ÇEŞME-BODRUM ARASI

Yayın Tarihi : 06-07-2010 21:18
Geçtiğimiz hafta Çeşme'ye geçmeden önce bir günümü her zaman olduğu gibi Urla İskele'ye ayırdım. Bayılıyorum Urla'nın İskele'sindeki yat limanına yan yana, sıra sıra dizilmiş balık lokantalarına.. beni apayrı bir mutluluk sarıyor doğrusu.. İskele'de yan yana duran iki balık restaurantı benim favori mekanlarım doğrusu her gittiğimde mutlaka ikisinde de enfes balık ve mezeleri yemeden hiçbiryere gitmem.. İlk gecce istanbul'dan İzmir Urla'ya taşınan ve rahat duramayıp İzmir'li lezzet severlere harika bir balık ve meze restaurantı kazandıran Cem ve Çiğdem Bişkin'in sahipleri olduğu Mythos'a gittim. Aman allahım ya o ne mezeler öyle sizlere anlatamam. Hele Ege otlarından hazırlanmış olanları bir olay. Üzerine birde Lagos buğulama ve ardından dondurmalı irmik helvasını yediniz mi deymeyin keyfimize.. Çalınan müzikler ise tam Rum ezgileri.. Şiddetle tavsiye ediyorum. O gecce Mythos'ta yenen güzel yemeğin ardından konaklamak için bu sezon açılan ve Mythos'un hemen yanı başında yer alan butik otel Urla Pera'da kaldık. Urla Pera otel o kadar enfes döşenmiş ki anlatamam.. Kendinizi bambaşka bir dünyada çok eski Rum evlerinde kalıyormuşsunuz hissi yaşatıyor. Otelin sahibi sevgili Zekeriya beyi ince zevkinden dolayı bir kez daha kutluyorum. Ertesi sabah Urla'nın enfes orman ve deniz kokusuyla uyandığımda kendimi her zaman olduğundan daha zinde hissettim doğrusu.. Hele ki otelin limana bakan restaurantında liman kedilerini seyrederek yaptığımız envai çeşit köy peynirlerinin ve reçellerinin tadı hala damağımda doğrusu.. Eğer ki konaklama yapma fırsatı bulamazsanız mutlaka bir akşam Urla İskele'le de yer alan Pera otelin altındaki balık restaurantına gidin derim. Enfes ahtopot ızgara ve mutlaka balık pastırmasından deneyin.. [b]Çeşme-Alaçatı[/b] Urla'dan sonra gittiğim ve çocukluğumun geçtiği Alaçatı sokaklarında aldım soluğu. O gecce sevgili Carolin Koç ve ortağı Banu Yentür'ün açılış davetleri vardı ve İzmir ile İstanbul sosyetesi bir araya gelmişti. O gecce açılış davetinde Carolin Koç'un anne ve babası da vardı. Ne kadar mütevazi ve asil kişiler olduklarına bir kez daha kanaat getirdim. Eee zaten yetiştirdikleri çocuklarından da bu belli oluyor değil mi? Sevgili Carolin Koç ile o yoğunluğu arasında ayak üstü biraz sohbet etmeyi başarabildim ve markası Haremlique'ın dünya çapında tanınacak bir marka olma yolunda ilerlediği için kendisini tebrik ettim ve aynı Alaçatı'da yarattıkları konsepti Bodrum'a da taşımaları gerektiğini söyledim. O gecce gelen konuklar arasında oldukça renkli isimler vardı. Mesela Mustafa Koç oldukça neşeliydi ve gelen her konukla tek tek ilgilendi. Mustafa Koç'un yakın arkadaşı Serdar Cümbüş'te arkadaşını bu geccede yalnız bırakmayıp ona manevi desteğini gösterip konuklarla sıcak sohbetler yaptı. Bir ara Burcu Esmersoy ve erkek arkadaşı Cem ile sohbet ettim. Burcu'yu çok öncelerden tanırım. Henüz ne televizyon programı vardı ortada ne de bir şey Üniversiteye giden şeker mi, güzel mi güzel bir kızdı. Yıllar geçti o güzelliğinden ve şekerliğinden hiçbirşey kaybetmedi. Anlayacağınız şöhretin değiştirmediği nadir isimlerden biridir. Sevgili Burcu Esmersoy o geccede yine eski günleri anıp hoşça bir vakit geçirdik. Yaza merhaba konseptinde verilen davette biz konuklara şarap ve peynir ve midye dolma ikram edildi. 7 ayrı mekanın aynı çatı altında toplanmasının hayırlı olması içinde İzmir'in geleneksel lokması döküldü, davetlileri görseydiniz resmen İzmir lokmasına hücum ettiler. Çok güzel bir ikramdı doğrusu kimin fikriydi diye sorduğumda ise oldukça şaşırdım Mustafa Koç ve Carolin Koç'un fikriymiş.. Bravo vallahi geleneklerine ne kadar bağlı olduklarını göstermiş oldular bir kez daha. Bu arada Beyrut'ta üçüncü mağazalarınında açılacağının müjdesini verdi o gecce Carolin Koç. Şimdiden hayırlı olsun.. Dünyaya yeni bir Türk markasını kazandırdıkları için tebrik erdim. [b]AÇILIŞ SONRASI MARAKEŞ…[/b] Alaçatı da ki davet sonrası bir grup soluğu İzmirli ünlü işletmeci Mehmet Özener'in sahibi olduğu ve Ayayorgi koyunda açtığı Marakeş adlı kulüpte aldık. Ooo kimi ararsanız oradaydı İzmir ve İstanbul'lu ünlü medyatik isimler mekan harika olmuş konsept ve müzikler yıkılıyordu. Bir ara baktım bizim Ayşe yani gazeteci Ayşe Özyılmazel eller havaya deli gibi eğleniyor, bir başka köşede Beşiktaşlı futbolcu İbrahim Toroman oldukça neşeli müziğin ritmine kendini kaptırmış dans ediyordu. Vallahi çocuğun etrafında etten kızlar ordusu doluydu. Mekandaki tüm erkekler İbrahim Toroman'ı o gecce boğmadılarsa bir daha zor boğarlar dedim. Biizm şen kahkaha makinesi Saba Tümer'de oradaydı. Bayılıyorum Saba'ya ya her daim gülüyor. Allah ağlatmasın ama genç sevgilisi nedense yanında yoktu, zaten ertesi günde Bodrum Türkbükün'de Seda Sayan'dan boşanan Türkücü Onur Şan ile dolanıp duruyorlardı. Marakeş'i beğendim. Anlayacağınız İzmir'in İzzet Çapası olmuş çıkmış Mehmet Özener tebrikler doğrusu… VE İKİ GÜN SONRA BODRUM TÜRKBÜKÜ'NÜ YAZACAĞIM..