Geçtiğimiz 4 aydır gerçekten çok ama çok yoğun bir iş temposuyla çalıştım. Neden mi? Yılda bir kez çıkardığım İstanbul'un en iyi markalarının yer aldığı İstanbul Best Places dergisini ekibim ile bitirdik ve baskıya yolladık. Best Places pazartesi günü Yay-sat tarafından en seçkin kitapevleri ve de Türkiye'nin uluslararası tüm havaalanlarında dağıtılacak. Ayrıca İstanbul, İzmir, Bodrum, Antalya'nın en seçkin beş yıldızlı otel odalarında yerli yabancı turistlerin faydalanması için bulundurulacak. 10 bölümden oluşan Best Places dergisi tam 250 sayfa. Bu harika derginin içerisinde Fashion, Jewellery, Personel Care, Accessories, Decoration, Exclusive, Art-Antik, Hotel, Restaurants ve Night Life bölümleri yer alıyor. Bu bölümlerde, kendi dalında İstanbul'un en seçkin markalarının hem fotoğraflı hem de açıklamalı yazısı yer alıyor. Ayrıca İngilizce tanıtım da mevcut. Kısaca biz yapıyoruz diye değil ama gezmeyi ve seçkin yerleri seven biri olarak böylesine içerikli bir dergiyi sizlere sunmakla gurur duyuyorum. Emin olun çok ama çok beğenecek, evinizin ya da ofisindeki masanızın üzerinden yıl boyu ayırmayacaksınız.
İstanbul Best Places dergisinde geçen yıl 'Dünyanın Görülmesi Gereken 100 Şehri'ni detaylı bir şekilde vermiştik. Bu yılki İstanbul Best Places 2009 sayısında ise 100 marka yaratan seçkin işadamı ve bayanlarını, yarattığı markalarının bugüne nasıl geldiğini ve gelecekteki projelerinin röportajlarına yer verdik. İş dünyasının önde gelen bu 100 seçkin ismini Best Places dergisi sayesinde sizlere ulaştırmaya çalıştık. Bir dünya markası oluşturmak için, çalışmalarını, projelerini, İstanbul için yapacaklarını, yarattıkları markalarını ileride kimlerin eline teslim edeceklerine kadar sizler için sorduk, öğrendik ve siz Best Places okuyucuları ile paylaştık. Ekibim ve kendim, dünya şehri olan İstanbul'a böyle bir dergiyi 5 yıldır kazandırdığım için çok mutluyum.
İSTANBUL GECCE HAYATINDA NELER OLUYOR
Gelelim bu hafta neler yaptığıma. Perşembe geccesi Maçka'da yer alan, sevgili Ergun Yıldız'ın işlettiği, Galatasaraylı ünlü futbolcu Ümit Karan ve Kubilay Şenkahveci'nin sahibi olduğu, Frame adlı restaurant ve gecce klübüne gittik. Yakın arkadaşım, sosyetenin yakından tanıdığı Gül Ergi'nin de ayrıca o gecce doğum gününü kutlamış olduk. Davetliler arasında sosyetenin tanınmış birçok ismi vardı. Sevgili Ergun sağ olsun, bütün gecce bizle ilgilendi; gerçekten buradan Frame ekibini, özellikle o nefis yemekleri bizlere sunduğu için şef aşçısını tebrik ediyorum. İki bölümden oluşan mekânda, alt kısımda bulunan klüp bölümü yemek sonrası tam anlamıyla tıklım tıklımdı. Kimi ararsanız inanın ki o gecce oradaydı. Bence artık belli ve gezen kesim hep aynı yerlere gitmekten sıkılmış ve de artık tercihlerini hem yemek kalitesi hem müziği ile çok iyi olan Frame'den yana kullanmaya başlamış. Frame'in bir bahçesi var inanılmaz! Bu bahar ve yaz aylarında kesinlikle Frame'de buluşacağız gibi geliyor bana. Bu arada Gül Ergi için hazırlanan özel pastayı gerçekten herkesin görmesini isterdim. Pasta kesilirken kıyamadım; öylesine güzelliğin dağılmasına ama sonuçta doğum günü pastasıydı ve de kesilip yenmesi gerekiyordu. Sevgili Ergun ben de doğum günümde aynı pastadan isterim buradan duyurulur!!
İTALYAN RESTAURANTI PAPERMOON VE DEDİKODULARI
Geçtiğimiz hafta İstanbul'un ünlü İtalyan restaurantı Papermoon'daydım. Onu bunu bilmem, benim gördüğüm dünyada ve de ülkemizde yaşanan kriz gerçekten Papermoon'u ve müşterilerini teğet geçmiş. Kimi ararsanız her zamanki gibi yine orada ve de değişmeyen masalarındaydılar.
Her zaman olduğu gibi yine doğum günleri üst üste kutlandı büyükçe bir masada. Suzan Sabancı Dinçer doğum gününü kutluyordu. Diğer bir masada Gül Ergi için yakın arkadaşı Sedef Baran da sürpriz bir doğum günü düzenlemiş. O gün bir doğum günü de Önder Öztarhan'ın eşi Nazlı Öztarhan'ındı. Bir diğer masada ise Mustafa Koç yakın arkadaşı ve de sırdaşı Serdar Cümbüş ve arkadaşları ile yemek yiyordu. Anlayacağınız Papermoon'da yok yoktu, kimi ararsanız oradaydı.
Ay bu arada söylemeden edemeyeceğim! Serdar Cümbüş, aslında Mustafa Koç'un yakın arkadaşı dersem herkes daha iyi tanır nedense. Ben ne zaman Serdar Cümbüş adını duysam hep ''hani Mustafa Koç'un yakın arkadaşı, yanından ayrılmayan var ya'' diyerek duyduğum isim. Serdar Bey'in, geçtiğimiz yazdan beri Zorlu Holding'in sahiplerinden Ahmet Nazif Zorlu'nun (hani Zorlu Holding'i ilk tanıdığımız tv reklam filmi vardı ya, memur bir ailenin camdan bakan iki oğlan kardeş'in hayallerini cama vuran buhara çizdikleri ve hayallerini yıllar sonra gerçekleştiren ve de iş hayatında imparator olan) kızı olan Şule Zorlu ile olan birlikteliğini artık herkes biliyor. Serdar Cümbüş ve Şule Zorlu herkesin gizlediği sandığı aslında gizlemedikleri sevgilerini artık rahatça yaşıyorlar. Sosyete bu ilişkiyle öyle sarsıldı öyle dedikodu yaptı ama onların ilişkisine vız geldi. Şule Zorlu ve Serdar Cümbüş gönüllerince bir aşk yaşıyorlar artık. Şule Zorlu'nun Zorlu Holding'deki 40 Milyon Tl'lik hissesini de babasına devrettiği kulaktan kulağa yayılmakta şu günlerde. Anlamadığım şu, şimdi Şule Hanım'ın babası neden Şule Hanım'ın hisselerini üzerinden aldı ki? Serdar Cümbüş ile evlenir diye mi? Ki konuşulan bu, evlense ne olur Serdar Cümbüş 40 Milyon TL'ye ortak mı olur? Hayır, evlilik anlaşması diye bir madde var artık. E o zaman bu telaş bu dedikodu niye anlamadım gitti, vallahi şu anda İstanbul cemiyetini en en meşgul eden konu ve de dedikodu bu Mustafa Koç'un kankisi Serdar Cümbüş, Zorlu Holdingin velihatı Şule Zorlu ile evlenecek mi evlenmeyecek mi? Zorlular Cümbüş'ü istiyor mu istemiyor mu? Bir cama yansıyan hayalle edinilen varlık bu kadar çabuk silinebilir mi silinmez mi vallahi ben yazdım konuşanlar utansın..