KİM TUTAR SENİ?

Yayın Tarihi : 01-07-2009 18:35
Vallahi yazıma başlık bulmakta bu sefer epeyce zorlandım ama birden bire gözümün önüne aynı bildik kareler geldikçe ‘şu hale bak’ dedim. Aslında her şey aynı, geçen yaz gazetelerde magazin olarak ne varsa bu yaz da aynıları var. Hatta önümüzdeki kış yine aynı isimler, aynı tasarımcılar, aynı mekanlar yalnızca dekorları değişmiş şekilde karşımıza çıkacak. Aynı sosyetik isimler magazin sayfalarını bu kez çizme ve kürkleri, kalın kazakları ve gecceleri onları diz üstü çizme ve süper mini trikolarla göreceğiz. Şimdi aslında yazımın başlığı oturdu ‘herkes aynı’ modacı Hakan Yıldırım da yeni koleksiyonu ile maşallah herkesi pişti üstüne pişti yaptı. İşte yeni slogan ‘herkes her şey aynı’ Modacı Hakan Yıldırım’ın tasarladığı hani turkuvaz renk ipek saten dilim dilim mini elbise ve bluzlar var ya. Mutlaka anlamışsınızdır hangi model olduğunu bakın resmini de koyuyorum son kez görün diye. [resim=20090701resim-183904D7][/resim] Çünkü artık ben bile öğ dedim. Bu model elbise ve bluzlardan inanın Kadıköy pazarında satılsa daha iyi olurdu; ama maalesef Hakan Yıldırım’ın İstinye Park Beymen için özel hazırladığı koleksiyon içerisinde bu meşhur elbise ve bluzlar, sunucu Ebru Akel manken Özge Ulusoy, Pınar Tezcan, yeni oyuncu Yeliz Akaya, Hande Subaşı’ndan tutun da sosyetik Esra Oflaz ve birçok kişinin üzerinde.. Bu renk ve model elbiseyi görmekten gına geldi vallahi. Hakan Yıldırım bu çok özel koleksiyonunu da yalnızca Beymen’e özel yapmış ve de Hakan Yıldırım’a neden Beymen diye sorduklarında bakın ne demiş: ‘Şu ana kadar Türkiye tarihinde, daha iyi bir mağaza ile karşılaşmadım. Beymen her zaman çok kaliteli, çok kreatif ve diğer mağazalardan çok yüksek bir yerde’ İlahi Hakan Yıldırım! Siz nerede yaşıyorsunuz? Yoksa siz uzaydan mı geldiniz? Anlayamadım bu kadar dangalakça bir açıklama çok nadir gördüm doğrusu. Türkiye’de Beymen’den çok önce kurulmuş bir iki marka var ki bizim annelerimiz, ananelerimiz oralardan giyinirken Beymen daha ortada yoktu. Ha tabiî ki Beymen’in kendine özgü bir çizgisi var, dünya markalarını çatısı altına toplamış başarılı bir marka ama maalesef sizin değdiniz gibi Türkiye tarihinde karşılaşılmamış bir marka da değil. Sizin gibi tasarımcılar bence böylesine büyük laflar etmemeli. Yarın bir gün ne kimsenin olacağı belli değil. Beymen ile yolların yarın bir gün ayrılırsa her zaman dediğin ‘’Beni bilen biliyor, bulmak isteyen nasıl olsa buluyor” felsefesiyle hiçbir hazır giyim mağazasına koleksiyonunu koymayacak mısınız? Bu dünyada büyük lokma ye büyük konuşma demiş atalarımız… HADİ BE TARKAN KİM TUTAR SENİ Türkiye’mizin starı sevgili Tarkan önümüzdeki hafta Çeşme’de vereceği konserle herkesi ‘tırlattıracakmış’ Oh be sonunda dedim ‘tırlattırcak’ hayranlarını. Yoksa kendi ‘tırlatmıştı’. Bizi de bu haliyle zaten çok daha önceden ‘tırlattırmıştı’. İlahi Tarkan, tamam Türk Sanat Müziği’ni sevdiğini güzel de okuduğunu biliyoruz da, ne diye senin tarzın olmayan iktirme kaktırma dostluk sürdürdüğün iş adamlarının evinde bir avuç kim kime kim dumaya mini ev konserleri verirsin anlamadım gitti. Daha sonra da güya bu çok özel olan ev yemekleri gazetelere konu oluyor, millet köşesinde ballandıra ballandıra anlatıyor. Eh tabi anlatacaklar ben de olsam aynı ortamda ben de yazarım ama peki sonra sen ne konuma düşüyorsun halkın ve hayranlarının gözünde onu bilemem. Buradan söylemek istiyorum özüne dön, başkalarının lafıyla gitme iktirme kaktırma yaşanan dostluklar gün gelir senin canını acıtabilir. Sen çık konserlerine, eski dostluklarından şaşma, kap yine sıkı bir reklam kampanyası her ilde ver bir konser gitsin. Vallahi sen Amerika’dayken daha iyiydi. Ya hiç olmazsa gözden uzak ne yaptığını bilmiyorduk, böyle buralarda bunları duydukça, okudukça hayranların üzülüyor. Sen, sendin unutma; zenginin parası züğürdün çenesini yorarmış. Senin de sesini yormasın sonra… AYVALIK CUNDA [resim=20090701resim-183904A6][/resim] Geçtiğimiz hafta sonu üç günlüğüne Ayvalık Cunda Ada’sına gittim. Vallahi her yıl üç beş kez gitmezsem olmuyor. Kendimi o kadar rahat ve huzurlu hissettiğim bir yer ki sizlere anlatamam. Bu yıl bir değişiklik yapıp Cunda Adası’nın kuzeyinde Ada Camping’te bungalowlarda konakladık. Öyle şirin öyle güzeldi ki sizlere şiddetle tavsiye ediyorum. İsterseniz mutfağı var ‘kendin pişir kendin ye’ yapıyorsunuz ya da sahilde harika bir restaurantı var orada sabah öğle akşam yemeklerinizi yiyebiliyorsunuz. Her gün tekne ile taze deniz balığı ayağınıza kadar geliyor. [resim=20090701resim-183904F4][/resim] Konaklayan insanların hepsi harika ve naturel. Zaten ortam naturel. Bungalowların aralarına serpiştirilmiş karavanlar ise bir harika. Ben bir dahaki sefere karavanda kalacağım. Hep istemişimdir, bir türlü olmamıştır. İnşallah bu hayalimi de gerçekleştireceğim. [resim=20090701resim-183904F3][/resim] Ayvalık’a ilk gittiğim gün büyük dayımda bir gecce kaldım. Her yıl aynı seremoniyi yaparız. Önce büyük dayıya gidilecek; yemekler yenip, uzun gecce sohbetleri edilecek, ertesi gün ise benim ve arkadaşlarımızın beğendiği bir yerde konaklanacak. İşte bu yıl da Ada Camping’i seçtiğimiz için çok doğru bir karar verdiğimizi, tatil dönüşü herkes birbirine söyledi. Cunda Adası’na gidin derim, Ayvalık Sarımsaklı’da Şeytan Sofrası’na çıkın ve çamlar altında efil efil esen rüzgar eşliğinde Yunan Adaları’nı seyre dalın ve harika ızgaralardan ya da gözlemelerden yerin derim. Sarımsaklı da Lunapark’a gidin biz gittik çok da eğlendik. [resim=20090701resim-183904A6][/resim] Ayvalık’a on beş dakika uzaklıktaki Ören’e gidin ve akşamüzeri sahil kahvelerinden birinde çayınızı için, biraz olsun naturelliği yaşayarak kendinizi yenilemiş olarak şehre dönün derim….