SOSYETENİN DA VINCI ŞİFRESİ!

Yayın Tarihi : 24-06-2005 16:09
Efendim yaz geldi. Karpuz'un kabuğu denize düştü, sosyete ve sanat camiası renklendi. Geçtiğimiz hafta sonu Bodrum'daydım. Gerçi 1 Temmuz'dan itibaren iki ay boyunca Bodrum'da olacağım. Buradan duymak isteyenlere duyurulur. Böyle biline yola geline... Şaka şaka! Bakın sıcaklar bana da neler yazdırıyor. Gelelim sıcak havaların dokunduğu yerlere... Bodrum Göltürkbükü, Junior Nişantaşı olmuş bu yıl... Sahil boyunca Maça Kızı Otel'den tutun da Alarga Restaurant'a kadar butikler, ayakkabıcılar, mayocular, aksesuarcılar daha neler neler... Küçücük Türkbükü sahili mağazalarla dolmuş. Merkezi İstanbul olup Türkiye'nin her yerinde şubesi olan firmalarımız küçük bir kasaba olan Türkbükü'nü de mesken tutmuşlar. Yargıcı Aksesuar'dan tutun da Demirel ayakkabıcısına ve daha bir sürü konfeksiyon ürün satan mağazalar yerlerini almış satış yapmak için müşteri bekliyorlar Türkbükü sahilinde... Tatile çıkan kişiler, zaten alışverişlerini yaparak çıkarlar tatillerine... Bu açgözlülük niye? Bırakın, deniz kenarı kasabalarımız da üniversite öğrencileri ve sanatçıların tasarım ürünlerini sergileyebilecekleri tezgahları olsun. Olsun ki yaratıcı olan gençlere destek olalım ve onların kış için okul harçlıklarını çıkartmalarına destek olalım. Paraya doymayan firmalar, bu pazara da göz dikip ortada ne tezgah bıraktılar, ne de özgün tasarımlar... Oysa ki geçen yıllarda öğrencilerin ve sanatçıların ellerinde yaptıkları tasarımlarını, objelerini bulabiliyorduk bu tip kasabalarda... Şimdi ise her şey tornadan çıkmış gibi aynı. Tıpkının aynısı hem de ...''El emeğine ve el sanatlarına sahip çıkalım lütfen!''' SOSYETENİN DA VINCI ŞİFRESİ Gelelim medyatik bayanlarımızın bir giyip bir daha giymedikleri kıyafetleriyle övünmelerine... Geçtiğimiz ay Nişantaşı ve çevresine kendi adıma fahri gözcüler yerleştirdim. Bu gözcüler benim takip edemediklerimi gözlemleyip bana bildirecekler. Her zaman Nişantaşı ve çevresini turlayacak zamanım olmadığı ve yazı yazmam gerektiği için böyle pratik çözümler bulmaya başladım artık kendime... Bodrum'da olacağım süre içerisinde de İstanbul ile ilgili yazılarım bu gözcüler sayesinde olacak. Geçtiğimiz hafta bir çok sözde sosyetik ve medyatik hanımefendiler, benim gözcülere farkında olmadan takıldılar. Gerçi bana da epey takılan oldu!!! Bu bayanlar marka çantaları ve ayakkabıları ile Mango vb. market mağazalardan alışverişlerini yaparak magazin dergilerine çıkabilmek için günlük fotoğraf turlarına güle oynaya gün boyu devam ediyorlar. Sabah evden çıkılıyor. İlk durak market mağazalara uğranıp bir çırpıda 150 YTL'ye baştan aşağıya giyiniliyor. Oradan ver elini kahve içmeye Abdi İpekçi'ye... Ardından öğle yemeği derken akşamüzeri oluyor. Haydi bir market mağazaya daha gidiliyor yine etek ya da pantolon üzeri bluz alınıyor. Kapıda bekleyen şoför mağazaya çağırılıyor. Araçtaki yedek ayakkabı, çanta getirtiliyor ve günlük ikinci kıyafet tamamlanıp Nişantaşı turları devam ediyor. Günlük kıyafete harcama toplam 200 YTL ediyor. Haftada üç gün bu yeni ciciler alınıyor. Toplam cici parası aylık. 2.400 YTL ediyor. Ohh medyatik bayanlar işi çözmüş. Ayda 2.000 YTL harcayıp dergilere 10.000 YTL'ye mal olacak reklamlarını bedavaya yaptırıyorlar. Normalde bir haftalık magazin dergisine tek sayfa ilan verseler sayfası en az 3.000$ ödemek zorunda kalırlar. Bu da ayda 9.000$ eder. Para ceplerine kalıyor! Hem kendi reklamları oluyor, hem de kocaları ya da sevgililerin editorial reklamları... Kim bu bedavacı reklam severler biraz ipucu vereyim. Gerçi isimler daha sonra tek tek söylenecek. Neden mi? Emekleriyle para kazanan ve harcayanlara, dergilere paralarıyla reklam verenlere hava attıkları için... Geçin bunları, geçin! Biraz üretici olun, tüketici değil. Sayın. E.Ç ve A.Ç. bu iki isim akraba olurlar. D.B, E.B, M.E, Ş.D.D, A.E, M.E, G.E, A,T, Ş.Ç, Ç,K... Son iki isim de akraba olur. Daha kimler kimler... Bu isimler 3-5 kıyafetle Nişantaşı turunu 1 günde tamamlıyorlar. Bayanlar kendinize biraz hobi edinin tavsiye ederim. Gerçi iki hobi ile uğraşan, başımıza diplomasız, modacı, aksesuarcı, terzi, ressam gibi akademi eğitimi almadan ünvan ediniyorlar sonra ama olsun. Yine de hobi hobidir... Ps: Da Vinci'nin şifresi gibi oldu ama size biraz eğlence olsun..