ÇILDIRMIŞLAR!

Yayın Tarihi : 18-07-2007 16:56
Bu aralar İstanbul - Bodrum hattında sürekli gidip geliyorum; şu anda Bodrum'dayım ve sizlere oradan yazıyorum. Çıldırmışlar, gerçekten çıldırmışlar. Kimler mi? Sanat camiasındaki sanatçılarımızın çoğu. Herhalde uzun yıllardır böylesine çöl sıcaklarına alışık olmadıklarındandır bu çıldırmaları diyorum, fakat o da değil! Bir buçuk ayı geçti bu sıcakların basması, herkes alıştı normale döndü, onlar hala dönemediler. Vah vah ki ne vah hallerine! Kimin kime 'saldıray' yapacağına, nasıl göbek atacağına, selülitine, Şeküresi'ne kadar her şey ortalıklara döküldü de döküldü! Vah vah ki ne vaaaahhhh... Sezonu Hülya Avşar'ın Kıbrıs'ta denize girerken çekilmiş selülitli resimleriyle ve ekran görüntüleriyle açtık. Haydi hayırlısı olsun; bu yaza damgasını popo, tanga, tekne pozu, en yanık ten vuracak derken; vura vura 2007 yazına damgasını selülit vurdu! Hem de ne vurmak; yer gök selülit kaynıyor! Hülya Avşar'ın Kıbrıs'ta çekilen selülitli görüntülerinin ardından tartışmalar aldı başını gidiyor. Hülya Avşar diretiyor selülitim yok diye, basın selülitli resimlerini yayınlıyor; Hülyacık yine avazı çıktığı kadar bağırıyor 'yoookkk selülitim yoookk!' diye yine hep bir ağızdan 'var selülitin var' diye bağırılıyor. Hülya Avşar 'yok selülitim' diye bağırmakta gerçekten haklı. Çünkü cidden kadının selüliti yok! Hülya Avşar'da doku bozulması var doku; selülit değil! Bunu yakından gören herkes bilir. Güzide Duran da Hülya Avşar'ı savunup "yakından gördüm taş gibi kadın hiç selülitü yok" dedi. Çok doğru bir tespitti! Güzide Duran Amerikalar'da kalmış, bilgili bir kadındır, aynı zamanda da bilgiçtir, güzellik konusunda boşa atmaz! O yüzden de selülit ile doku bozulmasını ayırt edebilecek bir bilgeliktedir. Bu yazıdan sonra Hülya Avşar'ın çok üzerine gidilmeyeceğine inanıyorum. Çünkü gerçekten Hülya Avşar'da kalıtımsal yani genlerden gelen erken bir doku bozulması vardır, yani erken deformasyona uğramıştır vücudu. İyi bir dermatologla çalışarak bu işin de üstesinden evel allah gelir Hülya Avşar... Gelelim Gülben Ergen'in mayolu ve kucağında bebekli selülitsiz resimlerine. Amma abarttınız; yok bilerek verilmiş pozlar, yok photoshoplu resimler, nasıl olur da doğumdan sonra bu kadar kilo verilirmiş, bebeğini maskot yerine kullanıyormuş, lahana bebek kucaktaymış vs vs... Kadıncağız almış çocuğunu gitmiş tatile, yerleşmiş otel odasına veya villasına bolca vakit geçirecek bebeğiyle ama o vakti maşallah fitil fitil burundan getirmede üstümüze yok. Uzaktan çekilen Gülben Ergen ve Atlas bebeğin resimleri üzerine ne yazılmayan kaldı ne de konuşulmayan. Ben Gülben Ergen ve Atlas bebeğin resimlerini görünce vuruldum. İstese bu kadar doğal ve photoshopsuz resimler veremezdi. O bebeğini kucağına alışı, otururken o ayağının zarif duruşu, ayakta Atlas bebekle duran resmi, tam anlamıyla Avrupai ve doğal resimlerdi. Böylesine güzel resimleri yakalayan muhabir arkadaşımızı ayrıca tebrik ediyorum. Sanki Miami sahilinde Angelina Jolie ile bebeği Shiloh'u resmetmiş kadar güzel çekmiş Gülben Ergen ve Atlas bebeği. Gülben Ergen'i yeteri kadar yıprattınız, üzdünüz bırakın kadını da rahat rahat bebeğini büyütsün, anneliğin hazzına varsın. Herkes bitti bir Lerzan Mutlu kalmıştı konuşmayan sonunda o da konuştu. Shakira Sibel, Pavarotti Gülben diye bir laf attı ortaya! İlahi Lerzan Mutlu, baksana sen yoluna ne istiyorsun yılların sanatçılarından. Bak biri anne oldu. Diğeri Umre'ye gitti geldi. Senden uzakta bir hayat sürüyorlar, sen de onlardan uzak bir hayat sürüp mesleğini güzel güzel yapıp hayranlarına şık şarkılar söylesene! Sibel Can'ı yakından görmüşsün yok çok güzelmiş Shakira'ya çok benziyormuş. Gülben Ergen Shakira'nın yandan darbe yemiş haliymiş gibi açıklamalarda bulunman ne talihsizliktir. Sibel Can her yıl olduğu gibi uzun bir kış uykusuna yatar yaz gelince ortaya çıkar. Bu çıkışlar bazen tangalı resimlerle olur bazen de Umre ziyaretleriyle! Dengeli kadın Sibel Can, diğer meslektaşlarını ufak ufak kızıştırıp, çalımlar ve sevimlilikler atıp karşılarına geçer onları izlemeye başlar ve sonrası gelsin polemikler ve tartışmalar. Lerzanlar, Ebru Gündeşler, Seda Sayanlar, Gülbenler, Güzideler, Demetler, Hülyalar yiye dursun birbirlerini dengeli kadın Sibel Can seyrede dursun bu alemi... TARKAN GELMİŞ TARKAN... Nihayet gururumuz uluslararası temsilcimiz pop starımız Tarkan ülkesine döndü. Tarkan plakçısı Mehmet Söğütoğlu'nun kardeşi Gürkan'ın İstanbul SuAda'da yapılan düğünü için İstanbul'a uzatmalı nişanlısı Bilge ile gelmiş. Aman efendim hoş gelmiş. Gazetelerde Bilge ve Tarkan'ın düğünde çekilmiş resimlerini görünce şaşırdım, şaşa kaldım. Tarkan'ın bütün arkadaşlarının ceket gömlek ile katıldığı düğün törenine altında kargo pantolon üstünde t-shirt ile katılmasını tuhaf buldum. Uzatmalı nişanlısı Bilge'nin bile üzerinde ipek şifon kumaştan kan kırmızısı diz üstü mini bir elbise ile düğüne gelmesi, Tarkan'ın tarzımdan ödün vermem kargo pantolonla düğüne gelip nişanlım Bilge'ye böyle kavalyelik ederim havası beni bitirdi. Bir de üstüne üstlük o halde kalkmış nişanlısı Bilge ile düğünde halay çekiyor. Laf aramızda Bilge Öztürk'e platin rengi sarı saçlar hiç yakışmamış acilen aslına dönmesi lazım, çok fena çoook...