SOSYETİK HANIMEFENDİLER!

Yayın Tarihi : 06-09-2005 16:44
Eee, Tatili bitirdim ve İstanbul'a döndüm. Ve de harıl harıl çalışmaya başladım. Hem de ne çalışmak, bir görseniz. Kasım ayında 6. sayısı çıkacak olan 'Gecce Winter Guide'ın çalışması. Ben ve ekibim sizleri Kasım ayında harika bir guide ile buluşturacağız. Nerede, ne var? Hangi restaurant kötü? Neresi pahalı? Kayak merkezlerinin en güzeli neresi? Kayak merkezlerinde en iyi otel hangisi? Gibi daha neler hazırlıyoruz neler. En fecisi ise ünlü gurmelerden oluşan kadronun restaurantlar için yapacakları yorumlar olacak. Figen Batur, Teoman Hünal, Luciano Pazotti, Mike Norman, Olcayto Ahmet Tuğsuz gibi daha birçok ünlü isim İstanbul'da bulunan restautrantlara yıldızlar verecekler. Sizler de tercihinizi Gecce Guide'dan rahatça yapabilecek, en keyifli ve güzel olan yeri rahatlıkla seçebileceksiniz. Ardından da yılda bir kez çıkardığımız 'Best Place' dergisi gelecek. Uluslararası bir dergi olan 'Best Place 2006' 3. sayısını Ocak ayında çıkaracağım. 8 bölümden oluşan Best Place'de adından da anlaşıldığı gibi, İstanbul'un en seçkin 206 markası yer alacak. İngilizce Türkçe olan ve de yurt dışında da satılan bu dergi İstanbul'un 2 yıldır yılda bir kez çıkan en prestijli dergisi oldu. Yurt dışında ki satış rakamları da bizi şaşırtacak kadar iyi gidiyor. Neden yazdım bunları biliyor musunuz sevgili okurlarım? Tabi sevenim kadar sevmeyenim de var, hem de çok. Dikenli yazılar yazdığım için sevmiyorlar beni. Beni bilgisayar başına oturmuş, milleti kıskanan, başka işi gücü olmayan biri zannediyor; bazı sözde sosyetik hanımefendiler. Şimdi isim vermek istemiyorum onlar kendilerini bilirler. Biraz çenelerini tutsunlar. Ben çenemi bir açarsam değil diken batırmak, artık ne olur bilinmez. Sağda solda benim için tehditler savruluyormuş. Yok ben A-46 firması için döşemeci demişim de, sahibi Tuana Hanım'ın annesi Ayşe Ataklı'nın bu çok zoruna gitmiş. 'Dilimizi sevelim. Türkçemize sahip çıkalım' kampanyasından haberleri yok galiba onların. Döşemeci demek bir yeri döşeyen giydirendir. Bunun adına dekorasyon denmez. Bir sözlük alıp baksınlar, benden tavsiye. Ayşe hanım benimle ilgili, Belma Simavi'nin Domuz Adası'nda verdiği davette bir kaç kişiye 'Onu mahvedicem' deyip durmuş. Neyi kimi mahvedecek anlayamadım... Aynı şekilde Figen Mirel hanımefendi de bana takmış; hani Halil Bezmen'in ilk eşi. Olaylı geçmişleri ve evlilikleri var. Derinlere girmeyeyim, gerek yok. Onlar bilir kendilerini nasılsa. O da benim için kıskanç, kimmişim, okumuşluğum varmıymış. Gecce.com'da bana nasıl yazı yazdırırlarmış. Gibi bir sürü boş laf edip duruyormuş. Figen hanım lütfen boş laflar etmeyin, komik oluyorsunuz komik!!! Ben boş değilim. Bakın yukarıda saydığım bir çok iş yapıyorum. 3 derginin de editörüyüm. www.gecce.com'un reklam müdürü ve de sahibiyim. Türkiye çapında bağımsız bir dergi grubunun kurucusuyum. Ve de daha ileri de yapacağım üzerinde çalıştığım projelerim var. Hem de ne proje... Sürpriz olacak siz sözde sosyetiklere. Yazdığım sözde sosyetikleri kıskanmıyorum. Sadece hallerine acıyorum. Tüketmekten ve de dedikodu yapmaktan başka yaptıkları bir şey yok. Tabii istisnalar kaideyi bozmaz diye de bir laf vardır. Herkes buna dahil değil. En son saçmalıkları ise Formula 1'de sözde sosyetiklerin ellerinde Balencıaga çantalar kafalarında kep. Gelde bunları gördükten sonra yazma... Spor ayakkabı giyilip gelinmiş yarış izlemeye. Hem de hız sporu bu. Ne o, elde Balencıaga çanta ile rengarek Balencıaga'lar? Görücüye çıkmış gibiydiler. Senem Habib'de mavi rengi vardı. Heves Ekinci'de yeşil, Sevil Sabancı'da beyaz, Maria Eliyeşil'de dore, Tuba Peksayar'da siyah, Derin Mermerci'de kahverengi, Aylin Tahincioğlu'nda mavi, Tansa Mermerci Ekşioğlu'nda gri, Simla Türker'de gri, Esra Dinçkök'te beyaz ve de daha görüpte aklımda kalmayan bütün sosyetikler aynı gün aynı alanda kollarında Balencıaga çantalarıyla pişti üstüne pişti oldu. Pes ki ne pes!... Hadi Nişantaşı caddelerinde dolanıyorsunuz böyle hepiniz. Aynı yerde böyle dinamik bir yarışı, kolunda Balencıaga çanta ile ne izlersiniz ki? Kesin Beymen mağazası Balencıga çantayı yetiştiremiyordur bizim bu sözde sosyetiklere.. Ee tabi taksitli de olunca iyi oluyor. Yardım kurumularının dağıttı malzeme gibi kollarında dolanıyorlar. Elbette herkes öyle değildi... Mesela Diana Şahenk, tam fit şekilde giyinmişti. Betina Hakko, Ümit Boyner, Serra Merzeci, Caroline Koç, Zeynep Fadıllıoğlu, Şirin Yalçın gibi isimler ise nerede ne zaman nasıl giyinilip, nasıl aksesuar ve çanta kullanacaklarını bilen isimler. Topuklu ayakkabı ile gördüklerim bile vardı. Mesela Fida filmin sahibinin karısı Sitare Akdilek!!!