HAYDİ BEZLER!

Yayın Tarihi : 29-07-2008 16:51
Akıllı Bennu Gerede.. Fotoğrafçılığa merak sarmıştı; artık tam bir profesyonel.. Geçtiğimiz günlerde 'Küçük Yüzücüler' adlı bir resim sergisi açtı.. Bu resim sergisinde ünlülerin çocuklarına Huggies çocuk bezleri giydirdi.. Huggies'den reklam paralarını kaptı.. Peki bu bedavaya resim çektirilen ünlülerin çocukları kimler mi? Kaya Çilingiroğlu - Feraye Tanyolaç'ın oğlu küçük Kaya, Esra Oflaz'ın kızı, Tamer Karadağlı'nın kızı Zeyno, Zeynep Tokuş'un oğlu Ali, Burak Hakkı ve Sema Şimşek'in oğlu Rüzgar, Bennu Gerede'nin kendi oğlu Kai, Kubilay - Fatma Keskin'in oğlu Can vs.vs. Kısaca 25 ünlünün çocuğu.. Çocuklarının kafalarına, popolarına Huggies bezlerini geçirtip bir güzel havuz içinde resimlerini çekti.. Şimdi de bu resimleri Hillside Trio'da sanat severlerle buluşturdu.. Aman çok sanatsal resimler; çocuk bezi resimleri.. Allah aşkına bu ünlülerde hiç mi akıl yok, bu sıcakta havuzda çocukların beynini pişirip bir de hiçbir ücret talep etmeden poz verdirmişler bütün gün.. Paralar Bennu'ya, cefalar çocuklara.. Ya hiç mi kafanız çalışmıyor sizin? Yurt dışında milyon dolara resimler satılıyor, bizim sosyetikler ve ünlüler arkadaş kıyağına çocuklarını bütün gün güneş altında harcıyorlar.. Allah akıl fikir versin, çocuk beziyle sanatsal resim nasıl oluyor anlayamadım.. Bu arada Bennu Gerede'nin oğlu Kai'yi de tanımayan kalmadı; başında Huggies çocuk bezi, gözünde yüzücü gözlüğüyle; artık pek bir meşhur.. Allah nazardan saklasın.. Aslında ben de bu yazıyı yazarak Huggies reklamına katkıda bulundum; buradan Huggies yetkililerine duyurulur, bir koli çocuk bezi bekliyorum, renkli renkli olanlardan.. Neler oluyor Nişantaşı'nda? Geçtiğimiz gün iki arkadaşım ile Nişantaşı Beymen'e gittim. Aslında tercihim öncelikle Akmerkez Beymen... Neden mi? Ukala ve görgüsüz müşteriler Akmerkez Beymen'i terk ettiği için ve de içeriye kedi, köpek alınmadığı için... Nişantaşı Beymen'e girerken magazinsel bir bayan köpeği ile mağazayı terk ediyordu. Ben şaşkınlıkla kapı görevlilerine 'Aaa köpek içeriye girebiliyor mu?' diye sorup, 'Elbette alıyoruz' yanıtını alınca şaşırdım. 'Nasıl yani?' kelimeleri döküldü ağzımdan... Elinde köpeği ile Beymen'e girip, kat kat her yeri arşınlayan müşterilere sınırsız müşteri memnuniyeti var. Kedi, köpeğini al gel... 'Benim alerjim var' desek de, 'Kusura bakmayın almak durumundayız' yanıtı geldi tekrar görevliden... Sineye çekerek giriş katından üst katlara doğru yol almaya başladık. Birden arkadaşımdan bir çığlık yükseldi. Meğerse merdivene tuvaletini yapan köpeğin pisliğine basmış arkadaşım. Haydi! Görevliler geldi. Özür dileyip ayakkabıyı temizleme teklifinde bulundular. Ama nafile, olan oldu! Hani derler ya olanla ölenin çaresi yok. Onun gibi bir şey. Ama yine de Beymen'de çalışan personele bayılıyorum. Özellikle ayakkabı ve aksesuvar bölümü personeline... İnanılmaz profesyoneller! Müşterinin nabzı ellerinde, benim nabzım da dahil. Mağaza içerisine köpek alınması hata, hem de büyük hata!!! Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir uygulama yok. 'Köpeğini al gel'... Köpeğin sahibi bir anlık alışveriş tutkusuna kapılıp köpeğini elinden kaçırsa o köpek herhangi bir müşteriye istemeyerek zarar verse, oraya buraya çaktırmadan çişini kakasını salıverse. (Biz yaşadık) Doğru mu söylüyorum? Köpeğiyle mağazayı arşınlayıp hiçbir şey almadan dışarı çıkan müşterinin, diğer müşterilerin alışveriş zevkini sıfırlayarak sırıta sırıta dışarı çıkması tahammül edilir gibi değil, değil mi? Benden görüp yazması. Gerisini bilemem...