GÖRMEMİŞİN JOSH'U OLMUŞ!

Yayın Tarihi : 22-04-2008 14:12
Ay inanamıyorum Amerikalı emlak kralı Donald Trump'un kızı Ivanka Trump İstanbul Şişli Trump Towers tanıtım partisi için İstanbul'a geldi. Aman efendim yer gök Ivanka diye inledi, sosyete Ivanka'lı tanıtım partisine akın etti. Sosyetik erkekler bütün gecce Ivanka Trumps'tan gözlerini alamamışlar. Eh gerçekten su gibi güzel bir genç kadın Ivanka; üstelik de dünyanın sayılı zenginleri arasında. Düşünsenize genç, güzel, zengin ve de dünya jet setinde. Bizim sosyetik bayanlar kesin hasetliklerinden çatlamışlardır davet geccesinde. Sosyetik dergi ve günlük gazetelerin magazin eklerinde sayfa sayfa yer alan bizim ağır sosyetik bayanlar ile Ivanka'nın resimlerini görünce şöyle bir inceledim de sosyetede en revaçta güzelim diye geçinen hanımlar bile pısırık kalmış İvanka'nın yanında. Donald Trump akıllı adammış, kendi geleceğine İstanbul'a kızını yollaması nasıl başarılı bir yatırımcı olduğunu bir kez daha gösterdi.. Ivanka'nın güzelliği ve zenginliği sayesinde Trump Towers'ı 7'den 70'e herkes duymuş ve bilmiş oldu. Hilton Convention Center'da yapılan tanıtım geccesi muhteşem olmuş. 1960'lı yılların New York havasının yaratıldığı davetin ev sahipliğini Doğan Yayın Holding Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ ve Taş Yapı'nın sahibi Emrullah Turanlı'nın yapmış.. Davete sosyetenin yanı sıra iş, sanat ve siyaset alanından bir çok isim katılmış. Hayırlı uğurlu olsun Şişli Trump Towers'ımız.. Bakalım hangi gözde sosyetiklerimiz ve cebi kabarıklarımız 2'şer 3'er daire alacaklar Trump Towers'tan? Yakında magazin sayfalarında çıkar, biz de öğreniriz. Ah Josh Holloway ah, İstanbul'dan rüzgar gibi geçtin gittin. Bir dondurma firmasının reklam filmi için İstanbul'a gelen ünlü Lost dizisinin oyuncusu Josh, gördüğü ilgiden fazlasıyla memnun ve cebi dolgun bir vaziyette ülkesine geri döndü. Lost dizisinin yakışıklı oyuncusu Josh diye inledi her yer. Vallahi görgüsüzlükte sınır tanımıyoruz. Lost dizisinin aslında 3 yıldır sağlam bir kitlesi vardı ama şimdi ayağa düştü. Lost ve dizinin oyuncusu Josh diye kadınlarımız ne hale geldi. Utanın erkekler, utanın! Paris Hilton geldi bundan 2 hafta önce hiçbiriniz Paris, Paris diye atlamadınız üstüne bu Josh da neymiş böyle ben bile hayretler içinde kaldım. Yazık Josh bile buna bir anlam verememiştir. Hele Beyaz Show'a çıkan Josh tam şaşkın ördek gibiydi, bir yanında Beyaz Show'un yapımcısı Ebru Hanım bir yanında Binbir Gecce dizisinin oyuncusu Bergüzar Korel, Josh'ı sıkıştırdılar da sıkıştırdılar. Ekran karşısında krize girdim doğrusu hele Bergüzar'ın Josh'a dönüp 'sana bir dokunabilir miyim, dokunmazsam arkadaşlarım beni öldürür' demesi ve Josh Holloway'a dokunmasına pes dedim. O ağırbaşlı Bergüzar gitmiş yerine kıkır kıkır gülen işveli, cilveli bir kız gelmişti. Beyaz'a diyecek lafım yok vallahi. Sen yıllardır Türkiye'nin en iyi showmen'i ol ama İngilizce bilme! Olmaz Beyaz olmaz.. Hadi yüzme bilmiyorsun ama bari İngilizce öğren! Ben kimleri tanıyorum 50'sinden sonra bile İngilizce öğrenmeye çalışıyorlar. Gelelim programın yapımcısı Ebru Hanım'a.. İngilizcesi iyi olduğu için Josh'ın yanına oturma şansını yakalayan Ebru Hanım, program ilerleyip samimiyet arttıkça tercümanlık yapmayı bırakıp kendi kendine 'ufff çok yakışıklı yaaa, ayy ne şeker ya' diye konuşmaya başladı. Vallahi inanamıyorum diyerek kanal değiştirdim. Daha fazla bu görüntü kirliliğine ve ekrandaki iki bayanın Josh Holloway'a tanrı gibi davranmalarına tahammül edemezdim çünkü.. Gerçi sırf onlar değil, daha kimler kimler Josh'a neler yapmış ama anlatamam yalnızca ağzım açık dinledim. Hele sosyetik iki azgın bayan var ki ayaklarına kapanmışlar resmen çocuğun hatta bir tanesi şöyle demiş İzzet Çapanın mekanı Cahide'de eğlenen Josh'a 'boynuma tasma tak, köpeğin olayım!' Vah vah vah! Bunu söyleyen bayanın adını yazsam dudaklarınız uçuklar. Çünkü hiç de bu sözleri söyleyebilecek bir hanıma benzemiyor. Anlayacağınız kadınlar kudurmuş. Josh Holloway'i bile yoldan çıkartıp sahnede dansözlerle göbek attırdık ya bravo bizlere. [b]CONRAD HOTEL'DE BİR İTALYAN...[/b] [resim=20080422resim-183849D6][/resim] Geçtiğimiz hafta Conrad Hotel'in Halkla İlişkiler Müdürü Pınar Kırlar'ın davetlisi olarak otel içinde yer alan ünlü İtalyan restoranı Prego'ya gittim. İtalyan restoranı Prego'nun mönüsünü ve enfes İtalyan yemeklerini hazırlayan kişi ise gerçek bir İtalyan ve Türk kanı taşıyan Chef Batuhan Piatti. [resim=20080422resim-183849D5][/resim] Piatti soyadı bana hiç yabancı gelmedi eminim okuyunca size de bir şeyler çağrıştırmıştır. Batuhan Piatti; köşe yazarı, İtalyanca öğretmeni ve aşçı olarak tanıdığımız başarılı iş kadını olan Donattelle Piatti'nin oğlu. Donattelle Hanım, gerçekten en az kendisi kadar başarılı bir çocuk yetiştirmiş.. Batuhan Piatti, Floransa International Turizm işletmeciliğini bitirdikten sonra iş hayatına Floransa'nın tanınmış restoranı Enteca Pinchiorri'de başlamış, ardından Milano Four Seasns Hotel, Capri Palas, Milano Hyatt Otel gibi 5 yıldızlı otellerin mönülerini hazırlamış. 2004 yılında geldiği İstanbul'da çeşitli otel ve şirketlere gastronomi danışmanlığı yapmış genç, pırıl pırıl ve cana yakın bir isim. Genç yaşına rağmen yaptığı işler oldukça başarılı Batuhan Piatti'nin.. Bakü-Tiflis-Ceyhan Projesi'nde BP şirketine ve Rixos Premium Belek açılış galalarına danışmanlık yapan bir isim. Şu anda kariyerine Conrad İstanbul Executive Sous Chef ve otel içinde yer alan İtalyan restoranı Prego'dan sorumlu şef olarak devam ediyor.. Batuhan ve güzeller güzeli, hem de tatlı dilli Conrad Halkla İlişkiler Müdürü Pınar Kırlar ortak bir fikir geliştirerek yalnızca Perşembe akşamlarına özgü İtalyan haftası yapmaya karar vermişler. [resim=20080422resim-183849E4][/resim] Prego Restoran'da insanı dinlendiren bir yan var. Gecce boyunca Pınar ve Batuhan ile yaptığım sohbetten hiç sıkılmadım. Üstelik kulağa öylesine hoş gelen İtalyan müzikleri çalıyordu ki anlatamam.. Tabii Batuhan Piatti bizimle sürekli oturamadı fakat sık sık masamıza gelerek yemeklerle ilgili damak yorumumuzu almayı unutmadı. Yalnızca bizim masamıza değil restoranda bulunan tüm masaları ziyaret edip gelen konuklarla tek tek ilgileniyordu Şef Batuhan.. Bu da benim ve diğer müşterilerin çok hoşuna gitti tabiî ki. Kim istemez ki yediği leziz yemeklerin kimin elinden çıktığını görmeyi. [resim=20080422resim-183849D6][/resim] İtalya bildiğiniz gibi 20 bölgeden oluşmakta ve Batuhan Piatti her hafta Perşembe akşamları bir bölge seçerek o bölgenin kendine özgü yemeklerini sunuyor gelen konuklarına.. Tabii dileyen ana mönüden farklı İtalyan lezzetlerini de seçebiliyor. Ama benim tavsiyem mutlaka Perşembe akşamı İtalya'nın hangi bölgesindeyse sıra onu seçmeleri.. Benim gittiğim hafta Campania bölgesinin eşsiz yemekleri vardı. Patates ve Pırasa Çorbalı Dil balığı ile başladık, ardından Istakoz, ahtapot ve jumbo karidesli ev yapımı makarna ardından enfes Kalkan balığı geldi ama enfes diyorum gerçekten ben böyle leziz fava kreması ile doldurulmuş enginar yatağında kalkan yemedim. Tabii gelen porsiyonlar gayet şık ve her yemeğin damak tadına uygun soğukluk ve sıcaklık dereceleri harika olan İtalyan şarapları içtik. Son olarak İtalyanlar'ın meşhur tatlısı Cassata'dan yedik.. Hani damla bitter çikolatalı olup vanilya sos eşliğinde yenen. Gidin ve deneyin derim. Bu Perşembe Sicilya bölgesinin yemekleri var. Fırsat bulursam ben mutlaka gideceğim. Bu arada söylemeden edemeyeceğim Conrad Otel'in yiyecek ve içecek müdürü bir Fransız ve erkek modellere taş çıkartacak kadar yakışıklı.. O da Şef Piatti gibi Prego'ya gelip müşterilerle tek tek ilgileniyor.. Şaşırıp yanımda bana eşlik eden Pınar Kırlar'a sordum 'her zaman bu şekilde konuklarla ilgililer midir?' diye 'evet' yanıtını alınca şaşırdım doğrusu, benim bildiğim müdürler odalarından çıkmaz ve küçük dağları ben yarattım edasıyla ortalıkta dolaşırlar. Prego Restaurant'ta dolaşırken gördüğüm sadece yiyecek içecek müdürü değil ki, otelin genel müdürü de gelip dolaşmaz mı? Pes dedim kendi kendime ne kadar medenice bir durum.. Conrad Otel'in Genel Müdürü de bir Fransız ve o da çok genç; üstelik oldukça sempatik ve hoş biri, kendisiyle tanışmak ayrı bir zevkti. Bu arada Conrad Otel genç personeliyle oldukça dinamiklik kazanmış, ayrı bir enerji oluşmuş otel içinde.