''Moda Olan Sen'sin''
Yukarıdaki slogana bayıldım vallahi. Tam benlik. Bahar ayına kucak açarken ne güzel bir slogan. Mile iletişim'in "Moda Olan Sen'sin" temalı "a la mode" partisinin ilki dün gecce, Beşiktaş Plaza'nın en üst katındaki Vogue restoranda yapıldı.
Mile iletişimin sahipleri Ilgın Beyazıt ve Kerem Fildişi bu işin hakkını gerçekten veriyorlar. Projenin ilk defile konsepti ünlü modacı Cengiz Abazoğlu'nun kreasyonlarıyla yapıldı. Her ay bir modacının katılacağı "a la mode" partisinin Nisan ayı modacısı Azru Kaprol. Mayıs Ayı ise Dilek Hanif olacakmış. Oh oh yaşadık vallahi. Allah razı olsun Mile iletişimden. Bu partiler sayesinde gözlerimize ve kulaklarımıza her ay bir şenlik yaşatacaklar.
Dün gecce kimi ararsanız oradaydı. Kareografiyi Uğurkan Erez yaptı. Ee tabii kim yapacak başka. Uğurkan Erez artık bir marka, bu işin tek duayeni. Ekibindeki mankenlerde çok başarılı. Cengiz Abazoğlu kreasyonu ise bir harikaydı. Geçtiğimiz yıllara nazaran Cengiz'in çizgisi daha da iyi oldu. Asimetrilerden daha uzak, daha seksi bir koleksiyondu dün gecce sunduğu kıyafetler. Bravo Cengiz Abaoğlu sana.
Gelelim bol dedikodulu gecede neler olduğuna.. Aman efendim, ne kadar eski karı-koca, eski sevgili varsa herkes sözleşmiş gibi yanlarında yeni sevgilileriyle oradaydılar. Pişti üstüne pişti oldular. Bize de güzel bir seyir çıktı bu sayede.
Gelelim ilk pişti'ye. Daha çiçeği burnunda yeni ayrılan Sezai Taşkent ve Mine Kalpakçıoğlu, yanlarında yeni sevgilileriyle defileyi en ön sırada izlediler. Zaten küçücük olan Vogue restorana, bir de podyum kurulunca iyice küçüldü. Küçülünce de insanlar arasında kısacık mesafeler kaldı. Sezai Taşkent'in yeni sevgilisi, modanın sözde trend belirleyicisi olup Elele dergisinde çalışan Fulya Güngör. Gecce boyunca Fulya Güngör ile sarmaş dolaş olup, eski eşi Mine Kalpakçıoğlu'na nispet yapan Sezai beye karşı taraftan da epey bir nisbet geldi. Yani Mine Kalpakçıoğlu'da yeni sevgilisi CNN Türk'ün başında olan Efe Önbilgin ile sarmaş dolaş defileyi izledi.
Aslında en komiği, iki eski karı-kocanın arasında kalan arkadaşlarıydı. Sezai Taşkent'in yanında Cem Cantaş ve Tuğba Ünsal vardı. Mine Kalpakçıoğlu'nun yanında ise Tarkan Sualp, Murat Atabarut ve eşi ile yılların eskitemediği Petrus şarabı gibi olan Ahu Tuğbay ve Can Akçay vardı. Bu gruptakiler bir Mine hanımın yanına gidiyor, bir Sezai beyin. Ne yapsınlar her iki dostlarını da hoş tutup kalplerini kırmak istemiyorlar. Ee belli olmaz gün gelir eski karı-koca barışıverirler. Ne de olsa bir çocukları var.
Sezai Taşkent'in sevgilisi geceye gelirken Yıldırım Mayruk'tan ödünç siyah bir gecce elbise almış. Eee Cengiz Abazoğlu defilesinde Mayruk imzalı bir elbise giymek ayrı bir şıklık oluyor herhalde!!!..
Gelelim diğer pişti çiftlere. Verda Penso ve Nurettin Hasman. Her ikisi de yanlarında sevgilileriyle karşılıklı birbirlerine hava attılar. Vallahi ne söyleyeyim Nurettin Hasman'ın sevgilisi Eda Taşpınar koskoca kadınlar gibi giyiniyor. Gencecik kız daha, solaryuma girmekten kararmış bir ten, seksapel giyim tarzı ile hiç hoş durmuyor.
Gelelim 3. piştiye. Siren Ertan'ın sevgilisi Gökhan Çarmıklı'nın eski eşi Ayşe Çavuşoğlu'da aynı diğerleri gibi eski eşi Gökhan bey ve Siren hanımla karşılıklı bakışarak defileyi izlediler. Ayy bir de şu Can Sandıkçıoğlu'nu anlayamıyorum. Hani bir zamanlar Ayça Dinçkök ile evliydi. Can beyi ne zaman bu tür defile organizasyonlarında görsem ki en son geçen ay Siren Ertan'ın Margaux'da yaptığı defilede de oradaydı kendisi, podyumun en başında durup ellerini göğüs altından bağlayıp kısık gözlerle podyuma düştü düşecek vaziyette mankenleri süzüm süzüm süzerek defile izliyor. Bir erkeğe hiç yakıştıramıyorum bu tür poz durumlarını. Hadi Can beyin baba mesleği de güzellik yarışması organizasyonu yapmak. Babası Özcan Sandıkçıoğlu oğlu Can'ı bu tür organizasyonların içine hep dahil etti. Belki ondan bu durum ve pozda defile izliyordur. Türkiye güzellik yarışmasında Türkiye güzelini seçer gibi bakıyor kıyafet sunan mankenlere...
Off offf, Allah akıl fikir versin şu şıngır mıngır sosyeteye. Japon bebeğimiz Deniz Akkaya'da defileyi izleyenler arasındaydı. Gerçi pek izlediği de söylenemez ya.. Yanındaki arkadaşlarıyla kakiri kikiri yapmaktan defileyi izlemedi! Bir ara yan yana gelip, göz göze kaldık. Ay yakından iyice Japon bebekleri gibi olmuş. Beyaz pudraya bulanmış bir yüz, iyice çekilmiş kısık gözler, oval kaşlar, kabarık ve kalkık dudaklara sürülmüş kırmızı ruj. Ayağında terlikleri eksikti. Bir de Japon dili öğrense tam olacak Shangay kızı.. Offfff yakışır Deniz kızımıza....