Vurdu geçti. Ne mi vurdu geçti? Merkür vurdu hem ne vurmak son bir buçuk aydır. Gökyüzündeki yıldızlar nasıl çakıştı bilmiyorum ama bizim sanat camiasındaki yıldızlar fena çakıştı. Aslında yalnızca sanat camiasını değil Merkür'ün uzun zamandır ters olması yeryüzündeki herkesi etkiledi. Ehh beni de hafiften salladı doğrusu. Şansızlıklar yaşandı, umulmadık evlilikler oldu ve birliktelikler son buldu, iş kayıpları yaşandı. Anlayacağınız alabora oldu herkes. Allaha şükür ki geçen hafta Merkür'ün tersliği sona erdi de biraz nefes alabildik bakalım herkes işlerini yoluna koyabilecek mi bundan sonra?
[resim=20080624resim-183850C6][/resim]
Gelelim Merkür'ün ters olmasından en çok etkilenen yıldızlara... Berrak Tüzünataç bence bu yılın en çok konuşulacak, magazin programına damgasını vuracak isim oldu. İstanbul Beyoğlu'nda bir barda tüm gecce beraber eğlendiği Ceyda Düvenci'nin kendinden tam sekiz yaş küçük eski sevgilisi İsmail Hacıoğlu ile kameralara yakalanınca olanlar oldu. Gecce bitip bardan tam beraber çıkacaklarken İsmail Hacıoğlu kameraları fark ediyor ve Berrak'ın yanından hızla uzaklaşarak bir taksiye binerek Berrak Tüzünataç'ı orada tek başına bırakıp kaçıyor. Pes doğrusu bu kadarı da olmaz dedirtecek bir hareket yapıyor İsmail Hacıoğlu. Vallahi İsmail büyüdü de neler yapar oldu baksanıza. Sanki evli ya da sevgilisi var da panikleyip kaçıyor. Evli erkekler bile yakalanınca yanındaki sevgilisini oracıkta bırakıp kaçmıyor artık. Tabi ertesi gün gazeteler yok arkadaşımdı, yok bir aile dostumuzun kızıydı falan da filan da diyorlar ama İsmail'in yaptığını yapmıyorlar.
Sevgili İsmail adını bulunduğun camiaya kabul ettirdin, iyi de projelerde yer alıyorsun fakat bu yaptığın bırak erkekliğe içinde taşıdığın ruha dahi yakışmıyor. Berrak Tüzünataç o gecce orada öylece kalıverince başladı bağırıp çağırmağa ve de oraya buraya tekmeler savurmaya. Ehh haklı kız ne yapsın kafasını taşlara bile vursa yeridir. Ah kafam ah bütün gecce böyle bir adamla nasıl sohbet ederim diyerek içindeki tüm nefreti kustu o gecce hem de kameralara aldırmadan. Bize de seyretmek düştü.
Nasıl bir zamanlar seksi sanatçı Sevda Demirel canlı yayında Hande Ataizi'nin konuğuydu da bir an Hande Ataizi'nin sorduğu bir soruya sinirlenerek "ne dedin sen ne dedin sen'' diye bir Osmanlı tokadını yapıştırmıştı Hande Ataizi'nin yüzüne... Biz de aylarca o görüntüleri seyretmiştik. Şimdi sıra Berrak Tüzünataç'ın İsmail'in arkasından "kaçacaksan olma benle'' ''kaçacaksan olma benle'' bağırışlarını daha çok izleyeceğiz ekranlardan...
[resim=20080624resim-183850D5][/resim]
Gelelim Merkür'den bolca nasibini alan Hande Yener'e. Vallahi son bir aydır Hande Yener ile uğraşmayan kalmadı. Kılığıyla, kıyafetiyle, pembe saçlarıyla, elektronik müziği ile. İyi ki varsın iyi ki abuk sabuk giyinip saçlarını renkten renge sokuyorsun da gündem yaratıyorsun. Ha bir de Demet Akalın ile kavgası var Hande Yener'in. Of of gına geldi vallahi. Hande Yener halinden memnun ama onu takip edenler memnun değil.
Hele Merkür'ün ters olması en çok Oğlak burcunu etkiledi, onları yerden yere vurdu. Ne yerdeler anlayacağınız ne de gökte Oğlak burcu olanlar. Hande Yener de bir oğlak kadını, fena sarstı Merkür onu ama terslik bitti her şey normale girmeye başlayacak. Görün bak Hande Yener andır ki saçını bile eski haline getirecek. Üstelik meslektaşlarıyla da kavgaya son verecek. Zaten Hande yolunu seçti ne gerek var anlayamadığım polemiklere giriyor. Hande Yener farklı dünyada yaşıyor yaşamaya da devam edecek gibi. Herkes onun haydi eller havaya dönemine geri dönmesini istiyor fakat nafile Hande Yener aslında hiçbir zaman haydi eller havaya ruhunda değilmiş ki. Yalnızca o anki oyunu öyle oynaması gerekiyormuş. Şimdi özgür kimseye bağlı değil bu özgürlüğünü de dilediği gibi kullanıyor...
Şeker kız Candy gibi olan Tuba Ünsal'a ne demeli. Ya bu kız gerçekten bir alem aslında tam olarak ne istediğini ve de yaşam tarzını tam anlamıyla oturtmuş değil. Bir bakıyorsunuz sofistike olmuş. Bir bakıyorsunuz hippi, bir bakıyorsunuz entelektüel, bir bakıyorsunuz sosyetik bir güzel. Of ya bir kadının içinden bir sürü kadın çıkartıyor Tuba Ünsal. Geçtiğimiz ay yani Merkür'ün ters olduğu zamanlarda yeni yıldızımız Murat Han ile aşk yaşadı ve aşkını bir ayda tüketti Tuba. Eh daha fazlası beklenemezdi. Murat Han bir açıklama yapmış biten ilişkinin ardından "'Tuba'yla ilişkimiz bitti çünkü hayata bakışımız çok farklı'' diye. Murat Han çabuk anladı Tuba'nın içinde onca kadın barındırdığını ve de ilişkiyi sonlandırdı. Tuba bu arada ne yaptı peki 50 cm boyundaki alakasız ne tarz olduğu belli olmayan elbisesi marka çantası ile full alkollü bir vaziyette o kulüp senin bu kulüp benim dolaştı. Üstelik yere düşecek kadar alkollü iken kameralara dahi yakalandı. Tuba bu Merkür sana fena çarptı lütfen o su gibi güzelliğini aklıselim bir şeklide kullan aklının sana akıl oyunu oynamasına artık izin verme...
Merkür'ün ve de yıldızların en fazla çarptığı isim ise evlenecekler derken ayrılan Tarkan ve Bilge'ydi.. Nasıl oldu ayrıldılar bilmiyorum ama fena oldu, fena ayrılıkları. Bir de üstelik bir bakıyorsunuz biri ayrıldık diyor, diğeri yalanlıyor sonra hop bir bakıyorsun bu sefer diğeri almış sazı eline farklı farklı konuşuyor. Saçmaladılar anlayacağınız hem de ne saçmalamak. Ayrıldılar, hem de düğünlü zurnalı ayrıldılar. Bir aydır kendilerine de magazincilere de amma çektirdiler be, kendileri gibi bizlere de akıl oyunu oynatıp azıcık olan aklımızı başımızdan alıveriyorlar doğrusu.
[resim=20080624resim-183850C8][/resim]
Benim merak ettiğim minik köpekleri Fındık'ın kimde kaldığı, Tarkan miniksiz şarkı dahi söyleyemez olmuştu, Bilge de tasarım yapamaz. Biliyorsunuz ki Bilge kızımız en son köpek modasına el atıp sosyetik köpekler için çanta tasarlamaya başlayıp dünyaya dahi açılmıştı. Bu fikri de minik Fındık'ın rahat etmesi için yaptığı çantalardan çıkmıştı. Sevgili Tarkan ve Bilge ne olur açıklama yapın Fındık'ın velayetini hanginiz aldı...
Merkür'ün tersliğinden daha çok etkilenen ve yerden yere vurulanları yazmak isterim ama buna sayfalar yetmez. Ben size biraz hatırlatma yaptım az düşünürseniz geçtiğimiz iki ayda ünlü ünsüz kimlerin neler yaşadığını, o zaman Merkür'ün nasıl estiğini anlayacaksınız...
BOBRUM'DA ŞAMDAN GECCELERİ BAŞLADI...
Geçtiğimiz hafta sonu eşim Kenan Erçetingöz ile Bodrum'a gittik. Bodrum'un favori oteli Kempinski Barbaros Bay'de konakladık, tabi Etiler Şamdan'ın bir şubesi de Kempinski Barbaros Bay'da açıldı. Açılış geccesi kimler yoktu kimler. Başta Etiler Şamdan'ın sahibi Şehnaz-Mehmet Tuna çifti vardı ve de bütün gecce konuklarıyla tek tek ilgilendiler. Şamdan Bodrum'un içinde ayrıca İtalyan Restaurant'ı açıldı. İsmi La Luce di Şamdan. Harika bir restaurant ve de enfes bir İtalyan mönüsü bulunmakta.
Otel müşterisi olmasanız da bir gecce yolunuzu mutlaka La Luce Di Şamdan Restaurant'a düşürün ve de enfes İtalyan yemeklerinden yerin derim. Ardından Şamdan'ın enfes müzikleriyle dans edin. Biz açılış geccesi aynen öyle yaptık; enfes İtalyan yemeklerini midemize indirip ardından Şamdan'ın enfes müzikleriyle dans ettik. Sevgili arkadaşım Şehnaz Tuna ile doya doya dans ettik. Arkadaşım diyorum Şehnaz için gerçekten arkadaş ve de dost bir insan. Gelelim geccede neler olduğuna Kempinski Barbaros Bay Otel'in Genel Müdürü sevgili Axel Ludving ve kız arkadaşı Fitna Abusaad bütün gecce durmadan dans ettiler ve de gelen konuklarla tek tek ilgilendiler, gerçekten harika bir çift. Birbirlerini asla kıskanmıyorlar ve de komplekssizler. Axel genç ve de çok yakışıklı bir genel müdür olduğu kadar bir o kadar mütevazi anlayacağınız. Bodrum Kempinski Barbaros Bay Otel'e çok yakışan bir genel müdür.
Şamdan'ın yaratıcı ve sahibi sevgili Mehmet Tuna açılış geccesi bir an yerinde duramadı. İçinde tam bir yaramaz çocuk var. Vallahi Şehnaz nasıl baş ediyor Mehmet Tuna ile anlayamıyorum doğrusu.
[resim=20080624resim-183850B1][/resim]
O gecce sevgili Sema Çelebi, ben, Kenan Erçetingöz, Şehnaz Tuna, Mehmet Birgen ve eşi aynı masayı paylaştık ve de çok eğlendik. Sevgili Sema Çelebi yeni bir yarışmada yine jüri üyesi olarak karşımıza gelecek. Buradan Semoş'umu başarılarından dolayı kutluyorum. Bir ara sevgili Emre Ergani ve güzel sevgilisi Şebnem geldi yanımıza. Onlarda Türkbükü Bianca Beach Club'ün açılışını bu hafta yapacaklarmış. Haydi bakalım Bianca'da haydi eller havaya yapacağız anlaşılan. Şamdan'ın açılış geccesinin ardından Mehmet Tuna bizi Yalıçiftlik mevkiinde olan bir çiftlik restoranına götürdü. Şehnaz ile ben bahçeden topladığımız domates ve biberler eşliğinde kendimize güzel bir ziyafet çektik. Bodrum'a yolunuz düşerse La Luce di Şamdan'a gidin derim...