ALTIN İĞNE MUSTAFA HOCA!

Yayın Tarihi : 21-11-2007 16:37
Geçen yazımda duayen modacımız Yıldırım Mayruk ve terzi yamağı Barbaros Şansal'ın Swiss Otel'deki muhteşem defilesinden ve bayanlara giyim kuşamlarıyla ilgi güzel bir slogan altında "UYANMA ZAMANI'' adlı defileden bahsetmiştim.. İnşallah uyanabilirler tabii!!! Gelelim defilede gördüğüm bayan konukların yüzlerine. Allah aşkına sabah, akşam kapı kapı dolaşıp suratınıza, oranıza-buranıza botox yaptırmaktan vazgeçin. Biraz bilinçli olun. Ben size yaptırmayın demiyorum. Elbette yaptırılacak yüzünüzdeki sevmediğiniz noktalara ufak rötuşlar ve dolgular yaptırmak çok normal fakat doğru doktoru ve kliniği bulmak önemli... Gelelim her önüne gelenin yer açıp canım kadınlara yapmadıklarını bırakmıyorlar. Vallahi Yıldırım Mayruk defilesine gelen kadınların çoğunun yüzüne bakamadım. Çünkü bakınca korkuyorum. Kalkık kaşlar, patlamış ve yalnızca sağa ve sola dönebilen gözler merak ediyorum acaba gecce uyurken kapanabiliyor mu göz kapakları bu hanımların? Ay bir de en korkuncu gelmişler 60-70 yaşına hala o suratlarını yaptırmıyorlar mı pes doğrusu! Zaten bunların kimler olduğunu biliyorsunuz. Hele son zamanların en gözde ve kavgacı jüri üyesi hanımefendinin yüzünü gerdirmekten gözleri görülemez oldu! Yine sosyetenin dibek taşı olan ve her davette ön saflarda bulunmayı seven 70'lik bayana ne demeli? Korkuyorum vallahi onu gördüğümde. Hele çok çok ünlü bir gazetenin eski sahibinin eşine ne demeli? Hiç değiştirmediği saçları ve kahklu ile meşhurdur.. Bir de her yaz verdiği adasındaki davetle meşhurdur. O da artık iyice abartmış işi.. Defilede hemen karşımda oturuyordu vallahi bakamıyorlar, kafalarını çeviremiyorlar, gülemiyorlar.. Hele hele burnu artık törpülenmekten incelmiş de incelmiş. Ama ne dersek diyelim asaletine laf yok. Gerçekten yüksek ruhu olan bir kadın... ESTETİĞİN DİP NOT'U... Gelelim esas diyeceğime.. Efendim son zamanlarda birçok botox ve estetik merkezlerinin pabucu dama atılmış durumda.. Hele Bağdat Caddesi civarında olan ünlü mü ünlü bir bayan botoxçunun pabuçları dama gitmiş durumda. Hatta artık birçok bayan şikayet eder olmuş. Eee işi iyice ticarete dökerse olacağı buydu. Gelelim şimdi siz güzelliğine düşkün bayanlara vereceğim bir isme.. Bu isme kimler kimler gitmiyor ki.. Sanatçısından sosyetesine, iş kadınına, hatta doktor bayanlara kadar herkes gidiyor. Ben isim yazmak istemiyorum ama bu kişilere ne mucizeler yaratmış, ne mucizeler.. Hadi adını söyleyeyim artık "altın iğne" lakabı olan Mustafa Hoca.. Hoca dediğime bakmayın gencecik, yakışıklı, esprili ve tatlı dilli birisi. Vallahi parmaklarını dokundurduğu bayanlar bir başka oluyor. Mustafa Hoca'nın en büyük özelliği 40 yaşında mısınız, sizi hemen 30 yaş görünümüne sokuyor. Hem de hiç belli etmeden. Kimse anlamıyor yalnızca sizi görenler "aaa ne kadar güzel yüzün, ne kadar dinlenmiş duruyorsun" diyor. Ben kaç kişide şahit oldum, olduktan sonra tuttum Mustafa Karataş'ın yolunu. Hem tanışmış oldum, hem de bilgi aldım. Nişantaşı'nda ortağı Şah Yaycı ile açtıkları Estetiğin Dipnot'u yani asıl adı "Dipnot Nişantaşı" isimli yerleri ise bir harika. Zaten Şah'ı daha önceden de tanıyordum. Şah aslında estetik sektöründe oldukça tanınmış ve başarılı bir isim ve de harika bir kadın. İşine aşık, çalışkan, mutlu ve karşısındaki kişiye neşe veren birisi. Mutlaka tanışılması gereken biri yani anlayacağınız. Aaa bunları da söylemeden edemeyeceğim. Amerika'da büyük etki yapan son teknoloji fraksiyonel radyo frekans cihazı ve dikkat çekici bir uygulama olan "Red Carpet Box" paketi de Türkiye'de kişiye özel olarak ilk kez Dipnot'ta kullanılıyor. Bu paketin içinde bir aylık diyet ürünleri, mezoterapi, sıkılaştırma ve akupunktur tedavisi var. Yani Dipnot'ta en son teknoloji ve "altın iğne" Mustafa Karataş var. Benden söylemesi. Artık ifadesiz bakışlara ve balık suratlı olmaya son verin derim. Yoksa kimse yüzünüze bakmayacak... Yakın arkadaşlarımız Levent ve Ayla Öztürk'ün davet ettikleri Atina'daki doğum günü partisini ise önümüzdeki hafta resimleriyle birlikte ballandıra ballandıra anlatacağım. By...