Ne zamandır yazacağım yazacağım bir türlü yazamıyordum. Neyi mi? Sabancı sülalesinin çalışkan kadınlarından biri olan Demet Sabancı Çetindoğan'ı. Vallahi ben çok çalışan kadın gördüm ama Demet Hanım kadarını neredeyse hiç görmedim, duymadım doğrusu, SA 'lara en son katılan firma dünyaca ünlü marka Harvey Nichols. Hani üstü havadar alışveriş merkezimiz Kanyon'da yaklaşık üç yıl önce, büyük bir görkem ile açılan çok katlı mağaza. Dünyanın en ünlü markalarının bir çatı altında toplandığı Harvey Nichols markası bundan böyle Demet Sabancı'nın sahip olduğu Demsa Grup'a geçti.
Türkiye'deki tüm temsil hakları ve Kanyon'daki mağaza artık Demet Sabancı'nın. Ne diyelim hayırlı uğurlu olsun, ama bu aralar Sabancı sülalesi için konuşmayan yok. Rahmetli Sakıp Sabancı'yı ise her fırsatta anan anana.
Hatta çok uzun yıllar önce bir söyleşide rahmetli Sabancı'ya sorulmuş, 'Bu kadar parayı siz ölünce ne yapacaklar, bunun öbür dünyası da var' demişler. Rahmetli Sakıp Ağa ise şu cevabı vermiş '' Vallahi öbür tarafta da nasılsa SA'lar var mesela muSA iSA'' deyip espriyi patlatmış.
Gerçekten yine bir SA'mız oldu, duyduğuma göre Harvey Nichols markasının sonuna Demet Sabancı SA'yı eklemek için tüm girişimlere başlamış. Yakında dünyaca tanınan marka Harvey NicholSA olarak yazılıp okunursa hiç şaşırmam doğrusu.
Demet Sabancı kısa bir süre sonra HarveySA'nın bir şubesini de Bağdat caddesinde açacakmış. Açsın bakalım açsın, her yerimiz; önümüz arkamız sağımız solumuz SA'larla doldu zaten. Bakalım yakında hangi sektörün altından çıkacaklar merakla bekliyorum. İleriki zamanlarda vallahi başbakan adayı bir Sabancı kadını çıkabilir. Bence en güçlü aday da BaşbakanSA Demet Sabancı olabilir. Ben bu kadar çalışkan bir bayanı kadın olarak sonsuz desteklerim benden söylemesi.
Gelelim HarveySA'nın içinde yapılan değişikliklere. Öncelikle işe personelden başlanmış; eski personelin tazminatları ödenip işten çıkarılmış fakat daha sonra işten çıkarılan personele, dilerseniz eski aldığınız maaşın biraz daha altında maaş ile burada çalışabilirsiniz deniyormuş. İnşallah bu duyduğum doğru değildir.
Duyduğum başka bir şey ise; dünyaca ünlü İngiliz iç çamaşır markası Agent Provocateur'un mağazasını Türkiye'ye getiren Unitim firmasıydı. Aynı şekilde Harvey markasını da yine Unitim getirmişti Türkiye'ye. Kanyon'da, Harvey Nichols mağazasının hemen yanında, ayrı kapısı ve mağazası ile Agent Provocateur isimli mağazada, aynı isimli seksi iç çamaşırları, parfüm ve fantezi ağırlıklı aksesuarlar satan mağazanın da tüm Türkiye temsil haklarını Harvey ismini alırken, Agent ismini de Demet Sabancı almış.
Harvey Nichols mağazasından ayrı bir yerde ve konumda olan bu mağazayı Demet Sabancı Harvey mağazasının içine ilave edecekmiş ve diğer dünya markalarına ayrılan bölümler gibi Agent Provocateur'e de bir bölümde yer verecekmiş.
Vallahi onu bunu bilmem ama düşünsenize Harvey mağazasına giriyorsunuz, o kadar insanın ve satış elemanlarının bakışları arasında Agent markasına yaklaşıp nasıl olur da kışkırtıcı ve de dünyanın en seksi iç çamaşırını ya da kırbacını alırsınız bilemem artık.
Agent Provocateur mağazasından çıkmayan bir çok ünlü ve sosyetik isim biliyorum ben. Hatta birçoğu bana söyledi, 'Artık eskisi gibi rahat rahat gidip alamayacağız, anlaşılan iç çamaşırlarımızı, bu çok kötü oldu!' deyip duruyorlar.
Türkçesi Ajan Provakatör demek olan iç çamaşırı markasının en iyi müşterileri yabancı uyruklu futbolcu eşleriymiş. Hatta futbolcuların kendileri de arada gidip eşlerine sürpriz iç çamaşırı alıyorlarmış.
[b]OKAN BAYÜLGEN, İÇ ÇAMAŞIRI MAĞAZASINDAN ÇIKMIYORMUŞ![/b]
Kanyon'daki Agent mağazasından en ünlü Türk erkek müşteri ise Okan Bayülgen'miş. Hatta Okan Bayülgen'in eşi Şirin Ediger'in ilk hamilelik haberini, mağazada çalışan doncu kızlar duymuş.
Şirin Hanım ile doktora giden Okan Bayülgen, doktor sonrası Kanyon'a gitmişler ve soluğu bu mağazada almışlar. Alışveriş esnasında da sürprizi patlatmışlar. Eee normal, Okan Bayülgen mağazaya o kadar sık gidiyormuş ki, orada çalışan kızlarla artık birer arkadaş gibi olmuş. Hatta kızlara Fransızca bazı kelimelerin nasıl söyleneceğini bile öğretiyormuş. Ah ah daha duyduklarımı yazsam olay olur! Şu sıralar yaşanan siyasi gündemin pabucu bile dama atılır!
[b]MELİHA'NIN İÇ ÇAMAŞIRI SEVDASI![/b]
Provakatör olan bir diğer ünlü isimde Canım Ailem dizisinde Meliha karakteriyle ünlenen Şebnem Bozoklu'ymuş. Dizi çekimlerinden fırsat buldukça soluğu Kanyon'daki bu mağazada alıp, birbirinden şık ve seksi iç çamaşırlarından alıyormuş.
Buradan bir daha söyleyeyim Demet Sabacı sakın Agent mağazasını Harvey mağazasının içine ilave etmeyin! Bırakın Agent mağazasını kendi yerinde, özel müşterilerine.. Kim ister herkesin içinde özelini göstermek ve de ne aldığının bilinmesini. Aslında daha yazacak çok çok isim var bu markaya düşkün olanlar arasında ama bana kalsın onlar.
Onların neler aldığını liste halinde biliyorum ve iyi günlerde kullansınlar diyorum. Bu arada bu kadar kriz varken bir dona 500 TL nasıl veriyorlar anlamadım. Hatta ne 500 TL'si tek seferde 8.000 TL'lik alışveriş yapan bile var.
Hele eski bir manken hanımımız var; eh arada boy gösteriyor özel defilelerde, onun eline bu konuda kimse su dökemedi. Hala tek seferde yaptığı milyarlık alışverişi ve cicili bicili donları hala konuşuluyor her yerde...
Geçtiğimiz Ağustos ayında kaybettiğimiz ünlü yapımcı Osman Yağmurdereli'nin yeni dizisi 'Hicran Yarası' yayına pazartesi akşamı 21:20'de TRT 1'de yayınlandı. Osman Yağmurdereli'nin hayattayken projelendirdiği vefatından sonra işlerin başına geçen eşi Esin Yağmurdereli'nin yapımcılığını üstlendiği dizi, gerçekten beni çok etkiledi, inşallah her bölümü böylesine güzel ve akıcı olur. Diziyi seyrettikten sonra hemen telefona sarılıp çok sevdiğim canım arkadaşımı başarısından dolayı kutlamak için telefona sarıldım ve kendisini tebrik ettim. Yıllardır tanıdığım ve iş hayatında hep başarılı ve çalışkan olan sevgili Esin Yağmurdereli inanıyorum ki bu işinde de başarılı olacak ve daha nice yapımlara imzasını atacak. Sizlere Esin Yağmurdereli'nin ağzından bana söylediklerini yazmak istiyorum.
Eşi Osman Yağmurdereli'nin vefatından sonra Yağmur Yapım'ın başına geçen Esin Yağmurdereli ilk dizisinin yayına girmesinden dolayı çok heyacanlı olduğunu sürekli tekrarlayıp durdu telefonda. Heyecanlanmakta haksız da değil. Doğrusu TRT gibi güçlü bir kanala dizi çekmek öyle her yiğidin harcı değildir. Dizinin yönetmenliğini güçlü bir isim olan Nursan Esenboğa'nın yaptığını öğrenince daha da bir sevindim; ne de olsa arkadaşımın yanında gücüne güç katacak isimler var diye. Dizinin senaryosu ise Hakan Haksun'a ait. Buradan hepsine kucak dolusu başarılar diliyorum. Sevgili Esin Yağmurdereli'nin telefonda sözleri şöyleydi.
''Osman 21 yılda 2000 bölümün üzerinde dizi çekti. Sektöre çok emek verdi. Çok star yetiştirdi. Çok insana iş verdi. Amacım onun bıraktığı yoldan yürümek, insanlara ve sektöre hizmet etmek, Osman'dan aldığım bayrağı dalgalandırmak. Bana soruyorlar "Kriz zamanında dizi çekilir mi?" Kriz diye bir kelime benim lugatımda yok. Önemli olan böyle zamanda dizi çekip sektöre katkıda bulunmak ve insanlara ekmek kazandırmak. İlk işimizin TRT'de yayınlanacak olması çok önemli. Bu yapımın izleyicinin gönlünde hak ettiği yeri alacağına inanıyorum''.
Evet arkadaşım sen çok güçlü bir kadınsın, bunun da üstesinden geleceksin. Çok iyi diziler yapıp bizlere yeni yeni yüzler kazandıracaksın. Diziyi seyretmeyenlere tavsiye ediyor ve aşağıda size dizinin kadrosunu, kısaca özetini ve müziklerinin kimin yaptığını veriyorum.
OYUNCULAR :
Vicdan (Miraç Eronat) –Dursun (Murat Daltaban)-Harun (Durul Bazan)-Hicran (Nazan Kesal)-Şeyma (Gülsün Kamu)-Müjde (Toprak Sağlam )-Tarık (Cengiz Coşkun)-Avukat Semih (Levent Can) Halit (Ata Aksu)-Cahit (Barış Aksavaş)- Madam (Altan Karındaş) –Safiye ( Ece Şakar)- Zehra (Gülnihal Karanazmi)-Rıza (Orhan Gürses)-Yıldız (Didem Uğurlu)-Safiye Anne (İncilay Şahin)
MÜZİK:
Garo Mafyan
3 çocuk annesi Hicran, günlük bakımını yaptığı ihtiyar madamın ölümüyle, hiç beklemediği bir mirasa kavuşur. Hem de hayatlarının en zor döneminde. Kocası Dursun, elinde, avucundaki paranın tümünü batırmış, ev sahibi evi boşaltmaları için kapıya dayanmıştır. Kızı Müjde, bu yoksul hayattan bunalmış, evden kaçmak üzeredir. Bir baltaya sap olamayan büyük oğlu Tarık ise, her an belaya bulaşmaya meyillidir. Ancak aile, bu yüklü mirasın sevincini yaşayamadan, Hicran da tıpkı ona miras bırakan Madam gibi aniden ölür. Daha da kötüsü ona kalan mirası alabilecek tek kişi de Hicran'dır. Şimdi aile, ciddi bir yol ayırımındadır. Ya Hicran'la birlikte mirastan da vazgeçeceklerdir ya da bir yolunu bulup başkasını Hicran gibi gösterip mirası alacaklardır. Dursun'un tüm itarazlarına rağmen aile, ikinci yolu, yani sahtekarlığı seçer. Üstelik bu uğurda annelerinin maneviyatını yok sayma pahasına...
Gerçekten de para, her derde deva mıdır? Para için nelerden vazgeçilir?
Ölmüş bir insanla birlikte büyük bir serveti de gömmek zorunda kalsanız ne yaparsınız?
Günümüzde, sadece toprağın altındakiler mi çürümekte, yoksa asıl el üstünde olması gereken değerler mi çürümektedir?