EMRE ALTUĞ'UN DÜDÜĞÜÜ!

Yayın Tarihi : 24-09-2007 15:25
Hürriyet Gazetesi'nin Cumartesi Eki'nde Ayşe Arman'ın Emre Altuğ ile yaptığı röportajı okudukça zaman zaman 'vah vah' dedim, zaman zaman da gülmekten kırıldım. İlahi Emre Altuğ ne kadar âşıkmışsın Çağla Şıkel'e sen öyle! Çağla Şıkel'in bundan sonra kısmetleri daha da artacak vallahi. Bir sevgili tarafından bu kadar övülmek bu kadar aşık olunmak, akıllara zarar vallahi. Herkese 'Çağla Şıkel, ne kadınmış be!' dedirtecek bir röportaj vermiş Emre Altuğ. Bir de röportajda en çok takıldığım ve günlerdir kendi kendime sorduğum bir soru var. Efendim Emre Altuğ sevgilisi, aşık olduğu ve romantik bir aşk yaşadığı kadını Çağla Şıkel'e hep 'düdük' diye sesleniyormuş. 'Düdüüüük nerdesin?' 'Düdüüük nasılsın?' 'Düdük ya ben seni çok seviyorum ve de kıskanıyorum' 'Hatta düdüğüm benim, ben seni en çok Las Vegas'ta kıskandım biliyor musun?' 'Düdük yemeğe gidelim mi vs vs.' Ha ha ha... Vallahi yazarken bile gülmekten kendimi alamıyorum. Bir adam çok sevdiği, gözünden sakındığı, kıskandığı, romantik bir aşk yaşadığı kadına nasıl düdük diye lakap takıp ona öyle hitap eder anlayamadım. Benim bildiğim düdük, duymayanlar için daha etkili olsun diye çalınır; genelde polisler yayaları ve araçları düdükleri sayesinde uyarırlar, gecce bekçileri sokak aralarında dolaşıp bakın ben buradayım hırsızlar savulun diye öttürür düdüğünü, hakemler maçlarda oyuncuları uyarır, falan filan. Peki Emre Altuğ neden Çağla Şıkel'e düdük diye hitap ediyor? Böyle aşk kokan bir röportajın ardından Sevgili Ayşe Arman'ın aklına acar bir gazeteci olarak gelmemiş olabilir; ben soruyorum buradan: 'Sevgili Emre Altuğ, Çağla Şıkel'e neden düdük diye hitap ediyorsun?' Vallahi çok merak ettim Emre, bana bir mail atarsan sevinirim... Bir insan sevdiği kadına neden düdük der mesela. Bir düşünelim: Acaba Çağla çok mu vıdı vıdı ediyor? Emre de 'düdük gibi ötüyorsun!' mu demek istiyor? Yoksa çok mu kıskanç Çağla? 'Her dakika düdük gibi bağırıyorsun, yeter artık mı demek istiyor? Hakikatten anlayamadım. Sen bu kadar romantik bir erkek olarak bunu nasıl dersin yaaa! Argoda kullanılan bir kelimedir düdük; mesela bazen şöyle derler: 'Düdük gibi ötme be' ya da 'amma konuştun, düdük gibi susmadın gitti ya.' Daha bir çok versiyonları var bunların... Her neyse ben de şu anda düdük gibi yazdım da yazdım; düdüğü meşhur edeceğiz yeniden. Emre diyor ki röportajın bir bölümünde: 'Çağla'yı en çok Las Vegas seyahatinde kıskandım.' Emre Altuğ çok vasatmış, kimse onu tanımıyormuş ama Çağla çok güzel bir kadın olduğu için erkekler Çağla'ya bakmaktan kendilerini alamamışlar. Ya laf mı bu şimdi? Elbette güzel bir kız Çağla, zaten güzel olmasa fotomodellik, mankenlik, dizi oyunculuğu yapamazdı. Üstelik Emre Altuğ güzel olmasaydı Çağla ile flört eder miydi merak ediyorum doğrusu. Bir de güya tek geccelik bir ilişki yaşarız diye başlamış bu ilişkiye Emre. Böyle bir şey denir mi ya! Hem Çağla'yı röportajda göklere çıkar hem de tek geccelik ilişki yaşarız diye kadını gizliden yerden yere vur. Yani Çağla Şıkel, tek geccelik ilişkilere girecek bir bayan mı ki bunu söyleyebiliyorsun Emre? Belki o anlamda demedin ama senin dediğin anlamı halk nasıl anlar, ben bile anlamakta zorlandım doğrusu! Tabii Ayşe Arman bunları da sormayı unutmuş bir kadın olarak... Artık bu röportajdan sonra telli duvaklı evlenirsiniz inşallah... [b] Yüzsüzler [/b] Geçtiğimiz gün bir gazetede Cem Hakko'nun eski eşi Betina'nın soyadı Hakko'yu kullanmaması için üçüncü kez ihtar geçtiğine dair bir haber yer alıyordu. Cem Hakko haklı, hem de sonuna kadar haklı. Eşlerinden boşanmış tüm adamlar istemediği müddetçe eski eşlerinin soyadlarını kullanmalarını istemiyorlar ama tabii buna izin veren eski kocalar da var. İşin ilginç yanı kadınlar bunu neden yapıyor? Boşandığın, üstelik düşman gibi görmeye başladığın bir adamın soyadını nasıl kullanırsın, gerçekten anlamıyorum. Hele ki adam istemiyorsa.. Sen niye hala kullanmakta ısrar edersin ki! Ne yüzle, hangi hakla, hiç mi gurur, şahsiyet, kişilik yok sizde bir kadın olarak merak içerisindeyim. Acaba soyadı ünlü olmasaydı kullanırlar mıydı? Hiç sanmıyorum, asla kullanmazlardı. Soyadları omuzlardaki apolet gibidir, yani her an değişebilir. O yüzden daha gururlu olmak lazım. Bana kalsa ben öyle bir durumda kızlık soyadımı kullanmayı tercih ederim. Fakat toplumumuzda buna daha alışılmadığı için insanların kafasında 'Acaba nikahları mı yok? Neden hala kızlık soyadını kullanıyor' gibi soru işaretleri belirebilir. Bizim çevremizde son derece normaldir böyle soru işaretleri... Ama ben eşimden boşanacağım, kartvizit gibi onun soyadını kullanacağım, bir de eski kocamın kızdığını bile bile ona 'bıktım bu kadından hala soyadımı kullanıyor' dedirtip milleti kendime güldüreceğim! Ölürüm daha iyi ya! [b] Bu yazıyı yazdıktan sonra okuyuculardan çok ilginç mailler gelmeye başladı. İşte o mailler: [/b] Merhabalar, Bu maili okumadan silmeyeceğinizi ümit ederek yazıyorum, inanın yardım falan istemiyorum, bu bir masal seveceğinizi umduğum ve sonunda bir sır var lütfen okuyun.. Aslında söze nereden başlamalı bilmiyorum, sanırım en güzeli en sondan başlamak ya da konunun ortasına direk mi girmeli? Yıllar boyu güzel konuşma, doğru anlatma sanatını öğrenmedik mi okullarda? Ama insan başına gelince saçmalıyor galiba.. Size az sonra aşağıda anlatacağım konudan bahsetme cürretini gecce.com'daki yazınız verdi. Neyse ben kendi konuma girmekte fayda görüyorum; hikayem şöyle başlıyor.. Birgün işten güçten hayattan kaçtığım bir tatil kasabasında tamamen tesadüf eseri Emre Altuğ konserinde buldum kendimi... Hiç dinlemediğim biriydi oysa, belki hayattan kaçan küçük bir kız çocuğu oluşum, belki lacivert gecce, belki de yıldızların görkemi aldı götürdü beni başka dünyalara, sahnede gördüğüm beyazlar içindeki esmer adamın buğulu sesi beni büyüledi. Yüzümde yıllardır eksik olan tuhaf bir gülümsemeyle döndüm otele, sürekli sırıtıyordum sebepsiz. Yıllar önce kaybettiğim bir şeydi bu, sabah bir kabusla döndüm İstanbula neyse detaylar insanların canını sıkar atlayalım bu kısmını. Bir süre sonra aramaya başladım o buğulu sesi.. 'Aşık mı oldum?' diyordum kendi kendime ama yok canım aklı başında okumuş iş güç sahibi insanım sadece kimdi bu yüzümü gülümsetebilen insan merakımla birlikte her yerde onu arıyordum ama yoktu. Konserlerine gidip çığlık atan kızların arasında olmak hiçbir zaman tarzım değildi, ben birilerini seversem sevgimi onlar adına yaptıklarımla göstermeyi marifet sayarım çünkü. Bu adamın hayranı çok ama benim gibi ulaşabilecekleri bir adres yok, 'ne fena' dedim kendime ve iş başa düştü net üzerinde birkaç hayranıyla tanıştım ve fikir o zaman doğdu Emre Altuğ adına bir internet sitesi yani bir fun club kuracaktık kimbilir belki birgün Emre'ye de ulaşırdık ne dersiniz ? Ve biz birbirini hiç tanımayan bir kaç arkadaş ben, Osman, Özgür, Dilara, Anıl ve Duygu internet üzerinde Emre Altuğ adına bir fun club oluşturduk. Temmuz'da 1. yılımızı doldurduk. Site öyle hızla büyüdü o kadar profesyonel bir site oldu ki 1 yıl içinde bir çok sanatçının internet sitelerinden bize gelen maiillerde 'bu kadar iyisini nasıl yaptınız?' sorusu hayatımızın doğal bir sorusu haline geldi neredeyse. O kadar emek verildi ki bu işe! İşten okuldan kalan zamanlarımız hep orada geçti; maddi manevi ama değdi. Üye sayımız her geçen gün hızla artıyor. Şu andan 4 binleri bulduk. Hedefimiz 20 bin Emre severi burada buluşturmak. Birlikte çok güzel vakit geçiriyor, iyi organizasyonlar yapıyoruz. Zamanla tanıştık birbirimizle çok iyi dostluklar kurduk. Emre Altuğ'un bize verdiği en büyük armağan her şeyden önce birbirimiz olduk. üyelerimiz, üniversite veya lise öğrencilerinin yanı sıra üniversiteyi bitirip iş hayatına başlamış insanlardan da oluşuyor. Sözün özü herkes memnun olsa da halinden, bir sıkıntısı vardı üyelerimizin bu fun clubdan ve bizlerden Emre'nin haberi yoktu. Site yönetimi olarak ona ulaşmaya çabalıyorduk, yapmadığımız şey kalmadı, hatta Cosmo Girl Dergisi'nin Eylül sayısına röportaj bile verdik. Bu Türkiye'de bir ilkti. Kendime 'Tanrım ben neler yapıyorum bööyle?' dediğim oluyor arada tabii.. Çok istersen olur derler ya sonunda ona ulaşmayı da başardık. Bir gün Emre'nin basın danışmanıyla kahve içiyordum. Emre'yle beraber o günün akşamı siteye bakmışlar sabah aldığım mail, 'Emre her şeyi çok beğendi, bu kadar profesyonelini beklemiyorduk açıkçası' oldu. Bu arada Emre'ye hayranlarını toplayıp bir de klip çektim şu ara youtube adresinde yayınlanıyor bakmak isterseniz youtube'dan Emre Altuğ (eafc) yazın direk bizim klip çıkar.. Şimdi diyeceksiniz ki hikaye tamam da 'benden istediğiniz nedir?' İşte tüm senaryo burada başlıyor. Emre bizi biliyor, biz Emre adına acaip işler yapıyoruz. Onun arkasında kocaman bir ordu yarattık. Emre halen bizden uzak, halen bize tam yakın değil, zaman ayırmıyor diyorduk yani yaptıklarımız da az geliyordu bize. Evet biliyoruz, o zor biri, biz onu böyle seviyoruz. 'Yakında istediğimizi alırız buna da inanıyoruz' dedik 'bize vakit de ayırır biz de bu azim varken' dedik ve bir pazar Emre Altuğ'u hayranlarıyla buluşturmayı da başardım.. Ancak şu son röportaj çok üzdü bizi. Tamamiyle özel hayatı, tamamiyle sevgilisi üzerine kurulu bir şey bu!. 'Bu muydu tüm olay yani' diyeceksiniz tahmin ediyorum. O bir erkek elbette sevgilisi olacak evet bunu biz de biliyoruz ama siz de takdir edersiniz ki aşk kudretli bir duygudur, tüm bu küstahlığımız kişiliğimizden değil aşkın kendi küstahlığından! Cüretimizi anlayışla karşılayacağınıza inanıyorum ayrıca bizler hiç bir zaman bu ilişkinin samimiyetine inanmadık; bu ona olan aşkımızdan değil belki çok daha derin sebepler var içimizde tartışmaya açık, belki Emre'yi çok özel bir yere koyduk kafamızda ve ona bu kadar magazini meşgul eden birini yakıştıramadık, belki bir avukat, bir mimar, bir öğretmen olmalıydı sevgilisi gözlerine baktığımızda Emre'yi görebilceğimiz bilemiyorum. Mevzu derin anlayacağınız. Sizden bir yardım bir çıkar beklemek gibi birşeyimiz yok, biz ne yaptıysak kendi azmimizle yaptık. Bir gün sizinle tanışmayı çok isterdim başarının sırrını öğrenmek için.. Başarılarınızın görkemli olmasını diliyorum, iyi çalışmalar.. Şule Vurgun (www.emrealtugfan.net adresinden şule / basın - halkal ilşkiler) [b] Çağla'yla evlenmesin [/b] Gül Hanım Emre Altuğ'la ilgili yazınızı okudum da, bence Emre Altuğ bu röportajda Çağla Şıkel'i yüceltmesinin tek sebebi olabilir. Çünkü etrafımda kimi görsem Çağla Şıkel'e iyi gözle bakmıyor, herhalde daha önceden yaşadıgı hayattan dolayı. O yüzden Emre Altuğ, habire yüceltiyor tost skandalı, Akmerkez olayı hepsi akıllarda. Bunlar bir türlü silinemiyor, Emre Altuğ ne yaparsa yapsın bu konuda hiçbir şey yapamaz. Las Vegas'ta Emre Altuğ sıradanmış öyle diyor ya, ben yurtdışında yaşıyorum yabancı arkadaşlarım onun resmi görüyor ve emre için 'bu manken mi?' diyorlar çok yakışıklı oldugu için Ayrıca Emre daha önceki röportajlarında Amarika'daki yapımcıların fizigine karizmasına hayran kaldığını söylemişti. Bunu söyleyen birinin daha sonra kendini sıradan olarak lanse etmesi bana inandırıcı gelmedi. Siz evlilik diyorsunuz da, bence evlenmesinler! Emre Altuğ'u tanıyorsanız söyleyin bu adamın hayranları var ve çok etkileniyorlar durumdan. Başka biriyle birlikte olsa evlense etkilenmezler ama Çağla Şıkel'e çok tepkililer bunu bilsin. Çağla, güzel demişsiniz de, bana göre Çağla Şıkel güzel değil, sadece fizigi iyi bir kadın o kadar saygılar sevgiler. Düdük lafına ben de çok güldüm; sizden ricam Emre'yle bir röportaj yapın Pelin