RENKLİ BAHAR DAVETLERİ!

Yayın Tarihi : 30-04-2009 17:23
Baharın geldiğini ardı ardına verilen davetlerden ben her yıl anlıyorum. Geçtiğimiz hafta neredeyse haftanın her günü bir yerlerde mutlaka ya bir açılış ya da bir davet vardı ama ne yalan söyleyeyim ben geçtiğimiz hafta katıldığım iki davetten çok keyif aldım.. Birinci davet Beşiktaş Four Seasons Otel'de yapılan Mey İçki Grubu'nun yeni ürün davet lansmanıydı. Gecceyi organize edenler arasında sevgili arkadaşım süper kadın Gülay Kamaz da vardı. Vallahi bayılıyorum onun enerjisine; o küçücük vücutta ne enerji maşallah!! Gülay'ı yerinde tutabilene aşk olsun ama bir de öyle bir kalbi var ki sanki gökyüzündeki bütün yıldızlar ufalıp onun kalbinde toplanmış.. Anlayacağınız yüzünde ışıklar saçan bir süper küçük kadın o. Sevgili Gülay, o gecce tüm davetlileri Mey Yönetim Kurulu Başkanı Galip Yorgancıoğlu ile birlikte kapıda karşıladı, doğrusunu isterseniz gerçekten çok güzel bir gecceydi buradan emeği geçen herkesi tebrik eder ve diğer içki gruplarına da böyle güzel davetler vermelerini dilerim. Four Seasons Otel'de yapılan gecceye cemiyet hayatının neredeyse tümü katılmıştı; herkes tanıdık, herkes oldukça şıktı. Şamdan'ın patronu Mehmet Tuna ve eşi Şehnaz Tuna yine her zamanki içten ve neşeli tavırlarıyla davetin odak isimlerindendiler. Manken olarak en beğendiğim isimlerden biri olan Pınar Tezcan gecceye Alegra Levi ve Melis Murtahanoğlu ile birlikte katılmıştı. Vallahi üçü de şıklıkta birbirleriyle yarışıyorlardı. Geccenin en şıkları arasında Deniz Berdan ve Gül Ergi vardı. İkisi de kendi tarzlarında oldukça iddialı kıyafetler giymişlerdi ama yakıştırmasını da bilmişlerdi doğrusu. Geccede kurulan açık büfe davetlilerin oldukça ilgisini çekti ve yemek kuyruğu hiç boş kalmadı; tabii bundan anladığım Four Seasons'un iddialı ve güzel bir mutfağı olmasıydı. Tabii gecce boyunca Mey'in sınırlı sayıda üretilen Yeni Rakısı'ndan içildi. Bunun dışında Mey'in yine iddialı içkisi olan Lokka Votka da tercih edildi, ha bir de Mey Bazooka adlı votka da pek rağbet gördü.. Geccenin ilerleyen saatlerinde sahneye çıkan Candan Erçetin ise konuklara enfes bir müzik ziyafeti çekti hatta bir ara bir baktım herkes Candan Erçetin'e eşlik ediyor, dans ediyor.. Sosyete çevresinde oldukça sevilen bir isim olan Neşe Sert ise gecce boyunca gülümsemesini ve neşesini etrafa saçıp durdu... Geccenin sonuna doğru bir ara baktım sevgili İclal Aydın ile ben sohbeti koyulaştırmış ve dalmış gitmişiz. Konuşacak ne çok şey bulmuşuz meğerse.. Aslında bir şey itiraf edeceğim aslında İclal Aydın hiç resimlerinde ve ekranlarda göründüğü gibi bir fiziğe sahip değil tam tersine oldukça zarif, zayıf ve güzel bir kadın; insan ona bakmaktan kendisini alamıyor doğrusu.. Zaten sohbetimizin bir kısmı da ekranda farklı durmasıydı İclal'in. Bir ara Tarkan'ın eski sevgilisi Bilge Öztürk ve kız kardeşi DJ Berna Öztürk ile kaynattık. Aslında ne kadar şeker ve enerji dolu kızlar anlatamam size.. Hele Berna Öztürk!! O da maşallah ekranlarda ve gazetelerde yarma gül gibi görünüyor ama asla değil harika bir fiziğe, tene ve güzelliğe sahip. Sevgili Bilge de öyle vallahi buradan sevgili Tarkan'a sesleniyorum. Bence arayı daha fazla açmadan bir an önce Bilge ile yollarını birleştirsin sevgili Tarkan'ı Bilge'den başka taşıyacak kız tanımıyorum ben, hem zaten ne gerek var bir başkasına. Bence ikisi de tam birbirlerine göre. Ben Tarkan'ı kısa bir süre önce yakından tanıma fırsatı buldum ve inanılmaz derecede takdir ettim. Gerçekten göründüğünün tam tersine naif ve iyi birisi ve gerek özel hayatı gerek müzik yaşamında aradığı mutluluğu bulacağına inanıyorum ama ne yalan söyleyeyim o mutluluk Bilgi'den başkasında değil sanki.. Laf aramızda Tarkan'ın arkadaş çevresi de Bilge ile Tarkan'ın barışmasını çok istiyor; benden söylemesi... [b]CLUB 29[/b] Gelelim Mey davetinden çıktıktan sonra soluğu aldığımız Ulus 29'un içinde yer alan Club 29'daki Ferrari davetine. Orada da yine cemiyet hayatının önde gelen isimleri ve cebi hayli kabarık kişiler vardı. Davetin ev sahibi Orhan Bey ve zarif eşi gelen konuklarla oldukça ilgilendiler. Mekanın içerisine yerleştirilen plazma ekranlarda yeni Ferrari arabalar tanıtıldı. Zaten o gecce Club 29'un kapısında bizleri ilk karşılayan sarı renkte güneş gibi içimizi yakan bir Ferrari'ydi. Bakalım sınırlı sayıda üretilen ve güneş gibi yakan sarı ferrari'yi ilk kim alacak Türkiye'de merakla bekliyorum. Geccenin sonuna doğru tam eve gitmeye hazırlanırken bir baktım koluma sevgili Esra Üstünkaya Kaktüs girdi, 'hiç itiraz istemiyorum doğru club bölümüne gidiyoruz' diye. Oradan geçtiğimiz club bölümü gerçekten iğne atsanız yere düşmeyecek kadar doluydu; ne masalarda ne de barda yer bulmak imkansızdı, işte yılların işletmecisi Metin Fadıllıoğlu'nun bir farkı daha ortaya çıkmış oluyordu, müşteriler ise oldukça kaliteli ve gerçekten iyi müzik dinlemek ve eğlenmek için orada olan kişilerdi. Sevgili Salih Saka'nın çaldığı enfes müziklerle o gecce doyasıya eğlendik. Uzun sözün kısası mevsim cıvıl cıvıl, davetler kıpır kıpır.. Haftaya yine birbirinden şık ve canlı davetlerde görüşmek üzere..