3 günlük kısa tatilimde kendimi gerçekten Bodrum’da değil de Maldiv adalarında konakladığım bir otelin kumsalında gibi hissettim. Denizin içindeki şık bungalovlarıyla iskeledeki şık güneşlenme şezlong ve kabanalarıyla, sahil boyunca sımsıcak pırıl pırıl kumsalı ve en sevdiğim restoranı X Beach-Restaurant ile burası yaz boyunca favori yerlerimden biri olacak.
[resim=20160614resim-185157BG][/resim]
3 gün boyunca konakladığım HighLight Hotel’in bahçe katı odalarına bayıldım. Kısacası MuH-Te-ŞeM’ler. Özellikle çocuklu aileler için ideal. Sabah ayağınız çime basıyor ve iki adımda hopp denizdesiniz. Terastaki oturma gruplarında çayınızı kahvenizi yudumlarken geleni geçeni izlemek ve çocuğunuzun denize girişini kontrollü bir şekilde seyretmek ayrı bir keyif. Tabii benim yanımda biricik Bıdık Erçetingöz’üm vardı o da bahçe katı odasında çok rahat etti. Bu arada belli bir kiloya kadar X Beach ve HighLight Hotel gerçek bir hayvan sever dostu; bu yüzden çok mutlu olduğum bir tatil keyfi yaşadım.
[resim=20160614resimHD-185207IE][/resim]
X Beach’in gündüz menüsü oldukça zengin; hafif salatalardan tutun da ızgara çeşitlerine, taş fırında pişen pizzasına, pide ve lahmacununa kadar her şey çok lezzetli. Hepsinden sizler için denedim ve hepsine bayıldım. Bu arada tam 1.5 kilo alıp dönmüşüm bunun faturası tabii ki X Beach’in şefine çıkacak.
X Beach’te akşamüzerleri ramazan ayından sonra happy hour’lar da başlayacak ve öyle bir happy hour’lar olacak ki şaşıracaksınız. İbiza, Mykonos ve Miami tadındaki happy hour’lar ile eğlenceye doyacaksınız. Zaten dünyada şu anda eğlence trendi, yaz aylarında akşamüstü happy hour ile başlayıp gecce 23:00’da bitiyor. Sonra doğru yatağa… Sabah ilk ışıkla beach’e gidiliyor ve gecce yarısına kadar beach’te kalınıyor. Yani öyle eskisi gibi hem happy hour olsun, hem akşam yemeğine gidilsin, yemek sonrası başka mekan yapılsın diye bir şey yok. Ya gündüz plaj, akşam yemek ya da plaj happy hour ve yatak :) Ya da akşam yemek sonrası bir yerlerde Türkçe canlı müzik ve ev ☺ bakalım bu yaz kimler rotaları nereye çevirecek?
[resim=20160614resim-185237HH][/resim]
Benim bu yaz ki rota sanırım karışık olacak hepsinden biraz biraz yapacağım :)
[b]BODRUM’UN YENİSİ INTERNI RESTAURANT VE BEACH[/b]
Bodrum’da kaldığımız üç gün boyunca bir akşam yemek tercihimizi Tilkicik Koyu’nda olan geçen yıl Ulus 29’un yerine açılan Mykonos’un meşhur restoranı Interni’den yana kullandım. Akdeniz mutfağı ve deniz ürünleri ağırlıklı olan menüsüne bayıldık. Yediğimiz her şey inanılmaz lezzetliydi. Sunumlar, garsonların, servisleri, ambiyans ve müzik bizlerden ve diğer misafirlerden tam not aldı.
[resim=20160614resim-185259ZR][/resim]
Bir ara plajını gezdim; gayet şık, küçük güzel bir plajı var. Günü sakin bir plajda geçirmek isteyenler için hafif müzik dinlenebilecek sohbet edilecek keyifle kitap okunacak bir plaj. Plaj menüsü de oldukça güzel. Eğer gecceniz ağır geçtiyse gündüz tam siesta yapılıp dinlenilecek sakin bir plaj. Tercihlerimin arasında bu yaz sık sık bu plaj olacak gibi.
Akşam yemeğinden sonra Interni ’nin bar kısmı lounge’a dönüşüyor ve nefis müzikler eşliğinde parti havasında eğlenebiliyorsunuz. Biz de yemek sonrası aynısın yaptık ve ünlü DJ Salih Saka’nın yetiştirdiği yeğeni sevgili Tolga Saka’nın çaldığı nefis müziklerle eğlendik. Yaz boyunca Tolga Saka’yı Interni restaurant, bar ve lounge’da dinleyebilirsiniz. Ben müziklerine bayıldım, doyamadım. Ramazan olduğu için içtiğimiz soda ile bile müziğin keyfine vardık.
[resim=20160614resim-185310FD][/resim]
[b]BODRUM MARİNA’NIN KARŞISINDA BİR SOPRANO’S BAR…[/b]
Bodrum’un içini oldum olası severim. Arada Bodrum’a inmek, marinaya gitmek, barlar sokağında bir aşağıya bir yukarıya dolanmak bana keyif verir; hele de sevdiğim bir iki mekan olursa tamamdır benim için. İşte bu yaz da kapılarını daha 10 gün önce açan sevgili Aykut Gürel ve Senem Çapa çiftinin mekanları Soprano’s a bayıldım. Tam Bodrum Marina’nın karşındaki Marina Vista Otel’in çatı katında Bodrum Marina manzaralı lounge oturumu ile özel localarıyla ve 3 farklı şekilde dizayn edilmiş bar standları ile tam keyif yapılacak ve sohbet edilecek bir mekan olmuş.
[resim=20160614resimHD-185218UT][/resim]
Ben Soprano’s’a gittiğimde kendimi evimin terasında dostlarıma davet veriyormuşum gibi hissettim. Her locada, her stantta bir tanıdık sima vardı. Güneri Civaoğlu, Sermet Severöz, Şebnem Saygınışık, Aykut Gürel ve Senem Çapa, mekanın işletmeciliğini yapan sevgili Ayşegül İlsever kısaca herkes tanıdık herkes güler yüzlü herkes mutlu ve herkes Soprano’s taydı o akşamüzeri.
Bence Bodrum’un yeni hakimi Soprano’s tur. Sosyal yaşamın ve geccenin keyif durağı olarak Bodrum sevdalılarını bir araya getirecek, eski tatlı sohbetlerin yapılacağı eski Bodrum Bodrum olan Veli Bar günleri Soprano’s ile geri gelecek.
Geccede iki farklı konspet ile misafirlerini ağırlayan mekan saat 23:00 - 02:00 arası geçiş yapacağı klüp atmosferinde ise ünlü Dj’lere ev sahipliği yapacak. Aykut Gürel direktörlüğünde müzik zevkiyle farklılık yaratan Soprano’s; Glam, Jazz, Chill-Out, Türkçe 80’ler ve 90’ların yeni hitlerine yer vererek geniş bir playlist sunuyor.
Ben Soprano’s tan çok keyif aldım, iyi müzik dinledim. Çok güzel alkolsüz meyve kokteylleri içtim ve nefis lezzetli snack menüsünden atıştırmalıklar yedim. Parmesanlı kuşkonmaza, avokadolu karidese, falafele ve anne kızartması patatese bayıldım.
Kısacası Bodrum’un içine yakışır modern, avangarde, yeni ve şık mekan Soprano’s şu anda tek favori yerimdir. Üstelik yaz kış açık olacak. Düşünebiliyor musunuz kışın da ayrı bir keyif olur. Hele Axel Rudi Pell’den The Temple Of The King ya da Ajda Pekkan’dan Düşünme Hiç dinleyebileceğiniz sayılı mekanlardan birinde Soprano’s ta olduğunuzu….