DENİZ VE PİŞTİ!

Yayın Tarihi : 30-03-2007 08:59
Elbette Deniz Akkaya... Neden mi? Maşallah önce She by Berk'in hızlı bir atakla 2006 yılında başlattığı reklam kampanyasının yüzü oldu. Aradan bir ay geçmeden Home Store mağazalar zincirinin modelliğini yaptı. O da yetmedi, Hotiç ayakkabılarının 2007 yaz çekimlerinde üzerinde sırılsıklam t-shirt ile modellik yaptı. Daha ne olsun, Türkiye'nin en ünlü 3 yerli firmasının yüzü oluverdi bir anda. Diğer firmalarımızın çoğu zaten yabancı uyruklu mankenler ve modellerle çekimlerini yaptıkları için yerli piyasanın tozunu dumanına attırdı Deniz Akkaya. Diğer mankenler aç bilaç dolaşıyorlar ortalıkta... [b]Mankenlik artık gözde değil![/b] Neden mi aç bilaç dedim? Nerede o eski arka arkaya yapılan defileler, expozisyonlar? Şimdi senede iki ve ya üç defile yapılıyor İstanbul'da. O da zaten bir hayır kurumu adına düzenleniyor, mankenciklerimizde para almadan podyuma çıkıyor. Zaten firmaların çoğu prestij olsun diye artık yurt dışında defileler yaparak markalarını orada duyurmak istiyorlar. Kısacası artık mankenlik mesleği hiç gözde değil. Vallahi Deniz Akkaya, "bravo" diyorum buradan sana. Neden mi? 2 yıl evvelden mankenlik mesleğini bırakıp model olduğun için... Akıllısın ki, geleceği görüp, "mankenlik mesleği beni bırakmadan ben bırakayım" dedin. Bak diğer meslektaşların, senin arkandan tef çalanlar, şimdi kendi teflerini çalıp, "yok mu defile, yok mu defile" diye dolaşıyorlar. .. [b]Jüri üyeliği![/b] Yeni meslek dizi oyuncusu olmak ve jüri üyeliği yapmak. Küçük çocuklar şimdiden jüri üyesi olmak için hangi okulda okumak gerek diye etraflarına soruyorlarmış. Bakın Eşyan Özhim bile jüri üyesi oldu. Hani bir zamanlar burnu kaf dağında dolaşan Eşyan Özhim, yıllarca Network ve Fabrika gibi markaların modelliğini yapıp, bilboardlarda artık onun yüzünü görmekten millete gına getirtmişti. Ama şimdi ne oldu? Eyşan Özhim'in kaf dağında olan burnu jüri koltuğuna düştü. Hayatta şunu öğrendim "büyük lokma ye, büyük konuşma".. Bir zamanlar Eşyan Özhim'in yanına bile yaklaşamazdı kimse... Şimdi jüri koltuğunda sevimli sevimli oturuyor. Yılların pop sanatçısı Yeliz'e bile gerçekleri söyleyemeyecek kadar kendini geride görüyor. Yeliz'in bu hafta giydiği kıyafet oldukça kötüydü. Onu bile Eşyan Özhim söyleyemiyor ve "çok şıksınız inanılmaz güzel bir kıyafet giymişsiniz" diyerek herkesi hayretlere düşürüyor! Neden? Çünkü yıllarca moda ile iç içe olan bir insanın kötü ötesi bir kıyafete şık demesi biraz abes kaçıyor... [b]Eda Taşpınar![/b] Yazmayacağım Eda Taşpınar'ı ama olmuyor, olamıyor illa Eda "beni yazın, yazacaksınız, mecbursunuz" der gibi ortalıkta bazen mini mini, hippi hippi, entel entel, daha doğrusu tarzının daha tam ne olduğunu anlamadığım bir halde dolanıyor. Bir de Eda Taşpınar'a moda ikonu demezler mi! Yapmayın Allahaşkına, ne ikonu? Bizim sosyetik magazin dergileri de aynı hafta pişti olup, Eda Taşpınar'ı dergilerinin kapaklarına, hem de aynı giysiyle koyuveriyorlar. Bravo vallahi Eda Taşpınar'a.. Magazin gazetecilerini bile oyuna getirip, aynı hafta iki rakip derginin ön kapağına aynı giysi ile oturuveriyorsun. Haber de neymiş, ünlü ayakkabı tasarımcısı Manolo Blahnık, İstanbul'a gelmiş. İstanbul'un ünlü bir alışveriş markasının içinde olan ünlü mağazada ayakkabı reyonu açmış, sosyete akın etmiş. Eda Taşpınar bir gün önceden o mağazaya gidip Manolo Blahnık'e jest olsun diye ayakkabısına milyarlar verip, ertesi gün açılış davetinde o ayakkabıyı giymiş. Bunu gören Manolo düşüp bayılmış. Ayıltmak Eda'ya düşmüş! Zor ayılan Manolo, Eda Hanım'a, "Tanrım sende kimsin? Bu yaşıma geldim senin ayağında durduğu gibi hiçbir ayakta böyle güzel bir ayakkabımın durduğunu görmedim" demiş... Bak bak bak... Manolo Blahnık'in ayakkabılarını giyen dünyaca ünlü starlar Manolo'nun bu sözlerini duyarlarsa, vallahi alınırlar. [b]Vakko'da çalışmıyor mu?[/b] Bir de anlayamadığım, Eda Taşpınar Vakko'da işe başlamamış mıydı? Başladıysa patronu Cem Hakko acaba yanında çalışan Eda Hanım'a rakip olduğu bir mağazanın açılış davetine gidip, sanki o mağazanın elemanıymış gibi dergilere poz vererek rakip firmanın reklamını nasıl bu kadar yaptırabilir anlamış değilim. Varsa bir anlayan ya da sevgili Cem Hakko bana bunu anlatsın. Ama belki de Manolo beyi Vakko mağazasına transfer etmek için bu kadar yakınlaşmıştır. Bana anlatılanları yazıyorum ben. Davete giden birçok konuk o gün bu konuyu konuşup, durmuş. Bir de yılların Vakko ve Beymen mağazaları bizlere yıllarca en iyi markaları yurt dışından taşıyıp, sağ olsunlar taksitle satarak nefislerimizi köreltmişlerdi. Aradıklarımızı Vakko ve Beymen'de bulabiliyorduk zaten.. Şimdi bu denli Vakko ve Beymen markalarına sahip çıkmamak niye? Varsa yoksa bu yeni açılan mağazadan sürekli söz etmek neden? Aynı markalar diğerlerinde de var.. Peki o zaman bu abartı neden? Gerçi gerçek sosyete zaten nereye gidip nereden alışveriş yapacağını biliyor. Benim anlatmama gerek yok. Üç beş medyatik ismin bir araya gelmesiyle bu işlerin olunmayacağını da herkes gayet iyi bilir...