret edemez. Ebru Gündeş ciddi bir rahatsızlık geçirdi. Hayata daha sevgi dolu bakabilir etrafındaki insanlara gülen gözlerle bakabilir, nedir bu siniri bu öfkesi, yaşama ve insanlara karşı anlamış değilim... GELELİM BİRAZ DA NEW YORK GEZİME Harika bir 5 gün geçirdik yaklaşık onbeş kişilik grupla. Türk Hava Yolları'nın Basın Müşaviri Ali Genç'in, THY'nin önümüzdeki ay başlatacağı New York seferlerinde yolculara ikram edilecek menüleri tatmamız ve fikirlerimizi beyan edip en doğru menüyü Türk Hava Yolları müşterilerine sunmaları için, en iyi gurmelerden yaptığı gruba, biz eşler de dahil olarak bu keyifli seyahatin tadına vardık. Ünlü gurmelerimizden Teoman Hünal ve sevgili eşi Lale, Ali Esat Göksel ve eşi Gülfem, Mehmet Yalçın ve eşi, Ahmet Örs, Figen Batur, Mehmet Yaşin, eşim Kenan ve ben inanılmaz hazırlanan menü ile Türk Hava Yolları'nın bir ilke imza atıp, uçağa aşçı koyması hepimizi hayretlere düşürdü. Önümüze gelen menüler adımıza hitaben hazırlanmıştı. Bu büyük şıklığı ve lezzeti bizlere ve müşterilere sunacak olan Türk Hava Yolları ekibini şimdiden kutluyorum... SOSYETİK İSİMLER Efendim New York'ta epey bir sosyetik isim gördüm. New York'un en lüks restaurantı Baltazar'da öğle yemeği yerken arka masamda Akın Öngör'ün eşi Gülin Öngör oğlu ile yemek yiyordu. Yine New York caddelerinde turlarken, karşıma sosyetik kuyumcu Karun Kıraç çıkmaz mı? Sarılıp öpüştük, meğerse New York'a Ahmet Ertegün için düzenlenen anma gecesi için gelmiş. Sonra biraz yürüdükten sonra sosyetik playboy Can Akçay'ı gördük. Ardından sevgili arkadaşlarım Şehnaz ve Mehmet Tuna ile tesadüf sonucu New York'ta buluşup, bir gecce Jazz Club'e gittik. Fakat biz Türkler kadar abartmayı seven insanlar görmedim. Defalarca New York'a gitmeme rağmen abartılacak kadar güzellikte bir şey göremedim. Evet bir dünya şehri olduğu doğru. Kısacası 11 Eylül'den sonra New York kendini toparlamakta epey zorluk çekiyor. Eski binalar, pis caddeler, demir yığını köprüler, gökyüzünü göremediğin binaları ile New York, New York işte. Gidemeyenleri özendirmeğe değmeyecek bir şehir. Aziz İstanbul'um, Güzel İzmir'im, Dünya Güzeli Türkiye'm...