Ah Alya vah Alya, ne iyi ettin de geldin. Pazar günlerimizin neşesi oldun vallahi. Hele benim evde yaptığın şirinlikler, emeklemelerin, gülücükler atman beni deli ediyor...
Ayşe Arman sonunda aradığı mutluluğu kızında buldu. Allah bağışlasın. Sözümüz, gözümüz yok. Yok ama, Ayşe Arman gözümüzü çıkardı. Her Pazar bizim eve gelen Alya'cık ile oynuyor, sarı bukleli saçlarını tarıyor, altını bezliyorum. Bir de seyahate gideceksek Alya'ya üç valiz hazırlıyorum. Bak kerataya, daha şimdiden el kadar giysileri ancak üç valize sığıyor..
Alya artık benim kızım, Türkiye'nin kızı. Ayşe Arman ile ilgili yazı asla yazmak istemezdim. Ama araya Alya girince iş değişti. Tamam sevdik Alya'yı. Bağrımıza bastık. Gün içerisinde kaç kez çişini kakasını bile yaptığını bilir olduk. Gerçi hoş; Ayşe Arman Alya olmadan önce ya sevgililerini, ya kedisini, ya annesini, yani tüm özelini zaten bizlerle paylaşıyordu. Onun tarzı ve uslubu oydu.
Gerçekten özelini paylaştı mı? Bilemem! Ama iş Alya'ya gelince ben bir anne olarak anlamsız buluyorum; Alya'nın bizlere bu kadar detaylı anlatılmasını. Sevgili Arman senin Alya bebeğinin olması seni tanımasam da beni mutlu ediyor. Bir kadın anne olmaktan başka daha ne ister...
[b]Ama benim her Pazar evime gelen Alya var ya, bazı kadınlarımızı öyle yaralıyordur ki; bunu senin anlaman lazımdı sevgili Ayşe Arman Dormen. Kaç kadınımız var çocuğu olamayan. Buna kırsal kesimlerde yaşayan kadınlar da dahil, kadınlarımız çocuk özlemiyle yanıp tutuşuyorlar. [/b]
Şuan Türkiye genelinde tüp bebek yoluyla bir evlada kavuşmak isteyen ne anne adayları var ve defalarca deniyorlar olmuyor. Köyden gelen kadınların kocaları bu iş için tarlalarını satıp varlarını yoklarını bir evlat sahibi olabilmek için harcıyorlar.
Senin Alya'nı ballandıra ballandıra anlatman, seyahate giderken üç valiz hazırladığını yazman, babasına babalar gününde Alya'yı hediye paketi gibi sarıp sunarak kameraya çekmen, altın sarısı bukleli saçlarının uzamasını köşenden yazman ayıp olmuyor mu?
[b]
Evlat sahibi olamayan bu anne ve baba adaylarını hiç düşündün mü?[/b]
Ayşe Arman, lütfen daha duyarlı olup evlat sahibi olamayan anne ve babaları bir düşün!!!
Bir tatil günü senin Alya'nın yaptıklarını okuyup, bütün günü kendine zehir eden ne kadınlarımız vardır. Tabii Ayşe Arman çizgisi bu... Önceleri sevgilini yazdın, sonra eşin için başladın ve Dubai derken hassas bir konu çocuk olayına girdin ki, daha evliliğinin başında söz vermiştin 'Asla bundan böyle özelimi yazmam' diye. Ama yazılıyormuş demek. İnsanın özeli kadar güzel bir şey var mı? Kolun, bacağın, gözün gibi. Kızın da senin özelin. Bu özelini ticari amaç uğruna harcama. Çocuğu olamayan kadınlarımızı üzme!!! Çocuksuz kadınlarımızın 'Ah onun altın sarı saçlı Alya'sı var. Benim yok' dedirtme. İzin verde Alya, senin ve eşinin özeli olarak büyüsün...
Gelelim geçen hafta yazdığım 'Dişi Nostradamus' adlı yazarımız Özden Kaptanlar'a. Geçtiğimiz Pazartesi köşesini açtık ve ilk yazısını beğenmeyen bazı okurlarım bana mail atmış. 'Bu mu övdüğünüz dişi Nostradamus?' diye. Daha durun, dün bir, bugün iki... Her hafta yazı yazacak, sizlerle de mail yoluyla konuşacak. Ben boş birini bu siteye yazar olarak asla koymam bunu unutmayın sevgili okurlarım...