BODRUM GECCELERİ

Yayın Tarihi : 17-08-2003 00:00
Geçen hafata yazmış olduğum ‘Prenses Nilüfer Sultan’la ilgili meğer ne çok dertli insan varmış. Cesaretimden ve konuyu bu kadar detaylı yazmamdan dolayı çiçek, mail ve telefon bombardımanına uğradım. Doğru, kandırılmaktan artık sıkılmıştınız değil mi? Bu konuları daha daha derinlemesine araştırıyorum. Kimlerin ne gibi çıkarı var da bu insanları bu kadar poh pohlayıp cemiyet hayatına sokmak istiyor ve İstanbul’da popüler olmaları için ellerinden geleni ne için yapıyorlar, bilmiyorum! Her neyse, bu hafata sonu işten iki gün kaçıp Bodrum’a gittim. İyiki de gitmişim inanılmaz güzel bir hava vardı. Geccesi ve gündüzü ayrı bir güzeldi. Daga Bodrum’a iner inmez soluğu Ortakent’te olan Tantra’da aldım. Ohh mis gibi mandalina ağaçları altında yemeğimi yiyip ortamın güzelliğinin keyfine vardım. Tantra’nın sahibi Gökhan Yüzbaşıoğlu bu yıl gördükleri ilgiden çok memnun kaldıklarını, önümüzdeki kış İstanbul’da aynı konseptte, fakat daha enteresan fikirlerle Tantra City’yi açmak istediklerini söyledi. İstanbul’da açılacak Tantra’nın işletmeciliğini herkesin yakından tanıdığı Ergun Yıldız yapacak. Vallahi bu kış yine sokaklardan evlere giremeyeceğiz gibi. Tantra’dan sonra soluğu Kenan Doğulu’nun sahne aldığı Polo 13’e geçtik. Aman Allah’ım o ne kalabalık öyle! Herkes üstüste ama eğlence dorukta. Herkes kendini kaybetmiş dans edip şarkılara eşlik ediyor. Oturduğum yerde maşallah popo seyretmekten Kenan Doğolu’nun yüzünü göremedim. Bu dans eden ve masaların üzerinden inmeyen 18’lik kızların arasında bir de 35’lik sosyetik Gülay Kamaz vardı. Hani MOS kuaförlerinin ortağı bir erkek çocuğu sahibi olan. En ön masada fazla sosyetik olmayan arkadaşlarıyla çıkmış masanın üzerine, Kenan Doğulu’ya baka baka mini eteği straplez bluzuyla gerdan kırıyordu. Hem de bütün gecce. Allah’tan arada Kenan slow parçalar söyledi de Gülay Hanım biraz soluklanabildi. Etrafımda kim varsa o gecce Gülay Kamaz’ın masasının üzerine çıkarak dans etmesinin yakışık almadığını söyledi durdu. Bence de olgun, bir çocuk annesi ve dul bir hanıma yakışmıyordu. Elbette onun da eğlenmeye hakkı var ama bu eğlencesini daha özel davetlerde, halka kapalı yerlerde yapabilir. Tuğçe Kazas ise sevgilisi Kenan Doğulu’yu en arka masada arkadaşları Zeynep Aslan ve tanıyamadığım birkaç kişi ile izliyordu. Saatler ilerleyip alkolün etkisi arttıkça bir baktım Tuğçe Kazas diğer hayranlar gibi sevgilisi Kenan’ı en önde izleyip tempo tuttu ve dans etti. Geccenin sonuna doğru ise Tuğçe Kazas tam çoşmuş, zıp zıp yerinde duramıyordu. Ertesi gün Tampa Beach’de Esra Üstünkaya’yı görüp ayak üstü sohbet ettim. Bir aydır Bodrum’daymış. ‘Ne o, dün gecce seni Kenan Doğulu’da göremedim. Arkadaşın Gülay Kamaz oradaydı, sen yoktun’ diye sorunca ‘artık sıkıldım’ dedi. Eee normal. Haftanın 5 geccesi Polo 13’teydiler. Tampa’da kimler yoktu kimler! Sosyetik diyemeyeceğim, fakat zengin kişiler oradaydı. Ender Mermerci sevgilisi Mr. Herman’la bütün gün denize girip yorgunluk attı. Bir ara denizde yanyana geldik, aaa o da ne? Ender Hanım sevgilisi Herman’a bir cilve bir cilve.. Ender Hanım’ın sesini bile tanıyamadım. Sesini incelte incelte sevgilisine 18’lik kız gibi davranıyordu. Vallahi bravo, hayat dolu kadın. Unutmadan şunu da söyleyeyim, lütfen ama lütfen Luis Vuitton marka plastik, hani içi görünen şeffaf plaj çantalarını omuzunuza takıp, Beach’lere gitmeyin. İnsanın içinden bunları görünce böğürmek geliyor. Gecceleri ise yine aynı markanın monogram desenlisini kullanmayın.