Ah ah geçen hafta Bodrum'a gitmez olaydım. Medyatik sosyetenin maskaralıklarını görmez olaydım. Tanık olmaz olaydım. Hadi bakalım. Görmek, duymak istemediklerimi bilmeyenlere anlatayım da sizleri de bu örgüt olaylarından haberdar edeyim...
Medyatik ve sosyetik ahali denince elbette ilk akla gelen tatil ve eğlence beldesi Bodrum'daki isimler oluyor. Geçen hafta Bodrum, Türkbükü ve Yalıkavak'ta üç büyük davete tanık oldu. Bermuda üçgeni gibi davetlerdi bu davetler... Hele davetin biri sponsorlu nişan davetiydi. Ay ay ay, son moda bu aralar, verdiğin daveti bedavaya getirmek. Büyük bir düğün, nişan, doğum günü, evlilik yıldönümü düzenle sosyetik, medyatik, işadamı, politikacı davet et, bak nasıl içki ve sigara markaları sponsor olup verdiğiniz davette bol, bol içki ve sigarayı markalı kıyafetleriyle güzel hostes kızlara giydirip davetliler arasında dolaştırıyor. Bir de davet sahibinin cebine sponsor firma para koyup gidiyormuş. Ohh süper vallahi. Davet ver, yedir, içir, dergilerde bolca boy göster, bir de cebine para koy. Ben senede iki kez davet vermeyi düşünüyorum. Akıllı bir kazanç yolu gibi gözüküyor.
Gelelim bu üç büyük davetin davet sahipleri ile ilgili konuşulanlarına... Bu davetler arasında en çok konuşulanı, Cefi-Yasemin Kamhi'nin büyük kızları Melda Kamhi ile Kosifler Oto'nun veliahtı Sinan Kosif'in nişan töreniydi. Ne nişan, ne nişan? Yedi balkan ülkesine bile duyuruldu bu nişan... Bilirsiniz nişanı her zaman kız tarafı yapar, düğünü oğlan tabii Cefi ve Yasemin Kamhi de kızlarının nişan töreni için hiçbir şey eksik etmemişler. Kuş sütünün bile eksik olmadığı nişan töreni dillere destan olmuş. Yedi balkan ülkesinde bu aralar bu nişan konuşuluyormuş. Efendim Cefi-Yasemin Kamhi soyad ve adlarından da anlaşılacağı gibi Musevi olurlar. Museviler genelde kendi soylarından kişilerle evlendirirler çocuklarını... Ama işte arada istisnalar kaideyi bozabiliyor. Melda ve Sinan Kosif'te olduğu gibi. Melda Musevi, Sinan Müslüman... Allah mesut etsin...
Museviler kız veririken damat adayına dot verirlermiş. Dot evlenecek kızın başına damat adayına ödenen para demekmiş. Damat adayı bu parayı kullanıp iş sahibi olsun ya da daha fazla yatırım yapıp geleceğini garanti altına alsın diye kullanırmış. Bu verilen DOT, yani PARA her yahudi ailesi için değişken olurmuş. Ama varlıklı bir aile kız başına oğlana bir iki milyon dolar verirmiş. Yani Cefi Kamhi kızını Müslüman'a vererek bu parayı ödememiş oluyormuş. Vallahi yahudi ticareti diye buna diyorlarmış...
Cumartesi günü yapılan nişan törenine tam 700 konuk katılmış. Gecce muhteşem geçmiş. Geccenin dekorasyonunu sosyetenin son zamanlarda döşemecilikte tecih ettiği firma A-46 yapmış. A-46'nın sahibi Tuana Büyükçınar ve çoook uzatmalı nişanlısı Selim Demir yapmış. Bir gecce evvel Maki otelde 250 kişilik davet verip 25. evlilik yılını kutlayan Songül Polat'ın da davet döşemesini yine aynı firma yapmış. Tuana ve Selim söylenenlere göre çok yorulmuşlar. Kolay değil iki gecce üst üste davet yeri döşemek. A-46 firmasının sahipleri için arkalarından konuşulanlar ve söylenenler çok çirkin. Hem A-46 firmasına davet yerlerini döşetip firmaya para kazandırıyorlarmış. Hem davetlerine davet ediyorlarmış. Bir de arkalarından sosyete dedikoducuları diye laf çıkartıyorlarmış. Ayıp vallahi ayıp...
Gelelim tekrar nişan olayına... Herkesten Nişan törenine beyaz kıyafet giyip gelmesi Ferman buyurulmuş. Tabii herkes beyaz giymiş bir kişi hariç. Bu kişi medyanın gözbebeği turizmin fahri elçisinin yani Ender Meremerci'nin kızı Derin Mermerci imiş. Bol desenli Cavalli tarzı bir elbise ile nişan törenine katılan Derin Mermerci, dünya sosyetesinden yaaa!!! Kendinde böyle farklar yarattırıyor. Beyaz gecceye desenli gelirim diyerek nişan sahibi arkadaşları Melda ve Sinan'a ve gelen diğer davetlilere bir saygısızlık örneği sunmuş oluyor. Bu arada nişan kızı Melda Kamhi'nin nişanlığını medyatik Şebnem Çapa dikmiş. Allah Allah modayı ne zaman öğrendi de bir başkasını giydirip süsleyecek cesareti buldu kendinde Şebnem Çapa?
Nişan kızı Melda'nın kızkardeşi şarkıcı aday adayımız Lara Kamhi ise geccenin bir anında elinde mikrofon ile kendini sahneye atarak ablası Melda için özel bir şarkı hediye hedip başlamış play back söylemeye... Aman ne söylemek... Konuklar şaşkın, ağlamaklı, baba Cefi Kamhi hıçkırıklar içinde kızını izlemiş durmuş. Yaşanan bir duygu seliymiş. Tabii bunda sponsor içki firmasının katkısı da büyükmüş. Her konuğun ağzına pipetlerle bütün gecce içki sıkıp durulmuş. Tabii kafalar iyi olunca ağlanır da, gülünür de. Lara Kamhi şarkısını bitirip sahneden inince gelen 700 konuğa tek şarkılık CD'sini hediye etmiş. Sevgili Lara Kamhi ses, müzik kitlelerle oluşur. İyi bir ses, iyi bir müzik kitlelerinin beğenisiyle değer kazanır. Yoksa kendi davetinde gelen davetliye tek şarkılık CD ile bu iş olmaz, ah be güzelim olamaz...
Melda ve Sinan inşallah düğününüzü de görürüz ve yazarız. Kamhi ailesi bu arada süper bir aileye kız verdi. Ömür boyu sırtları yere gelmez. Bir kere damatları Sinan Kosif dünya iyisi ve efendisi bir çocukmuş. Ailesi ise herkesin yakından tanıdığı Kosif ailesi, eski İstanbullu ve yatırımcı bir aile. Baba Süleyman Kosif çok iyi bir işadamı, anne Füsun Kosif ise hem sosyal, hem hanımefendi bir bayan. Buradan kendilerini tebrik etmek istiyorum. Böylesine efendi bir erkek çocuk yetiştirdikleri için. Hem zengin, hem popüler bir aile olup şımarık olmayan evlat yetiştirmek bu devir de çok zor çok...
Cuma geccesi Songül Polat daveti, Cumartesi Sinan-Melda nişanı ve Pazar geccesi Ajda Pekkan'lı Türkbükü Havana geccesi... Efendim bu iki gecce üst üste davetlerde yorulan konuklara Pazar geccesi Ajda Pekkan konseri verilmiş. Çünkü iki davete de katılan konuklar aynı kişilermiş. Celal Çapa, Cefi Kamhi ve avareleri kafa kafaya vermiş davet için İstanbul'dan gelen konuklara son gecce yorgunluk kahvesi yerine Ajda Pekkan konseri ikram edilmiş. Eee herkes arkadaş, birbirlerine destek olacaklar. Havana'yı işleten Celal Çapa da bu 700 konuğa güzel bir gecce yaşatmış mekanında... Davet sahipleri Pazartesi sabahı gayet mutlu ve huzurlu yolcu etmişler misafirlerini İstanbul'a. Onlar erdi muratlarına bizler çıktık kerevitine....
Benim medyatiklere acizane tavsiyem, gidip kendilerine kendin pişir kendin ye cumhuriyeti adında el birliği yapıp bir ada alsınlar. Bu adada kendilerine özel sosyete dergisi çıkarsınlar. Resimlerini devamlı kendi çıkardıkları dergilerinde bassınlar. Kendilerine özel paparazzi tutsunlar. Editor edinsinler. Partiler versinler, kendileri pişirip, kendileri yesinler. Aldıkları adanın dekorasyonunu kendileri yapsınlar. Burada yaşayan insanlardan uzak dursunlar, normal insanları yormasınlar, peşlerinden sürüklemesinler...