MAĞARA ADAMI KİM?

Yayın Tarihi : 16-04-2008 13:53
İzmirli şarkıcı Pınar Aylin sahalara bir döndü, pir döndü vallahi.. Aslında 2 haftadır sizlere adım adım gezdiğim Anadolu turlarını yazıyordum ve inanılmaz keyif alıyordum. Ama yazmak için gezmek lazım ben de iki ay boyunca gezdim; artık çalışma zamanı.. Haziran'da 6 ayda bir çıkan Gecce Summer Guide'ın tam 12. sayısını çıkaracağız. Ofiste hummalı bir çalışma var. Gecce Summer Guide'ın içerisinde yer alan Bodrum, Çeşme, Antalya, Fethiye, Marmaris ve de yavru vatanımız olan Kıbrıs'ta yer alan yerli ve yabancı turistlerin tercih ettiği en güzel oteller ve tatil köyleri hangisidir, en şık restoran ve barlar, en temiz ve rahat edebileceğiniz beach ve plajlar hangi koylardadır, vs. gibi hepsini tek tek inceleyip, araştırıp hazırlıyoruz.. Gurme Kurulu, Kenan Erçetingöz başkanlığında bir araya geldi ve başta İstanbul olmak üzere tüm yazlık bölgelerdeki otel, restoran, bar ve plajlara yıldız verip, değerlendirdiler.. Gittiğiniz yerde ne kadar hesap ödeyeceğinizi dahi öğrenebileceğiniz Gecce Summer Guide'ın çalışmaları son sürat devam ediyor anlayacağınız.. Birbirinden değerli elemanlarımın her biri Summer Guide'ın içerisinde yer alacak bilgilerin yeni ve taze olması için Bodrum, Çeşme, Antalya, Fethiye ve Marmaris'e gittiler. Oradan dergi editörlerimize mekanlarla ilgili bilgileri gün be gün yolluyorlar. Ben de burada hayıflanarak ve çalışarak günümü geçiriyorum. Eee ne demişler çalışan demir paslanmaz. Ama Gecce Summer Guide seçkin kitapevlerinde satılmaya başlayınca ben de 'Adım adım Anadolu' turuma kaldığım yerden devam edeceğim. Okurlarımdan gelen mailler doğrultusunda gezime Karadeniz yaylalarından başlayacağım buradan duyurulur... Gelelim İzmirli Hemşerim Pınar Aylin'in 'Mağara Devrindeki erkekleri arar olduk' sözüne.. Ben de katılıyorum. Neden mi? Gerçekten anneannelerimizin devrine ve onlardan sonraki devirlere bir göz atıp araştırdım da; gerçekten eski aşklar, evlilikler ne kadar nezih, sevgi dolu ve saygıyla yürüyormuş. Şimdi nerede, evlenen evlenene - boşanan boşanana. Bir de kendi egolarını tatmin etmek için çocuk yapıyorlar. Allah aşkına çocuk sizin neyinize! Pınar Aylin yine demiş ki 'eskiden erkekler boşansa da eski eşlerine bakar, çocuklarına sahip çıkardı..' Ah Pınar ah nerede o erkekler, artık tek tük kaldı onlardan ama şunu unutmamak lazım bazı kadınlar da az değil. Tam tersini yaşayan erkekler de var etrafımda ama onlar bir elin beş parmağını geçmez. Boşanmasının üzerinden yıllar geçse de hem eski eşine hem de çocuğuna sahip çıkan çok az erkek var artık. Pınar Aylin evlilik kararını aceleyle alan sanatçılarımızdan. Bir an girdiği camiadan bunaldı ve hem evimin kadını olayım, çocuk doğurayım hem de arada şarkılarımı söyleyeyim dedi ama olmadı. Kariyer de yaparım çocuk da lafı bazen tutmuyor. Genel de tutmuyor ya, neyse.. Pınar bir de evliliğine gölge düşüren pozlar verip, sözler sarf edince kendini bir anda cadı kazanının ortasında buldu. Aslında bu Pınar Aylin'in gündeme gelmesini de sağladı. Unutmuştuk vallahi ayakları İzmir plakası gibi 35 numara olan çıtı pıtı kızımız Pınar Aylin'i.. Aslında ben çok eskiden hatırlarım Pınar'ı.. Eskiden İzmir Alsancak Kordon'da herkesin uğrak yeri olan bir mekan vardı. İstanbul'dan memleketimi ne zaman ziyarete gitsem o mekana uğrardık ve her gittiğimde Pınar Aylin'i orada görürdüm; gayet şeker arkadaş grubuyla eğlenirdi. İkimiz de hemen hemen aynı yaşlardayız yani Pınar aslında çok çıtı pıtı sayılmaz. Koskoca hanımlar olduk tam da gerçek bir İzmirli olup yaşımız bile 35 oldu. [b]İLAHİ MANOLO...[/b] Şimdi yukarıdaki yazdığım isim, ünlü ayakkabı markasına adını da veren Manolo Blahnik'in ta kendisi efendim.. Bu ismi bileniniz kadar bilmeyeniniz de vardır mutlaka ama yavaş yavaş biz magazinciler yazdıkça elbette öğrenmeyenler öğrenmiş olacak. Geçen gün günlük gazetelerimizin cumartesi ekinde kapaktan girmiş Manolo beyimiz. Nasıl girmiş kapaktan bir bakalım. Efendim, hani geçen sene üstü havadar alışveriş merkezimizde yine en havadar ve en büyük mağaza benim edasıyla açılan ama sonra pek havası kalmayan, Beymen ve Vakko markalarımıza hava atmaya çalışan ama havasını alan üstü açık alışveriş merkezindeki entelnasyonel markamız getirtmişti Manolo Blahnik'i İstanbul'a.. Ee tabi Manolo ayakkabısını ayağına geçiren Manolo'yu getiren üstü havalı mağazada almıştı o gün soluğu. Manolo beyimize kendi tasarladığı ayakkabıları imzalatmaktı amacı bizim sözde sosyetenin. Hatta ikoncan Eda Taşpınar o hafta üç magazin dergisine Manolo Bey ile kapaktan girmişti. Yok Eda Taşpınar'a Manolo hayran kalmış, Eda'nın ayağına giydiği ayakkabı Manolo'nun en sevdiği tasarımıymış diye yazıldı da yazıldı, hey gidi günler hey. 'Gün olur devran döner' atasözümüz ne güzel. Manolo İstanbul'a geldiğinde bir 7 tepeli İstanbul'umuzdan çok etkilenmiş bir de tanıştığı bayanlardan.. O yüzden 2008 yaz sezonu için İstanbul'dan ve İstanbullu hanımlarından esinlenip tasarladığı her bir ayakkabıya çeşitli isimler vermiş. Boğaza hayran kalmış 'boğaziçi' modeli ayakkabı çizmiş. Cihangir semtini sevmiş bir modele 'Cihangir' demiş. Deniz üzerinde uçan martılara bayılmış 'Martı' demiş. Hünkar sofrasındaki leziz Türk yemeklerini yemiş 'Hünkar' ayakkabı modelini yaratmış.. Bir de üstü havalı yerde olan havalı mağazanın davetlisi olduğu ve ayakkabıları İstanbul'da yalnızca o mağazada satıldığı için mağazanın ayakkabı satın alma müdürü hanımefendinin ismini düşünüp tasarladığı bir ayakkabı modeline de 'Ebru' adını vermiş. Sevgili Eda Taşpınar, Manolo yüzünden dergilerde çıkan o resimlerin ve rakip firmanın bedava reklamını yaptığın için çok ünlü giyim mağazasındaki işinden bile olmuştu. Ama Manolo ne yaptı, Taşpınar'ın adına bir ayakkabı bile tasarlamamış. Gerçi tasarladığı ayakkabılardan bir tek 'Ebru' bayan ismi oluyor, o da yalnızca o mağazada ayakkabıları satıldığı için.. Akıllı adam kaz gelecek yerden tavuğu esirgememiş anlaşılan. Bizim havadar yerin sözde havalı mağazası da iki tam sayfa vereceği ilan parasını bedavaya getiriyor Manolo'nun İstanbul hayranlığını kullanarak... [b]SIKILDIK...[/b] Ay Tuna Kiremitçi ve ayrıldığı eşi Yasemin Altan'ın kavgalarından, boşanmalarından, barışmalarından, Yasemin Hanım'ın köşesinden çocuğunu yazmasından, Tuna Kiremitçi'nin kadınlara durup durup saldırmasından, bir zamanlar yuvasını yıktığı İclal Aydın için eski eşinin konuşmasından ve belden aşağı vurmasından fenalıklar geldi; kısacısı sıkıldık. Kapatın kapılarınızı, indirin kalemlerinizi gidin evinizde ne yaparsanız yapın. Şimdi de Aysun Kayacı için kapıştı eski eşler. Siz bırakın onu bunu da bir ayrılıp bir barıştığınız ilişkinize sahip çıkın, bakın bir çocuk var ortada. Aysun Kayacı'ya gelince Yasemin Altan yazısında 'yok mu bu kıza sahip çıkacak' demiş, ilahi Yasemin Hanım Aysun Kayacı'yı tanırım, emin ol kendine sahip çıkabilecek bir kadındır o.. Aysun Kayacı sizin dediğiniz gibi 16'larında olan bir kızcağız değil, 30'lu yaşlara yaklaşan bir hanımdır. Tuna Kiremitçi'ye gelince ise vallahi nerede o eski Tuna Kiremitçi nerede şimdiki; bir açıldı pir açıldı demek ki potansiyel bir magazinci ruhu varmış kendisinde. Yakında bir magazin dergisinin genel yayın yönetmeni olmazsa şaşmayın. Nerede yazdığınız romantik şiirler, nerede o şiirlerinizdeki kadınlara hassas yaklaşımınız Tuna Kiremitçi.