Yaz aylarının gelmeye başladığı günlerde herkeste bir tatlı bir telaş başladı.
Kadınlarımız güzellik salonlarından ve spor merkezlerinden çıkmaz oldular bu aralar, e avuç içi kadar bikini ve mayolara girmek kolay değil.
Ama ben anlamış değilim, yiyorlar yiyorlar sonra kendilerini atıyorlar, o diyetisyen senin, bu spor salonu senin dolanıp duruyorlar.
Geçtiğimiz hafta Bodrum'a gittim hem iş hem tatili bir arada çıkarmış oldum.
1 Haziran da yeni sayısı çıkacak olan gecce summer guide'a Bodrum'dan girecek otel, restaurant, bar, beach, gecce kulüpleri bölümünde Bodrum'dan yeni eklenen yerleri görmek ve ziyaret etmekti işim.
İlk işim soluğu Gülsün Sami'nin hani meşhur kırmızı saçlı İzzet Çapa'nın eskiden sağ kolu olan Gügü'nin yanında almak oldu.
Gügü, Bodrum Karadan Marinanın tam karşısına Zazu adlı Cafe bar açtı, aman yarabbi görmeniz lazım günün her saati masalar dolu, gelen herkes sanki evinde gibi Zazu da rahat ediyor. Herkes birbiriyle sohbet ediyor şakalaşıyor, tabi Gügü de hiç yerinde durmayıp o masa senin bu masa benim gün boyu dolanıp duruyor.
Vallahi özendim...
Gügü ile bir ara sohbet ederken, "Gül iyi ki tekrardan Bodrum'a döndüm kendimi buldum, bıraktım İstanbul'dakileri yesinler birbirlerini" dedi.
Eh doğru söylüyorsun Gügücüğüm dedim darısı başıma inşallah.
Bodrum hafta arası olmasına rağmen oldukça hareketliydi, İstanbul'da soğuk ve rüzgar varken ben incecik elbisem ayağımda sandaletlerim ile o mekan senin bu otel benim dolanıp durdum.
Bir ara Villa Kılıç'a gitmek için Türkbükü'ne uğradım.
Türkbükü'nün sahili içler acısı bütün iskeleler yıkılmış, yollar berbat her yer inşaat ve dolayısıyla işçi kaynıyor.
Ne olacak bu yaz Türkbükü merak ediyorum, gerçi merak edilecek bir şey de yok nerede cebi kabarıkların çocukları varsa doluşacak yine Türkbükü'ne, başlayacaklar öğlen içmeye, alacaklar gecce soluğu Ship A Hoy'da... Sabaha kadar içecekler ve dağıtacaklar.
Zaten Türkbükü'nde doğru düzgün kişilerin gideceği mekanlar da toplam bir elin beş parmağını geçmez. Bunların arasında uğradığım Villa Kılıç'ın içerisinde yer alan Voco restaurant da olacak.
Villa Kılıç'ın yeni genel müdürü sevgili Oğuz Kıldıran ile yaptığım keyifli sohbetten ve Voco Restaurant'ın bu yaz ve önümüzdeki kış boyu yapacağı faaliyetlerden bahsettikçe gerçekten Oğuz beyi tebrik ettim. Türkbükü'ne yepyeni ve kaliteli bir restaurant ve ciddi bir işletme kazandıracak Oğuz bey. Tabi Oğuz beyin yardımcısı Melis hanımı da yabana atmamak lazım, harika biri ve çalışkan. Bu yaz Voco Restaurant'ın barında gitar eşliğinde içeceğim serin bir içkinin hayalini şimdiden kurmaya başladım bile.
Hafta arası Bodrum'un içinde harika güzel günler geçirdim. İstanbul'dan bir sürü tanıdık ismi de Bodrum sokaklarında gördüm. Gülin-Akın Öngör çifti el ele dolaşıyorlardı, bayıldım doğrusu ikisine de hala birbirlerine ne kadar sevgi dolular.
Bir de Ömer Dinçkök'ün eşi Ayşegül Diçkök'ü gördüm. Platform ve çiçek desenli ayakkabıları Dolce Gabbana gözlükleri ve Prada elbisesiyle dolaşıyordu. Omuzunda ise tüm dünyada geçen yıldan beri genelde mankenlerin kullandığı kumaştan yapılan ve üzerinde ''MY BAG'' yani benim çantam "Saklama Torbası" isimli çantası vardı omuzunda. İlahi Ayşegül hanım baştan aşağı marka giymişsiniz ama "Benim çantam Saklama Torbası" diyorsunuz. 10 dolarlık saklama torbası çanta ile dolaşarak neyin mesajını vermek istiyorsunuz anlayamadım doğrusu.
Gelelim hafta sonu Rixos Otel'de yapılan Elle dergisinin partisine. Kimler yoktu kimler... İstanbul'un gecce hayatını seven herkes hafta sonu Elle dergisi ve Işıltan Productions işbirliği ile düzenlenen muhteşem yaza merhaba partisindeydi. Gerçekten muhteşem bir 2 gün geçirdik. Harika bir organizasyona imza attı Rixos Otel ve Elle dergisi. Cuma geccesi Rixos otele ait olan özel adada düzenlenen partinin müziklerini ünlü Dj Suat Ateşdağlı çaldı. Buradan Suat Ateşdağlı'yı bir kez daha tebrik ediyorum muhteşem bir performansı ve enerjisi var. Bilmeyenleriniz için belirteyim. Suat Ateşdağlı'nın ilk albümü Bosphorus Night aylarca yabancı albüm listelerinin 1 numarasından inmemişti. Yeni albümü Bosphorus Night 2 albümü de çıktığı günden beri yani 7 haftadır yabancı albüm satışlarında 1 numara. İlk albümü 38.000 satmıştı fakat bence 2. albümü ilkinden çok çok daha fazla satar.
Harika bir marka yarattın sevgili Suat Ateşdağlı seni tebrik ediyorum. Gerçekten CD'yi dinledikçe dinleyesim geliyor. Bu kadar güzel parçalar mı seçilir bu kadar güzel geçişler mi yapılır bıkmadan üst üste dinliyorum.
Hele İzel'in seslendirdiği "Aşk Hakları'' şarkısı ilk kez bu CD'de yer almış. Muhteşem bir parça ve İzel çok çok iyi seslendirmiş.
Tabi bir de Tarkan'ın parçası var albümde o da çok yakışmış yabancı parçaların arasına.
Ayrıca Suat Ateşdağlı'nın DJ kadrosunda yer alan Yalçın Aşan'ın "Memleketim'' adlı parçası da çok hoşuma gitti. Zaten çoğu kişinin diline düşmüş bile bu şarkı.
Bu arada Suat'ın yeni CD projesi yoldaymış. Mayıs sonu bir Complation daha piyasa da olacakmış. Bunu da buradan benden duymuş olunuz.
Eee ne de olsa İzmir kanı... Suat Ateşdağlı da elbette başarılı olacak. Türkiye'nin neresine bakarsanız bakın özellikle İstanbul yoğun olmak üzere hep başarılı ve güzel insanlar İzmir'den çıkar, yani potansiyeldir İzmirliler, bir İzmirli olarak bundan gurur duymuşumdur her zaman.
Gerçi İstanbul'lu bayanlar pek çekemez İzmirli bayanları ama yine de hep en ön sıraları İzmirli bayan kapmıştır. Gerek evlilikte gerekse iş yaşamında.
Her başarılı kişinin ardında mutlaka İzmir kanı vardır.
Gelelim Rixos ve Elle dergisi Işıltan Productions iş birliği ile yapılan partinin davetlilerine. Gerçekten cemiyet hayatının tüm renkli simaları Rixs Otelde buluştu geçen hafta sonu. Mankenlerden Tülin Şahin, Fatma Yaman, Ahu Yağtuğ gibi kaliteli isimler vardı. Bir de Türkiye'nin Kate Moss'u olma yoluna giren Ece Sükan.
Ece Sükan tarz olacağım diye iyice kılık değiştirir oldu. Vintage '' ikinci el Eelbise'' giymeye özen gösteren ve bunu kendine ilke edinen Ece Sükan bazen abartıyor bence. Ece Sükan, başarılı bir moda editörü olmasına rağmen kendi imajını bir türlü tutturamıyor. Bazen fazla arayışlar nedeniyle rüküş olabiliyor. Tabi uyumsuzluğun uyumu moda ama bunun da bir matematiği var. Bazen moda yapayım derken atın üzerine kelebek konmuş gibi de olabiliyor.
Kulağında kocaman omuzlarına değen iri ve oldukça geniş halka küpeler gözünde kocaman ve ikinci el olan gözlüklerle gözlere pek hoş görünmüyor.
Halbuki Ankara'dan İstanbul'a ilk geldiği yıllarda tanırım Ece Sükan'ı nerede o Ece Sükan nerede şimdiki Vintage Ece Sükan.
Bir de davette en ilgi çeken isim Esin Maraşlıoğlu idi... Yine enteresan kıyafetleri ve yeni sevgilisi Ahmet bey ile ilgi odağı oldu birden. Esin hanımın yeni sevgilisi Ahmet bey oldukça yakışıklı vallahi bekar gelen tüm sosyetik bayanların gözü Ahmet beydeydi, hatta aralarında "zımba gibi adammış'' dediklerini bile duydum, benden Esin hanıma söylemesi.
Sevgilisi Ahmet Beyi koruma altına alsın yoksa panterler çok etrafta.
Gecce sabahın ilk ışıklarına kadar parti sürdü hem de tam gaz Suat Ateşdağlı çaldıkça herkes müziğin ritmi ve çoşkusuyla içti de içti. Dağıtan biri oldu mu diye bana sorarsanız olmadı. Çünkü herkes dağıttı...
SON TREND BU ICE BAR
Son trend neymiş biliyor musunuz. Buz partileri vermekmiş. Yaz aylarında da bence çok çok güzel bir trend bulmuşlar bence. Ben ilk kez bu kış Cahide Cabertte görmüştüm Icebar'ı ve çok hoşuma gitmişti. Düşünsenize karşınızda upuzun ve kocaman bembeyaz bir bar ve buzdan harika bir his veriyor insana, barın arkasında barmenler bar taburelerinde oturmuş buz barın üzerinde içkinizi yudumluyorsunuz gerçekten bayılmıştım.
Daha sonra ise yakın bir dostumuzun ev davetinde aynı şekilde bir Buz bar kurulmuştu. İçki içtiğimiz bardaklarımız bile buzdan yapılmıştı. Davet sahibinin adını veremeyeceğim fakat cemiyet hayatında renkli bir kişiliğe sahip olan arkadaşıma hemen sordum bu fikir nereden geldi diye aklına.
O da bana yurt dışında yaşayan bir arkadaşının ev davetinde gördüğünü ve kendisinin de evinde vereceği davet konseptinde buz barı yaptırmak istediğini ve bunu gerçekleştirdiğini söyledi.
Ben tabi meraklı olduğum için İstanbul'da bu işi kimin yaptığını sordum, arkadaşım da elimden tutup buz barı hazırlayan ve aynı zamanda Icebar'ın Türkiye'deki Stil&Art firmasının sahibi Ercan Barış ile tanıştırdı beni.
Ercan Bey gencecik pırıl pırıl ve enerji dolu biri.
Biraz sohbet edince Türkiye'de kimlerin Icebar isteyip hazırladığını sorduğumda oldukça yaygınlaştığını anladım. Yaklaşık 5 yıldır bu işi yaptıklarını ve son 1 yıldır kurumsal firma ve 5 yıldızlı oteller harici düğünlerde ve özellikle ev partilerinde oldukça tercih edildiklerini anlattı.
Bu yaz ise Ice Partı Consepti ile birçok ev partisinde hem butik Catering hem Ice Bar olarak inanılmaz bir yoğunluk yaşayacaklarını söyledi.
Umarım verilecek ev partilerinde ev sahibi isimler arkadaşım çıkar da buz bar da ve buz bardaklarda içkimi içerim.
Haydi Ice Bar partilerine, sıcak yaz gecelerinde serinlemeye...