Biliyorsunuz herkesin dilinde bir 'Hadeeeeee Hadeeeeee hadeeeeeeeeeeeee' şarkısı var.. Nasıl gitmesin müthiş bir şarkı kime istersen gönder. Aslında daha önce yazmıştım fakat en son Hadeee şarkısıyla ilgili duyduğum bir haber bana yeniden 'Hadeeeeee' dedirtti.
Hürriyet Gazetesi'nin Kelebek ilavesi editörü Kubilay Keskin ile geçenlerde Nişantaşı Salomanje'de buluştuk. Aynı masada Salomanje'nin ortağı Varol Kaynar, Selma Şeşbeş, Hello Dergisi Yazı İşleri Müdürü Ersin Süzer de var.. Oradan buradan laflayıp sosyeteyi kaynatıyorduk ki, aklıma Kubilay'ın 6 aylık olan oğlu Can geldi.. 'Kubi oğlan konuştu mu hiç dedim' aldığım cevap 'Ya Gül şaka gibi, bil bakalım Can Keskin'in ilk kelimesi ne oldu' diye sordu bana. Ben başladım anne, baba, dede, mama diye sıralamaya.. 'Yok ya' dedi 'hiçbirini bilemedin..' 'Ee hadi sıkma da söyle ne dedi Can bey?' dedim. 'Fatih Ürek'in şarkısı 'Hadeeeee'yi dedi' demez mi? Abartmıyorum masadaki herkes en az üç dakika filan güldü.. 'Hadi be,' dedik 'atıyorsun' dedik ama bizim minik Can'ın ilk kelimesi 'Hadiiiiiiii' olmuş.
İlk kelimesi 'Hadiii' olan minik Can Keskin'in vefasız halası olarak diyorum ki, 'Bu iş tamamdır.. Bizim oğlan yaşamında işini her zaman bilecek ve 'Hadeeeeeeee' deneceklere güzel bir 'Hadeeee' yapacak.' Vallahi Fatih Ürek seni tebrik ediyorum. Artık bebeklerin bile ilk kelimeleri senle başlıyor...
GELELİM PARK ŞAMDAN'DAKİ OHT KREMLERİNİN LANSMAN YEMEĞİNE...
[resim=20080129resim-183847B2][/resim]
Her zaman diyorum Ayşe Azizoğlu'nun yeri zor doldurulur. Allah ona sağlık sıhhat ve uzun ömür versin, versin ki elini attığı nice işlerin yıldızı parlasın. Kadın elini neye atsa en tepeye taşımasını biliyor. Para pul umurunda değil, varsa yoksa yaptığı işin hakkını vermek.
Gerçekten de piyasaya yeni çıkan bir markayı en iyi şekilde temsil edebilecek ve yükseltecek bir isim Ayşe Azizoğlu. Zen Diamond işbirliğiyle en son yaptığı başarılı organizasyondan sonra dinlenmeye fırsat bulamadan OHT Peptide 3 mucize kremlerinin yeni tanıtımı için yine muhteşem bir davet verdi.. Aklınıza gelebilecek tüm zarif ve güzelliğine düşkün bayanları Nişantaşı Park Şamdan'ın lezzetli yemekleriyle öğlen buluşturdu. 'Bu arada Park Şamdan'da ambiyans ve yemekler güzel fakat garsonlar çok kötüydü.. Sanki lütfen hizmet ediyorlar havasındaydılar.. Bir de ikram edilen kırmızı şarap kötü ötesiydi..'
OHT Peptide 3 krem markasının yeni yüzü bundan böyle Tülin Şahin'miş. Yerinde bir seçim, bence bu da Ayşe Azizoğlu'nun fikridir. Park Şamdan'a girer girmez Tülin Şahin' i görünce vallahi içim açıldı. Cıvıl cıvıl ve pozitif enerjisi insanı sarıp sarmalıyor. Hemen kalkıp oturduğu yeri bana vermek istedi.. Ben ne kadar yok dediysem Tülin bu laf dinler mi? Karşıma geçti ve yeni projelerinden bahsetti. Tabii konu o gün giydiği kıyafete geldi. Harika bir renk olan gül kurusu ipek şifon yere kadar uzanan bir elbise ve üzerinde bazı yerlerine serpiştirilmiş Fransız dantelleriyle bana eski Fransa döneminde yaşayan bayanları hatırlattı Tülin. 'Nereden bu elbise?' dedim. 'Benim tasarımım ben yaptım' demez mi.. 'Eee o zaman bu yıl gecce.com'un mekan oscarları töreninde giyeceğim kıyafeti bana sen hazırlayacaksın' dedim. Öyle heyecanlandı ve mutlu oldu ki! Bakalım 12 Haziran 2008 geccesi Tülin Şahin'in bana tasarlayacağı kıyafet nasıl olacak...
OKAN BAYÜLGEN'İN ANNESİ KİM?
Davette bir ara Okan Bayülken ile yeni bir aşk yaşamaya başlayan Ayşe Özyılmazel'e takıldı gözlerim. Ne kadar zayıflamış inanamadım. Demek ki doğru aşk yaşamak insanın tüm kimyasını değiştirip olması gereken dengelere getiriyormuş. Bu arada Ayşe ile ilgili duyduklarımı söylemeden edemeyeceğim. Efendim sevgili Okan Bayülken, Ayşe'nin annesi sevgili Oya Germen'e anne diye hitap ediyormuş. Şu an için birlikte olduğu kadının annesine anne demek çoğu insana komik hatta sahte bile gelebilir ama bence adını dahi koyamadıkları beyin düşüncesizliğidir bu..
Adını koyamadığınız o kadar çok şey var ki aslında.. Sizler kafanızı bunlarla meşgul edip yormayın bırakın beyniniz ne istiyorsa onu söylesin, dile getirsin, eylem de bulunsun. Okan Bayülken, Oya Germen'e anne diye hitap ediyorsa o sevdiği kadın Ayşe'nin mutlu olması için değil Oya Hanım'a duyduğu sevgi ve hayranlıktandır..
Oht Peptide 3 kremlerinin öğle davetinde sosyetenin tüm kamberleri vardı vallahi. Ama bazı davetliler için hiç iyi konuşulmuyordu. Çünkü davet edilmedikleri halde davete salına salına gelmeleri hiç hoş karşılanmamıştı.. Bu yüzden onlara 'davet fareleri' adını takmışlar zaten. Ayyy duyunca çok güldüm. Doğru o kadar çok ki bu davet farelerinden, nerede bedava ikram edilen peynir bulsalar en ufak delikten sızıyorlar içeri...
GELELİM BODRUM TÜRKBÜKÜ'NDE 2008 YAZINDA KİMLER GÜNEŞE SERİLECEK KONUSUNA..
Geçtiğimiz gün bir mail aldım, x bir solaryum salonundan. 'Artık dakikalarca solaryuma girmenize gerek yok. Hele güneş altında ozon tabakasıyla sevgili olmaya hiç gerek yok diye...'
Ha ha ha.. En çok hangisi hoşuma gitti dersiniz; tabii ki ozon tabakasıyla sevgili olmanıza gerek yok kısmı..
Aklıma birden yaz sezonu boyunca Bodrum Türkbükü Maçakızı Otel, Mavi Otel, Divan Palmira ve Maki'de sabahın köründe çıt çıt saçlarıyla yatanlar geldi.. Aslında en çok da ikoncan Eda Taşpınar'ı düşündüm. Kadın kurtuldu bütün gün yatmaktan vallahi..
Makineye bir giriyorsun beş dakika içinde püskürtüyorlar bronz boyayı her yerinize alın size kapkara bir ten.. Sanki Uzakdoğu'nun egzotik adalarından gelmiş gibi yanık, buram buram bronz bir ten sizinle... Eee güneşte 6 saat yatacağınıza, aşkınıza ayırırsınız o zamanı daha iyi.
Vallahi sevindim. İnşallah yazın magazin muhabiri kovalayan bayanlar bu makinelere girer de çocuklar da gerçek magazin haberi yaparlar...