Bayram boyunca eğlence programı inanılmazdı yerli ve yabancı sanatçıların her gecce konser verdiği Cratos Port'ta otel müşterileri ve dışarıdan gelen konuklar gerçek bir müzik ziyafeti ile karşıladılar bayramı.. Bayramın 1. gününden itibaren 9 gün boyunca her akşam canlı performans izledik. Hayatımda hiç bu kadar her gecce bir konser izlediğim bir bayram olmamıştı. Bu da oldu. Eh fenada değilmiş yani vallahi teşekkürler Cratos Hotel bizlere böylesine bir lüks yaşattığınız için.
Gelelim sahne alan sanatçılara Anastacia muhteşemdi; gerek sesi gerek sahne performansıyla.. Sahnesine, kıyafetine bayıldım. Muhteşem bir kadın doğrusu. Bir ara beni kendisiyle tanıştırdılar. Aman tanrım ya ne kadar mütevazi, ne kadar tatlı anlatamam. Sanki kendisiyle çok eskiden tanışıyormuşuz da sohbet ediyormuşuz gibi geldi bana. Tabi ben hemen soru yağmuruna tuttum kendisini, Konserden mutlu muydu, istediği performansı sergiledi mi, seyirciyi nasıl buldu, Kıbrıs Cratos Hoteli nasıl buldu, sahne nasıldı diye. Bir kere Cratos Hotel'e hayran kalmış. Sahneyi inanılmaz beğenmiş ve çok profesyonel bulmuş. Seyirciyi ise inanılmaz samimi ve coşkulu görmüş. Kısaca Anastacia tekrar Türkiye'ye gelebileceğinin sinyallerini bana vermiş oldu. Buradan konser organizatörlerine duyurulur.
Anastacia, Randy Crawford, Goran Bregoviç, Diva Explosion, Papa Dune ve Las Vegas'ın en popüler müzik grubu Mass Ensemble derken bizden de iki Türk sanatçı konser verdi Cratos Premium Hotel'de.. Hem de ikişer gecce.. Türkiye'nin süper starı Ajda Pekkan ve Serdar Ortaç. İkisi de muhteşemdi doğrusu. Her ikisinin de konser geccelerinde izdiham yaşandı. Sosyetesi, sanatçısı, İstanbul ve Kıbrıs'tan gelen seyircisi ile muhteşemdi.. Hele konser sonraları atılan havai fişek gösterileri ise görülmeye değerdi doğrusu.
Gelelim Cratos Hotel'de konaklayan sosyete ve sanatçılara.. Vallahi sanki küçük İstanbul'du, kimi arasanız oradaydı. Eminim İstanbul gecceleri bayramda çok sönük geçmiştir. Tabi bu kadar tanınmış sima olur da dedikodu olmaz mı? Vallahi Cratos Hotel bir ara resmen cadı kazanına benzedi, ooo ne dedikodu, ne dedikodu. Kim kumarda ne kaybetmiş, yok efendim kimi kumarda çok az vermiş ama çok fazla verdim diye abartıyormuş. Hele ki İstanbul'dan gelen bir grup vardı ki sormayın gitsin.
Ben anlamadım gitti güya hepsi canciğer yakın arkadaş ama birbirlerinin arkasından etmedik laf bırakmadılar, vallahi ağzım bir karış açık kaldı burada isim vermeyeceğim ama bu bayanlardan ikisi çok çok meşhur bir diğeri de tanınıyor ama daha çok eşi iş piyasasında oldukça tanınmış. Bu üç bayan meğerse arkadaş değil birbirlerin arkasında kuyu kazan Bleir cadılarıymış da haberimiz yokmuş.. Ben bile şirretliklerinden korktum doğrusu.
Sosyetikler arasında Eda Taşpınar ailesiyle birlikteydi. Amcası Adnan Taşpınar, yengesi ve annesiyle gelmişti. Sevgilisi Bora Kozanoğlu ise yanında yoktu onun yerine eski sevgilisi Nurettin Hasman vardı. Vallahi görünce şaşırdım her gün dur bakalım bugün ne olacak ararlarında barışma var mı yok mu diye baktım ama onların işi bitmiş bir daha Nurettin Hasman ve Eda Taşpınar hayatta bir araya gelmezler. Orada dedikodu yapanlar boşuna nefes tüketmesinler Eda bence bitirmiş hayatta arkasına dönüp bakmaz bu ilişkiye ama Nurettin Hasman bence hala barışmak istiyor.
Sosyetik mi desem sanatçı mı desem yoksa celebrity mi desem hiçbir unvanı kendisine yakıştıramadığım ya da durun çakma sosyetik diyelim biz kısaca ona.. Çakma sosyetik Süreyya Yalçın ve sevgilisi de Cratos Hotel'deydiler. Ay sanki Victoria ve David Beckham ya inanılmazlar tam komedi. El ele göz göze hallerini bir görseniz; Süreyya da bir zayıflamış bir zayıflamış kalmış 50 kilo, iyice silik olmuş. Eskiden en hazından heybetliydi; bir yürüdü mü arkasından rüzgarlar eserdi. Çakma sosyetik Süreyya'ya zayıflık olmamış anlayacağınız.
Bir ara Demet Akbağ ve kocası Zafer Çika'yı gördüm. Demet Akbağ bence artık botoks işini bıraksın. Kadının yüzü gitti yahu ne mimik kaldı ne de bir şey. Bir de çok botokslu Perran Kutman vardı; o ne ya vallahi kadını tanımadım. Gitmiş gitmiş yüz diye bir şey kalmamış. Allah bunlara akıl fikir versin. Ay bir de bunların hepsi Kıbrıs Girne çarşısına çıkmışlar almışlar bütün Louis Vuitton'un çakma şallarını her gecce boyunlarında çakma fular ve şallarla dolandılar.
Ama yine de Cratos'un en gözde kadını Ajda Pekkan'dı vallahi; sesinden çok kadının kıyafetleri ve vücudu konuşuldu. Sahne kıyafetlerinden bir tanesi vardı ki vuruldum straplez ve yandan derin yırtmaçlı leopar desen bir tuvalet ve o açılan yırtmaçtan çıkan bütün swarovski taşlarla işlenmiş çoraba bayıldım. Of ki ne offff; tebrikler vallahi Nur Yerlitaş…
Tabii Ajda Pekkan'ın kıyafetlerinin yaratıcısı Nur Yerlitaş da bir o kadar konuşuldu ay kadına nazar mı değdi artık, göze mi geldi bilmem. Nur'u bir otele girerken gördüm bir de otel odasının türbeye dönüştüğü yerde. Kadın otele girer girmez ertesi gün bir ateşlen kırk derece ateşle yatak döşek sevgili Nur. Tabii hemen ziyaret edeyim dedim bir de ne göreyim maşallah odası ziyaretçiden geçilmiyor. Tam bir türbe olmuş odası. Doktorlar hemşireler, otel personeli ayrı bir ilgi, vallahi süper stardan sonra süper modacı olmak bu olsa gerek.
Anlayacağınız Arte Tahir'inden tutun Seval Birinci'sine Oya Aydoğan, Sevim Emre, Orhan Gencebay, Jale Sarar, Mehmet Ali Yılmaz, Selçuk Yöntem, Ekrem Bora ve daha kimler kimler geçti bu bayram Kıbrıs Cratos Premium Hotel'den yazmakla sayfalar yetmez.
Benden bu kadar Kıbrıs'ta her gecce konser, eğlence derken yoruldum. Bir de kadınların dedikodusu beni bitirdi vallahi. Evlere şenlikler herkesin arkasından konuşuyorlar. Benim de arkamdan konuşmuşlardır buradan tüm konuşanları öpüyorum ve sakın 'Gülün Dikeni'ne batmayın dikkat edin' diyorum.
Gelecek nice bayramlara sağlık sıhhatle…